Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kurşun"

Learn how to use kurşun in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.
Translate from Turkish to English

İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalemin var mı?
Translate from Turkish to English

Bana kurşun kalemini ödünç verir misin?
Translate from Turkish to English

Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.
Translate from Turkish to English

Birisi kurşun kalemimi çaldı.
Translate from Turkish to English

Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from Turkish to English

Tom kurşun kalemi açtı.
Translate from Turkish to English

Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.
Translate from Turkish to English

Tom duvardaki kurşun deliklerini fark etmedi.
Translate from Turkish to English

Kurşun kalemini kullanabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Ben senin kurşun kalemini kullanabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Kurşun kalemlerin açılmalı.
Translate from Turkish to English

Bu onun onu yazdığı kurşun kalemdir.
Translate from Turkish to English

Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.
Translate from Turkish to English

O bir kurşun kalem.
Translate from Turkish to English

Onu kurşun kalemle yazın.
Translate from Turkish to English

Kurşun kalemimi kaybettim.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bu kurşun kadar ağır.
Translate from Turkish to English

Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from Turkish to English

O meteliğe kurşun atıyor.
Translate from Turkish to English

Bu bir dolma kalem mi yoksa bir kurşun kalem mi?
Translate from Turkish to English

Lütfen bir kurşun kalemle yaz.
Translate from Turkish to English

O, bir kurşun tarafından yaralandı.
Translate from Turkish to English

Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?
Translate from Turkish to English

Bir dolma kalemin mi yoksa bir kurşun kalemin mi var.
Translate from Turkish to English

Lütfen bir sürü kurşun kalem al.
Translate from Turkish to English

Onun hiç kurşun kalemi yoktu.
Translate from Turkish to English

Kaç tane kurşun kalemin var?
Translate from Turkish to English

Kurşun kalemler düzine ile satılırlar.
Translate from Turkish to English

Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.
Translate from Turkish to English

Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?
Translate from Turkish to English

Yazmak için kurşun kalemim yok.
Translate from Turkish to English

O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.
Translate from Turkish to English

O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.
Translate from Turkish to English

Bu bir kurşun kalemdir.
Translate from Turkish to English

Kurşun kolayca bükülür.
Translate from Turkish to English

Kurşun bir metaldir.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalemim yok.
Translate from Turkish to English

Hiç kurşun kalemim yok.
Translate from Turkish to English

Burada beş kurşun kalem var.
Translate from Turkish to English

O, onların her birine bir kurşun kalem verdi.
Translate from Turkish to English

Hiç kurşun kalemin var mı?
Translate from Turkish to English

Kurşun atardamarı kesti.
Translate from Turkish to English

Bazı kurşun kalemler almalıydı.
Translate from Turkish to English

Kaç düzine kurşun kalemin var?
Translate from Turkish to English

Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.

Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.

Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.

Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.

Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.

Kurşun kalemle yazılmış, bu yüzden onu silebilirsin.

O benim kurşun kalemim.

Bu benim kurşun kalemim.

Bu kurşun kalem kırmızı.

Kurşun kolayca eğilir.

Kurşun kalemini aç.

Tom'un kurşun kalemini arakladım.

Bu kurşun kalem gri değil.

Kurşun kalemin ne renk?

Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.

Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.

Tom kurşungeçirmez bir yelek giymişti bu yüzden kurşun onu öldürmedi.

Tom ceketini çıkardı, kurşun geçirmez yelek giydi ve sonra ceketini geri giydi.

Tom sadece güvenli olması için bir kurşun geçirmez yelek giydi.

Kurşun onun göğsüne saplandı.

Tom, kurşun geçirmez yeleğini çıkardı.

Bir zarfa ve bir parça kağıda ihtiyacım var. Ayrıca bir kurşun kalem ya da dolma kaleme ihtiyacım var.

Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.

Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.

Tom'un kurşun kalemi yoktu.

Bunlar kurşun delikleri.

Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.

Kurşun kalemini aldı ve yazmaya başladı.

Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.

Tom bir kurşun kalem çıkardı.

Bu kovanın içinde bir kurşun deliği var.

Kaybettiğim kurşun kalemi buldum.

Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.

Tom'un karnındaki kurşun yarası yüzünden kanaması vardı.

Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.

Bu kurşun kalem bana ait.

Ben kurşun kalemimi unuttum.

Tom çekmeceyi açtı ve bir kurşun kalem çıkardı.

Üzgünüm, bir kurşun kalemim yok.

Bana bir kurşun kalem ödünç ver.

Tom kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.

Tom bir kurşun kalem aldı.

Hiçbir yerde herhangi bir kurşun deliği görmüyorum.

Meteliğe kurşun atıyorum.

Bu pencere kurşun geçirmez.

Bu cam kurşun geçirmez.

Otopsi Tom'un kurşun yarasından öldüğünü doğruladı.

Tom kafaya kendi açtığı kurşun yarasından öldü.

Kurşun kalemim masamın kenarına düştü.

Hiç kurşun delikleri görmüyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English