Learn how to use kurtuluş in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Bu kısır döngüden kurtuluş görülmüyor.
Translate from Turkish to English
Ölüm tek kurtuluş mu?
Translate from Turkish to English
Kurtuluş veya lanet olup olmadığını belirlemek mümkün değildir.
Translate from Turkish to English
Sakarya müzesinde kurtuluş savaşı dönemine ait eserler var.
Translate from Turkish to English
O, Kadın Kurtuluş Hareketinde bir eylemciydi.
Translate from Turkish to English
Bu sefaletten kurtuluş düşünülemez.
Translate from Turkish to English
“Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”
Translate from Turkish to English
"Etik kültür," olmadan insanlık için kurtuluş yoktur.
Translate from Turkish to English
Uzun yıllardır saman nezlesi çektiğim için bu ilaç gerçekten bir kurtuluş gibiydi.
Translate from Turkish to English
Sami kilisede kurtuluş buldu.
Translate from Turkish to English
Durumun korkunçluğu ve ağırlığı karşısında, her yerde, her bölgede birtakım kişilerce kurtuluş yolları düşünülmeye başlanmıştı.
Translate from Turkish to English
Felaketin korkunçluğunu ve ağırlığını anlamaya başlayanlar, bulundukları çevreye ve sezebildikleri etkilere göre kurtuluş çaresi saydıkları yollara başvuruyorlar.
Translate from Turkish to English
Komutanlar ve subaylar, Genel Savaş'ın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, yurdun parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri kan ağlıyor; gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumunun kıyısında kafaları, çıkar yol, kurtuluş yolu aramakta.
Translate from Turkish to English
Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Kurtuluş yolu ararken, İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek, temel ilke gibi görülmekteydi.
Translate from Turkish to English
Öyleyse, kurtuluş yolu ararken iki şey söz konusu olmayacaktı.
Translate from Turkish to English
Bu durum ve koşullar karşısında kurtuluş için, nasıl bir karar düşünülebilirdi?
Translate from Turkish to English
Üçüncü karar, bölgesel kurtuluş yollarına yöneliktir.
Translate from Turkish to English
Gündüze ait olan bizlerse, iman ve sevgi zırhını kuşanıp başımıza miğfer olarak kurtuluş umudunu giyerek ayık duralım.
Translate from Turkish to English
Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.
Translate from Turkish to English
Boris Johnson'un Kurtuluş Savaşı'na şiddetle muhalefet eden Türk büyük dedesi hain olarak görülüp linç edilmişti.
Translate from Turkish to English
Bir memlekette namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur.
Translate from Turkish to English
Tek kurtuluş ölüm mü?
Translate from Turkish to English
Dikkat edilirse, bize bugünkü vatanımızı ve devletimizi sağlayan Kurtuluş Savaşı Muharebeleri'nden sadece Başkomutan Meydan Muharebesi'ni ülke çapında, programlı törenlerle kutluyoruz.
Translate from Turkish to English
İslami Kurtuluş Cephesi, Cezayir'in bütün kontrolünü ele geçirmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
İslami Kurtuluş Cephesi, Cezayir'deki en popüler parti haline geldi.
Translate from Turkish to English