Learn how to use kuvvetli in a Turkish sentence. Over 53 hand-picked examples.
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama izin vermedi.
Translate from Turkish to English
Bir tayfun kuvvetli rüzgarlarla ve toplu taşıma araçlarını durduran şiddetli yağmurlarla çarşamba günü Tokyo'yu vurdu.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli bir rüzgar vardı.
Translate from Turkish to English
Bütün gün boyunca kuvvetli bir rüzgar esti.
Translate from Turkish to English
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.
Translate from Turkish to English
Yaşlı ama kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.
Translate from Turkish to English
Dondurucu ve kuvvetli olan rüzgar kemiklerime işledi.
Translate from Turkish to English
Sezgileri gerçekten kuvvetli bir insan bütün bir durumu sadece birkaç ipucuyla çözebilir. Bu olmak istediğim kişi türüdür.
Translate from Turkish to English
Hafızan kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Adaletin kuvvetli ,kuvvetlinin de adil olması gerekir.
Translate from Turkish to English
Neden babaları kuvvetli olan çocuklar zayıf olur?
Translate from Turkish to English
Neden babaları kuvvetli olan çocuklar ezilmeye çalışılır.
Translate from Turkish to English
Biliyorum hisleriniz çok kuvvetli.
Translate from Turkish to English
O benden kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Bana göre, ikinci seçenek daha kuvvetli ihtimal.
Translate from Turkish to English
O viski çok kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Google daha kuvvetli!
Translate from Turkish to English
Tom hayal gücü çok kuvvetli değil, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom asla kuvvetli değildi.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli bir rüzgar esiyor ve ben hızlı gidemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom yeterince kuvvetli değil.
Translate from Turkish to English
O benden daha kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Çatı kuvvetli rüzgar nedeniyle parçalandı.
Translate from Turkish to English
O senden daha kuvvetli.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli rüzgar farklı yerlerde elektrik tellerini kesti.
Translate from Turkish to English
Sincap kuvvetli rüzgara karşı ilerledi.
Translate from Turkish to English
Kuvvetli yağmur yağmıştı.
Translate from Turkish to English
Bu konuda kendimi kuvvetli hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Tam biz konuşurken kuvvetli bir patlama oldu.
Translate from Turkish to English
Dün gece kuvvetli rüzgarlar bir sürü ağaç dallarını yere serdi.
Translate from Turkish to English
Mümkün olduğu kadar kuvvetli kahve seviyorum.
Translate from Turkish to English
Hava arama kurtarma ekibi kuvvetli rüzgâr ve dondurucu soğukla mücadele etmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary kadar kuvvetli görünmüyor.
Translate from Turkish to English
O kadar kuvvetli görünmüyorsun.
Translate from Turkish to English
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.
Translate from Turkish to English
Bu iş için en kuvvetli aday Tom.
Translate from Turkish to English
Tom'un içgüdüleri çok kuvvetli değildir.
Translate from Turkish to English
Tom'un sezgileri pek kuvvetli değil.
Translate from Turkish to English
Tom'un en kuvvetli tarafı falsolu atışları.
Translate from Turkish to English
Tom tanıdığım en kuvvetli adam.
Translate from Turkish to English
Yelken Çağı boyunca, Kükreyen Kırkların kuvvetli hakim rüzgarları, gemileri Pasifik boyunca, genellikle çok yüksek bir hızda hareket ettirirdi.
Translate from Turkish to English
Bu kulaklığın tizleri güzel ama bassları çok kuvvetli değil.
Translate from Turkish to English
Ezberin kuvvetli mi?
Translate from Turkish to English
Bu hissedeki artışa pek güvenmiyorum. Halka gel gel yapılıyor olma ihtimali kuvvetli.
Filmin alt metni çok kuvvetli.
Ali oyundan düşmeden 90 dakika mücadele edebilen ciğeri kuvvetli bir oyuncu. İçine çektiği nefesle iki kurbanlık şişirilir.
Ali ayı gibi kuvvetli biri.
Kuvvetli görünüyor.
Kuvvetli gözüküyor.
Akıntı aşırı kuvvetli.
Ali'nin libidosu öyle kuvvetli ki yanında yanlışlıkla paramızı yere düşürsek eğilip almaya çekiniyoruz.
Parası olunca adam kuvvetli olur.