Learn how to use kuyruk in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Erkek tavus kuşunun renkli kuyruk tüyleri vardır.
Translate from Turkish to English
Arabanın bozuk bir kuyruk lambası var.
Translate from Turkish to English
Kuyruk çok yavaş ilerliyor.
Translate from Turkish to English
Dükkanın önünde uzun bir kuyruk oluştu.
Translate from Turkish to English
Mağazanın önünde uzun bir kuyruk oluşmuştu.
Translate from Turkish to English
Köpek, balık, kemik, kuyruk ve hepsini yer.
Translate from Turkish to English
O, düştü ve kuyruk sokumu kemiğini incitti.
Translate from Turkish to English
Uçağın arkasındaki kuyruk denge sağlar.
Translate from Turkish to English
Kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from Turkish to English
Kulübün dışındaki kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from Turkish to English
Otobüs durağında uzun bir kuyruk yoktu.
Translate from Turkish to English
Bilet gişesinde bir kuyruk var.
Translate from Turkish to English
Restoranın dışında bir kuyruk var.
Translate from Turkish to English
Kulübün dışında bir kuyruk var.
Translate from Turkish to English
Uzun bir kuyruk, bu yüzden bir numara almalısın.
Translate from Turkish to English
Ali'nin bize karşı kuyruk acısı var.
Translate from Turkish to English
Maaş günü diye ATM'nin önünde kuyruk vardı.
Translate from Turkish to English
Layık olmadan devletin makamlarına atananlar astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallar.
Translate from Turkish to English
Düştüm ve kuyruk kemiğimi çarptım.
Translate from Turkish to English
Bazı kedilerde kuyruk bulunmaz.
Translate from Turkish to English