Learn how to use kuyudan in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
O, mükemmel olan çok derin doğal bir kuyudan suyunu çekti, bunun üzerine çok basit bir kasnak bloğu kurdu.
Translate from Turkish to English
Kuyudan su içmedi.
Translate from Turkish to English
Kuyudan su almaya gidiyorum.
Translate from Turkish to English
Su az önce kuyudan getirildi.
Translate from Turkish to English
Oğlana kuyudan su taşımak için bir elek verdi.
Translate from Turkish to English
Burada her şey kuyudan su gibi akıyor.
Translate from Turkish to English
Köy halkı suyu kuyudan elle pompalamak zorundaydı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin kuyudan su taşımasına yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English
Tom kuyudan biraz su almaya gitti.
Translate from Turkish to English
Kuyudan biraz su aldım.
Translate from Turkish to English
Kuşun içtiği su kuyudan geldi.
Translate from Turkish to English
Satranç okyanusun ötesine, damaysa kuyudan aşağıya bakmak gibidir.
Translate from Turkish to English