Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "lise"

Learn how to use lise in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Lise günlerimi düşünmeden o şarkıyı dinleyemem.
Translate from Turkish to English

O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.
Translate from Turkish to English

Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.
Translate from Turkish to English

Tom bir lise öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Tom lise öğrencisine kızdı.
Translate from Turkish to English

İki lise öğrecisi Tom'u döğüp çürükler içerisinde bıraktılar.
Translate from Turkish to English

Sizlerden herhangi birinin bu hafta sonu bizim lise toplantısına gitmeyi planlayıp planlamadığınızı sadece merak ediyordum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bir lise öğrencisi olduğunu bilmiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom şu anda lise bandosunda ilk trompetini çalıyor.
Translate from Turkish to English

Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.
Translate from Turkish to English

Madonna Japonya'da her lise öğrencisi tarafından bilinmektedir.
Translate from Turkish to English

Mary bütün lise boyunca John'un kız arkadaşıydı.
Translate from Turkish to English

Bob bir lise öğrencisi iken utangaçtı.
Translate from Turkish to English

Tom lise balosunda Mary ve sadece diğer üç kız ile dans etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin hâlâ bir lise öğrencisi olduğunu bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Ben bir lise öğrencisiyim.
Translate from Turkish to English

O, bir lise öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Biz lise öğrencileriyiz.
Translate from Turkish to English

Tom bir lise terk öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Ben bir lise matematik öğretmeniyim.
Translate from Turkish to English

Ruriko bir lise öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

O, bir lise öğrencisi değildir.
Translate from Turkish to English

Sen bir lise öğrencisi misin?
Translate from Turkish to English

O, lise mezuniyet balosunda onunla dans etti.
Translate from Turkish to English

İnsanlara "Lise yıllarında en çok pişman olduğunuz şey nedir?" diye sorduğumda, hemen hemen hepsi aynı şeyi söylerler: Zamanımızın çoğunu boşa harcadık.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşim bir lise öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Bu robotu bir lise öğrencisi yaptı.
Translate from Turkish to English

Bir lise öğretmeni ile evlidir.
Translate from Turkish to English

Lise müdürüdür.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim bir lise öğrencisi değildir.
Translate from Turkish to English

O zaman bir lise öğrencisiydim.
Translate from Turkish to English

Bir özel lise öğrencisi misiniz?
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim lise sınıf arkadaşıyla evlendi.
Translate from Turkish to English

Onlar lise öğrencisi.
Translate from Turkish to English

Lise, İngilizce High School'dur.High School ise Türkçe Yüksek Okul'dur.Yüksek Okul Üniversite midir?
Translate from Turkish to English

Biz birbirimizi lise yıllarında severken ilk hangimiz hangimizi küçümsemişti?
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.
Translate from Turkish to English

Lise yeterli değildir.
Translate from Turkish to English

Onların hepsi lise öğrencisi.
Translate from Turkish to English

Emily bir lise öğrencisidir.
Translate from Turkish to English

Tom bir lise öğrencisi iken anoreksik oldu.
Translate from Turkish to English

Annem bir lise öğretmenidir.
Translate from Turkish to English

Annem bir lise öğretmeni.
Translate from Turkish to English

Tom lise aşkıyla evlendi.
Translate from Turkish to English

Lise bandosundayken trompet çalardım.

Biz lise sevgilileriydik.

Tom lise aşkı Mary ile evlendi.

Tom ve Mary lise öğrencileridir.

Lise aşkım Mary'den başkasına aşık olmadım.

Lise arkadaşlarının dolduruşuna gelip beni bırakmamalıydı, değil mi?

Lise öğretmeni olduğunuz doğru mu?

Lise öğretmeni olduğun doğru mu?

Japonya'da ortaokul öğrencilerinin yaklaşık yarısında cep telefonu var ama lise öğrencilerine bakarsanız bu oran yüzde 97'ye çıkıyor.

Birçok Amerikalı lise öğrencisi Amerikan İç Savaşı'nın 1861 ve 1865 yılları arasında gerçekleştiğini bilmiyor.

Tom hâlâ bir lise öğrencisi.

O okulun entegre edilmiş ortaokul ve lise olduğunu unutma.

Lise yıllığımı buldum.

Biz sadece lise öğrencileriyiz.

Bu şarkı bana lise günlerimi hatırlatıyor.

Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.

Aslında lise yıllarımda sizin hakkınızda yazı yazmıştım.

Tom bir lise öğretmeniyle evli.

Hem o hem de ben lise öğrencileriyiz.

Tom tipik bir lise öğrencisi.

Biz lise öğrencisiyiz.

Lise balona gittin mi?

Tom lise boyunca Mary'nin erkek arkadaşıydı.

Tom bütün lise boyunca bana katlanmak zorunda kaldı.

Onun üst üste dört rakibini yenmesi lise takımımıza şampiyonluk kazandırdı.

Ben lise mezunuyum yani ben lise problemlerini ve bu gibi şeyleri cevaplayabilirim.

Sınıfta aşikar bir şekilde sigara içen lise öğrencileri ve onları uyaramayan öğretmenler cezalandırılacak.

Öğretmenimiz bir lise öğrencisiyken çok İngilizce çalışmış olmalı.

Tom bir lise tarih öğretmeni ve bir blues grubunda bir yarı zamanlı armonika çalar.

Tom bir lise öğrencisi değil.

Bu, lise öğrencileri için iyi bir sözlük.

Tom lise son sınıf öğrencisi.

O, ulusal lise boks şampiyonası yarışmasına girdi.

Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.

Lise son sınıf öğrencisi misin?

Sık sık lise günlerini hatırlıyor.

Sık sık lise günlerini anımsıyor.

"Lise öğrencisi miydi?" "Evet."

Bu tarih kitabı lise öğrencileri için yazılmıştır.

Flavio lise son sınıfta.

Lise sınıf arkadaşlarınla irtibat kurmaya devam ediyor musun?

Birlikte geçirdiğimiz lise günlerini özlüyorum.

Birçok lise öğrencileri çizgi roman okumak için kitap mağazalarında gezinirler.

Lise beyzbol takımları turnuvada birbirleriyle yarıştı.

Lise sırasında hoşnutlukla yurt dışına gitmek isterdim ama ebeveynlerim gitmemi istemezdi.

Mary bir lise öğretmeni.

Lise günlerimi hatırlamadan o şarkıyı hiç duymuyorum.

Bu Tarih ders kitabı lise öğrencileri için tasarlanmış.

Mary, Tom'un lise aşkıydı.

Tom ve Mary lise sevgilileriydi.

Genelde lise öğrencileri üniversite öğrencilerinden daha çok çalışırlar.

Ben bu albümü lise günlerimi düşünmeden asla görmem.

Dan ve Linda lise sevgilileriydi.

Lise öğrencileri sınıfta eğitim görüyorlar.

Tom şimdiye kadar gördüğüm en iyi lise yakalayıcısı.

Ben büyürken, 300.000'den daha az sayıda kız lise sporlarını oynadı. Bugün, Başlık 9'dan dolayı, üç milyon kızdan daha fazlası sahada.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English