Learn how to use mütevazı in a Turkish sentence. Over 59 hand-picked examples.
Onlar kişinin mütevazı ya da tembel olduğunu düşünürdü.
Translate from Turkish to English
Sendika ücret taleplerinde mütevazı idi.
Translate from Turkish to English
O başarısı hakkında mütevazı.
Translate from Turkish to English
Gerçekten ucuz olan küçük mütevazı bir dükkan biliyorum.
Translate from Turkish to English
Daha mütevazı bir şekilde giyinmelisin.
Translate from Turkish to English
Mütevazı ol, Tom.
Translate from Turkish to English
Ben sadece mütevazı bir öğretmenim.
Translate from Turkish to English
Bu adam çok mütevazı.
Translate from Turkish to English
Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.
Translate from Turkish to English
Mütevazı davranıyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom sadece mütevazı oluyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un Boston'da mütevazı iki yatak odalı bir evi var.
Translate from Turkish to English
Tom çok mütevazı.
Translate from Turkish to English
Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı.
Translate from Turkish to English
Bildiğim kadarıyla, Bay Smith mütevazı bir adamdı.
Translate from Turkish to English
Tom mütevazı, değil mi?
Translate from Turkish to English
Sen çok mütevazı oluyorsun.
Translate from Turkish to English
Mütevazı olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Hiç kimse benden daha mütevazı değil.
Translate from Turkish to English
Mütevazı görünümlü yaşlı adam krala takdim edildi.
Translate from Turkish to English
Çok mütevazı olma.
Translate from Turkish to English
Çok mütevazı hissediyorum.
Translate from Turkish to English
O çok mütevazı bir adam.
Translate from Turkish to English
Biraz daha mütevazı olmaya çalış.
Translate from Turkish to English
Benim hedeflerim mütevazı.
Translate from Turkish to English
Belki de Tom sadece mütevazı davranıyor.
Translate from Turkish to English
O çok mütevazı görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Bizim mütevazı evimize hoş geldiniz.
Translate from Turkish to English
Mary sessiz ve mütevazı bir genç kadındı.
Translate from Turkish to English
Tom'un mütevazı bir geçmişi vardı ama o ülkenin en zengin adamlarından biri haline geldi.
Translate from Turkish to English
Ben bu gezegen üzerideki en mütevazı insanım.
Translate from Turkish to English
Ben son derece mütevazı bir insanım.
Translate from Turkish to English
Mütevazı olmayın!
Translate from Turkish to English
O kadar mütevazı olma!
Translate from Turkish to English
Tom mütevazı bir adam.
Translate from Turkish to English
Linda her zaman mütevazı elbiseler giyerdi.
Translate from Turkish to English
Tom çok mütevazı bir adam.
Translate from Turkish to English
Mütevazı bir geçmişten geliyorum.
Translate from Turkish to English
Restoranda mütevazı bir miktarla iyi yemek yiyebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Tom çok mütevazı kişiydi.
Translate from Turkish to English
Fadıl mütevazı ve çok bilgilidir.
Translate from Turkish to English
Mütevazı zevklerim var. Zenginlik ilgimi çekmiyor.
Translate from Turkish to English
Mütevazı olduğunu düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.
Translate from Turkish to English
Tom çok mütevazı bir kişidir.
Translate from Turkish to English
Başarılarımın listesi oldukça mütevazı.
Translate from Turkish to English
Sami mütevazı bir evde yaşadı.
Translate from Turkish to English
Tom pek mütevazı biri değildir.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary'nin düğünü mütevazı idi.
Translate from Turkish to English
Mary katı gelenekler altında yetiştirilmiş mütevazı bir genç kızdı.
Oldukça mütevazı davranıyordu.
Daha mütevazı davran.
Daha mütevazı davranın.
Mütevazı davranış biçimi mütevazı olmayan insanın üzerinde durmaz.
Mütevazı olmaya gerek yok!
Mütevazı olmaya gerek yok, güzel yemek yapıyorsun!
Mekâna para ödeyeceğimize aynı parayla karnımızı daha güzel doyurmak için daha mütevazı bir lokantaya gittik.
Haydi, bu kadar mütevazı olma!
Mütevazı evime hoş geldiniz.