Learn how to use müzisyen in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.
Translate from Turkish to English
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu bir kenara itti.
Translate from Turkish to English
Müzisyen olarak ilk kez sahneye çıktı.
Translate from Turkish to English
Hiçbir müzisyen o müziği cenaze töreninde çalmayı düşünmezdi.
Translate from Turkish to English
Ben onu bir müzisyen olarak çok düşünmüyorum.
Translate from Turkish to English
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.
Translate from Turkish to English
O bir müzisyen gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir parça müzisyen.
Translate from Turkish to English
Tom müzisyen gibi bir şey.
Translate from Turkish to English
Tom, gelecek vaat eden genç bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
Tom bir müzisyen olarak geçimini sağlayamıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom tam bir müzisyen olan komşusundan dolayı müzikle ilgileniyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
O büyük bir müzisyen oldu.
Translate from Turkish to English
En sevdiğin müzisyen kimdir?
Translate from Turkish to English
O, bir müzisyen olmakla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.
Translate from Turkish to English
O müzisyen gibi bir şeydir.
Translate from Turkish to English
Büyük bir müzisyen olduğunu kanıtladı.
Translate from Turkish to English
Müzisyen davulunu yüksek sesle çaldı.
Translate from Turkish to English
Onun ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un müzisyen olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English
Müzisyen olan üç oğlu var.
Translate from Turkish to English
Çocuk ünlü bir müzisyen oldu.
Translate from Turkish to English
Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.
Translate from Turkish to English
Büyüyüp ünlü bir müzisyen oldu.
Translate from Turkish to English
Onun gençken bir müzisyen olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English
Ailemdeki ilk müzisyen benim.
Translate from Turkish to English
Bu tür müzik hoşuna giderse, dinlemek isteyebileceğin birkaç müzisyen daha tavsiye edeyim.
Translate from Turkish to English
O iyi bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
Bir müzisyen olmak isterim.
Translate from Turkish to English
Tom artık profesyonel bir müzisyen olarak çalışmakla ilgilenmediğini söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten başarılı bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
Bir müzisyen misiniz?
Translate from Turkish to English
Bir müzisyen seslerdeki küçük farkları anlayabilir.
Translate from Turkish to English
Müzisyen, ailesini yoksul bıraktı.
Translate from Turkish to English
Yaşamdaki amacı bir müzisyen olmaktı.
Translate from Turkish to English
Müzisyen misin?
Translate from Turkish to English
Tom çok yetenekli bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.
Translate from Turkish to English
Onun görüşüne göre, o şu ana kadar gördüğü en iyi müzisyen.
Translate from Turkish to English
İkiniz müzisyen misiniz?
Translate from Turkish to English
Tom çok iyi bir müzisyen.
Translate from Turkish to English
Bu müzisyen hem Japonya'da hem de Amerika 'da çok övüldü.
Translate from Turkish to English
Tom'un müzisyen olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman profesyonel bir müzisyen olmak istedi.
Translate from Turkish to English
Bir müzisyen misin?
Translate from Turkish to English
Bazı müzisyen ve aktörler aşırı istekli hayranlarını savuşturabilmek için güvenlik görevlisi işe alırlar.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten profesyonel bir müzisyen olmak istemedi.
Tom profesyonel bir müzisyen olmak istiyor.
O bir bilim adamı ve aynı zamanda bir müzisyen.
Tom'un yetenekli bir müzisyen olduğu açıktır.
Tom'un sadece bir müzisyen olduğunu düşündüm.
Eğer tekrar yaşasam bir müzisyen olmak isterim.
Tom'un babası bir müzisyen.
Sen bir müzisyen değilsin, değil mi?
Tom profesyonel bir müzisyen değil.
Tom profesyonel bir müzisyen.
Her iki ebeveynim de müzisyen.
Bu orkestranın şefi iyi bir müzisyen.
Müzisyen sahnede keman çalmaya başladı.
Müzisyen hem Japonya hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ilgi görüyor.
Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.
Tom gelecek vadeden bir müzisyen.
Tekrar yaşam olabilirse bir müzisyen olmak isterim.
Mozart bir müzisyen olmak için getirildi.
Tom büyük bir müzisyen.
O, doğuştan müzisyen.
Tom klasik olarak eğitilmiş bir müzisyen
Bazıları onun, gençliğinde bir müzisyen olduğunu söylüyor.
Ben hep bir müzisyen oldum.
Gerçekten asla profesyonel bir müzisyen olmak istemedim.
Ben hep profesyonel bir müzisyen olmak istedim.
Sen bir müzisyen değil misin?
Siz ikiniz müzisyen değil misiniz?
Tom profesyonel bir müzisyen olmak istiyordu.
Tom profesyonel bir müzisyen olmak istemiyor.
Ben artık profesyonel bir müzisyen değilim.
Onun müzisyen olan üç oğlu vardır.
Tom bir müzisyen değil mi?
Tom iyi bir müzisyen, değil mi?
Birçok ünlü müzisyen Boston'da yaşıyor.
Ailemde hiç müzisyen yok.
Tom üstün yetenekli bir müzisyen.
Tom doğuştan kabiliyetli bir müzisyen.
Tom'un profesyonel bir müzisyen olduğunu bilmiyordum.
Tom yetenekli bir müzisyen, değil mi?
En sevdiğiniz Kanadalı müzisyen kim?
Tom'un ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.
Tom'un iyi bir müzisyen olduğunu biliyorum.
Tom çok iyi bir müzisyen değil.
Tom iyi bir müzisyen değil.
İyi bir müzisyen değildi.
Ailemde kimse müzisyen değil.
Ailemde hiç kimse müzisyen değil.
Tom'un müzisyen olduğunu biliyorum.
Tom'un çok yetenekli bir müzisyen olduğunu biliyorum.
Tom tanıdığım en iyi müzisyen.
Müzisyen sayılır.
Boston'da kaç tane profesyonel müzisyen olduğunu düşünüyorsunuz?