Learn how to use mahalle in a Turkish sentence. Over 47 hand-picked examples.
Tom'un yeme isteği vardı fakat evde yiyecek bir şey olmadığı için yaşadığı yerden çok uzakta olmayan mahalle marketine gitti.
Translate from Turkish to English
Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.
Translate from Turkish to English
Mahalle kara yolu ile ikiye ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Mahalle kara yoluyla ikiye ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Mahalle sakinlerinin dilekçesini belediye başkanına sunacak tek kişi çıkmadı.
Translate from Turkish to English
Gitmeyeceğimiz şehir, görmeyeceğimiz mahalle kalmayacak.
Translate from Turkish to English
Bu kötü bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Bu güzel bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Bu mahalle artık tamamen güvenli.
Translate from Turkish to English
Bu gençken içinde yaşadığım mahalle.
Translate from Turkish to English
Depremden sonra mahalle emniyetsiz hissetti.
Translate from Turkish to English
Bu kaba bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Ailem bir mahalle derneğine üye.
Translate from Turkish to English
Mahalle genç çiftlerle doluydu.
Translate from Turkish to English
Bu çok kötü bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Bu kentte 249 tane mahalle var.
Translate from Turkish to English
Caddenin çaprazlama karşısında bir mahalle bakkalı var.
Translate from Turkish to English
Mahalle bakkalına gidiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom mahalle bakkalında çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Mahalle sessizdi.
Translate from Turkish to English
Dan mahalle bakkalına gitti.
Translate from Turkish to English
Mahalle Tom'suz aynı olmayacak.
Translate from Turkish to English
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?
Translate from Turkish to English
Bu mahalle acımasız.
Translate from Turkish to English
Bu acımasız bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Bu küçük mahalle kitabevi Amazon tarafından iş dışında kalmak zorunda bırakıldı.
Translate from Turkish to English
Tom ve arkadaşları mahalle çevresinde birlikte bisiklet sürdü.
Translate from Turkish to English
Tom mahalle basketbol takımını bir araya getirdi.
Translate from Turkish to English
Bu mahalle, bir aileyi geçindirmek için iyi bir yerdir.
Translate from Turkish to English
Bu mahalle çok tehlikeli.
Translate from Turkish to English
Bu çok tehlikeli bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Bu mahalle çok güvenlidir.
Translate from Turkish to English
Bu tehlikeli bir mahalle.
Translate from Turkish to English
Her mahalle farklıdır.
Translate from Turkish to English
Meksika'da birçok yoksul mahalle vardır.
Translate from Turkish to English
Sami hasbelkader bir mahalle camisinde imam olmuştu.
Translate from Turkish to English
O şehirde epey mahalle baskısı varmış.
Translate from Turkish to English
Ali çocukken mahalle maçlarının aranan ismiydi.
Translate from Turkish to English
Tom'un oturduğu mahalle çok sessiz.
Translate from Turkish to English
Ali bıçkın bir mahalle abisi.
Translate from Turkish to English
O mahalle pek tekin değil. Orada tek başına dolaşma.
Translate from Turkish to English
Ay bir eltime gittim, mahalle dağılmış.
Translate from Turkish to English
Eski bir mahalle kültüründe yetiştik.
Translate from Turkish to English
Tüm mahalle onların aleyhinde konuşuyor.
Translate from Turkish to English
Ali'nin yaptığı resmen mahalle yanarken saçını taramak.
Translate from Turkish to English
Esnafın zor zamanlar geçirdiği bu dönemde zincir marketler yerine mahalle bakkalımızdan alışveriş yapmalıyız.
Translate from Turkish to English
Mahalle sakinleri hazine arazisine yapılmış gecekondularını boşaltmamak için yıkım ekiplerine taş ve sopalarla direndi.