Learn how to use mahrum in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.
Translate from Turkish to English
Kaza onu görme yeteneğinden mahrum bıraktı.
Translate from Turkish to English
Kaza onları mutluluklarından mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.
Translate from Turkish to English
Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Savaş onları mutluluklarından mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Onlar beni özgürlüğümden mahrum ettiler.
Translate from Turkish to English
O, medeni haklarından mahrum edildi.
Translate from Turkish to English
Kimse seni insan haklarından mahrum edemez.
Translate from Turkish to English
Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.
Translate from Turkish to English
Hükümet onu bütün haklarından mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Beni haklarımdan mahrum bırakmak için elinden geleni yaptın.
Translate from Turkish to English
Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
Translate from Turkish to English
Savaş, onları şanslarından mahrum etti.
Translate from Turkish to English
En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.
Translate from Turkish to English
Yabancı bir ülkede olduğunuzda, bazı şeylerden mahrum kalıyorsunuz.
Translate from Turkish to English
Suçlular sosyal haklardan mahrum edilirler.
Translate from Turkish to English
Ondan mahrum kalmak seni üzdü mü?
Translate from Turkish to English
Hayatın zevklerinden kendinizi mahrum etmeyin.
Translate from Turkish to English
Ve kendinizi bir şeyden mahrum etmeyin.
Translate from Turkish to English
Yoksulluk, oğlanı eğitimden mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Tom istikrardan mahrum.
Translate from Turkish to English
Biz ulaşımdan mahrum edildik.
Translate from Turkish to English
Vatan haini, vatandaşlığından mahrum edildi.
Translate from Turkish to English
Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Siz çocuklar hepiniz uykudan mahrum kaldınız.
Translate from Turkish to English
Yeni yasa vatandaşları özgürlüklerinden mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Trafik kazası onu gözünden mahrum etti.
Translate from Turkish to English
Bütün şehir sudan mahrum edildi.
Translate from Turkish to English
Düzinelerce pop yıldızı birkaç yılda taçlandırılır ve taçtan mahrum edilir.
Translate from Turkish to English
Tom mahrum ediliyor.
Translate from Turkish to English
Kendimi bir çok şeyden mahrum bırakıyorum ama Tom'a her zaman en iyisini alıyorum.
Translate from Turkish to English
Çocukları oyuncaklarından mahrum etmemelisiniz.
Translate from Turkish to English