Learn how to use mavi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bulutlar mavi gökte yüzüyor.
Translate from Turkish to English
Onun bisikleti mavi.
Translate from Turkish to English
Benim gözlerim mavi.
Translate from Turkish to English
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızıdır.
Translate from Turkish to English
Onun mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English
Bu genç ve yaşlı, zengin ve fakir, Demokrat ve Cumhuriyetçi, siyahi, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, düz, engelli ve engelsizler tarafından konuşulan cevaptır. Sadece bir bireyler koleksiyonu veya bir kırmızı ve mavi eyaletler koleksiyonu asla olmadığımızı belirten, dünyaya mesaj gönderenler Amerikalılardır. Biz, ve her zaman Amerika Birleşik Devletleri olacağız.
Translate from Turkish to English
Gök bugün mavi, bulutsuz.
Translate from Turkish to English
Mavi tişörtü kim giyiyor?
Translate from Turkish to English
İlk mavi kot pantolonlar 1853'te piyasaya çıktı.
Translate from Turkish to English
Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.
Translate from Turkish to English
O, konser için annesi tarafından yapılan mavi bir elbise giydi.
Translate from Turkish to English
O koyu mavi bir eşarp taktı.
Translate from Turkish to English
Onun mavi ayakkabıları o elbise ile uyum sağlar.
Translate from Turkish to English
Ben mavi renkten hoşlanırım.
Translate from Turkish to English
Kule mavi gökyüzüne doğru yükseldi.
Translate from Turkish to English
O, annesinin mavi gözlerini miras olarak aldı.
Translate from Turkish to English
O mavi-beyaz parlayan yıldız Sirius'tur.
Translate from Turkish to English
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.
Translate from Turkish to English
O mavi olanda benimdir.
Translate from Turkish to English
Franco'nun mavi bir kot pantolonu var.
Translate from Turkish to English
Maria'nın mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English
Mavi içinde çok çekicisin.
Translate from Turkish to English
Ben mavi çizgili eteği denemek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Mavi araba pahalı.
Translate from Turkish to English
O her zaman mavi gömlek giyer.
Translate from Turkish to English
Mavi araba, antikadır.
Translate from Turkish to English
Mavi pantolonun, yeşilden daha fazla maliyeti var.
Translate from Turkish to English
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom mavi bir gömlek ve mavi kot pantolon giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.
Translate from Turkish to English
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri beyazdır.
Translate from Turkish to English
Gökyüzünün niçin mavi olduğunu biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Bu mavi elbiseyi seviyorum.
Translate from Turkish to English
Mavi gözlü kız, Jane'dir.
Translate from Turkish to English
Tom'un mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English
O mavi bir ceket giymişti.
Translate from Turkish to English
O, mavi giyinmişti.
Translate from Turkish to English
O, mavi elbiseleri sever.
Translate from Turkish to English
Onun büyük mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English
O, açık mavi kravat takmıştı.
Translate from Turkish to English
Bu çiçek sarı, ama diğer tüm çiçekler mavi.
Translate from Turkish to English
Heriki kızın mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English
Şu kızın gözleri mavi.
Translate from Turkish to English
Mavi kalemini yanlış yere koydum.
Translate from Turkish to English
Mavi elbise içerisinde çok iyi görünüyorsun
Translate from Turkish to English
O, düz mavi bir elbise giydi.
Translate from Turkish to English
O, mavi bir ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English
O, mavi bir elbisede karar verdi.
O, mavi bir elbise giyiyor.
Mavi gözleri olan kız Jane'dir.
Sülfür mavi bir alevle yanar.
Biz pembe ısmarladık fakat mavi aldık.
Beni etkileyen şey mavi gökyüzüdür.
Gökyüzünün mavi görünmesinin nedenini biliyor musun?
Bu mavi kazak çok güzel.
Şuradaki mavi yapı aslında bir tavuk kümesidir.
Babamın mavi gri bir kravatı var.
Polis memurları mavi üniforma giyer.
O mavi elbise size çok iyi uyuyor.
Mavi ceketi kirli ve buruşuktu.
Mavi gömleği denemek için hevesliydi.
Bu resmin etrafına mavi bir kenar süsü koyun.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.
Mavi bir ceket giyen kız benim kızım.
Mavi renkli bir pasta istiyorum.
Hangi rengi tercih edersin, mavi mi yoksa yeşil mi?
Çatıda garip mavi bir kuş görebiliyorum.
Dün partide onun üzerinde mavi bir elbise vardı.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, sonuç mordur.
Müşterinin mavi bir kravat almasını önerdi.
New York City polisleri koyu mavi üniforma giyer.
Araba mavi.
Mavi gözleri var.
Onun kazağı mavi.
O mavi bir ev.
Eski elbisem mavi.
O her zaman mavi gömlekler giyer.
Mavi paltolu kız benim kızım.
Mavi sana yakışıyor.
Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.
Mavi gözlerim var.
Mavi kuş gökyüzünü sırtında taşır.
Kırmızı ve mavi, hangisini seversin?
Biri mavi.
Mavi mi?
Bu genç adamın saçları mavi.
Karım mavi bir elbise giyiyor.
Onun mavi bir bisikleti var.
Tom'un büyük mavi gözleri vardı.
Haritadaki mavi çizgiler nehirlere karşılık gelir.
Tom mavi kapıyı açtı.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsan mor elde edersin.
Mavi olanından var mı?
Tom soluk bir mavi gömlek giyiyor.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.
Üst raftaki o mavi kitabı istiyorum. Onu benim için getirir misin?
Sarı saç ve mavi gözleri var.
Mavi kalemimi gerçekten severim.
Mavi bisiklet yeni.