Learn how to use meğer in a Turkish sentence. Over 10 hand-picked examples.
Çok iyi biri gibi görünüyordu; meğer alçağın önde gideniymiş.
Translate from Turkish to English
Meğer boş yere ümitlenmişiz.
Translate from Turkish to English
Meğer ikimiz de aynı şeyi düşünmüşüz.
Translate from Turkish to English
Vefa İstanbul'da bir semt adıymış meğer.
Translate from Turkish to English
Arı kovanına çomak sokmuşum meğer.
Translate from Turkish to English
Meğer ne çok sevenim varmış.
Translate from Turkish to English
Eğer ile meğer evlenmişler, keşke diye çocukları olmuş.
Translate from Turkish to English
Meğer düşündüğüm gibi değilmiş.
Translate from Turkish to English
Meğer pandoranın kutusunu açmışız da haberimiz yok.
Translate from Turkish to English
Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.
Translate from Turkish to English