Learn how to use merkez in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
On Mayıs öğleden sonra üçte, pazartesi gün beni Tokyo İstasyonunun Yaesu merkez kapısında karşılar mısın?
Translate from Turkish to English
Karar, Merkez Yürütme Kurulu'nda oybirliği ile alındı.
Translate from Turkish to English
Bir sonraki durak "Berlin Merkez İstasyonu"
Translate from Turkish to English
Mario Draghi, Avrupa Merkez Bankası'nın başkanıdır.
Translate from Turkish to English
O, Merkez Parka yakın lüks bir dairede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Singapur'un Merkez Fonu emeklilik sağlar.
Translate from Turkish to English
Futbolda ve basketbolda merkez oynarım.
Translate from Turkish to English
Bizim merkez şubemiz Boston'da.
Translate from Turkish to English
Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.
Translate from Turkish to English
Bizim merkez ofisimizde iki tane toplantı salonumuz var.
Translate from Turkish to English
Zürich büyük bir finansal merkez olarak kabul edilir.
Translate from Turkish to English
Firmanın Osaka'da merkez ofisi var.
Translate from Turkish to English
Burası Merkez Sürüş Okulu değil mi?
Translate from Turkish to English
Merkez bir idealdir.
Translate from Turkish to English
Tom, şirketin şubesi merkez ofisi ile birleşince işini kaybetti.
Translate from Turkish to English
Ali merkez sağcıdır.
Translate from Turkish to English
Fed, Amerika'nın merkez bankasıdır.
Translate from Turkish to English
Merkez bankası üzerinde ne kadar politik baskı var?
Translate from Turkish to English
Bizde ise halen böyle bir merkez yok.
Translate from Turkish to English
Atina'nın merkez pazarı.
Translate from Turkish to English
Merkez bankasının başlıca amacı düşük enflasyon.
Translate from Turkish to English
Ancak merkez hâlâ faaliyete geçmedi.
Translate from Turkish to English
Tokyo Merkez İstasyonu'na ulaşmanın en kolay yolu nedir?
Translate from Turkish to English
Avrupa Merkez Bankası'na gittim.
Translate from Turkish to English
Bangladeş Merkez Bankası ayrıca bu tür kredilere izin veriyor.
Translate from Turkish to English