Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "moda"

Learn how to use moda in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.
Translate from Turkish to English

O tür elbise şimdi moda.
Translate from Turkish to English

Uzun saç şimdi moda değil.
Translate from Turkish to English

Bikiniler bu yıl moda gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Uzun elbiseler bu yıl moda oldu.
Translate from Turkish to English

Tom'un kesinlikle bazı oldukça eski-moda fikirleri var.
Translate from Turkish to English

Moda çabucak değişir.
Translate from Turkish to English

Moda tasarımcısı olmayı umuyor.
Translate from Turkish to English

Uzun etekler moda.
Translate from Turkish to English

Paris'te moda nedir?
Translate from Turkish to English

Bu en son moda.
Translate from Turkish to English

Onun bir moda duygusu var.
Translate from Turkish to English

Şapkalar moda oluyorlar.
Translate from Turkish to English

Kırmızı moda değil.
Translate from Turkish to English

Favori moda mankenin kim?
Translate from Turkish to English

Favori moda tasarımcın kimdir?
Translate from Turkish to English

Siyah ceketler bu kış moda.
Translate from Turkish to English

Uzun etekler çok moda.
Translate from Turkish to English

Bugün moda modellerinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Annesinin eski moda fikirleri var.
Translate from Turkish to English

O, şimdiki moda hakkında çok şey bilir.
Translate from Turkish to English

Sence üç köşeli şapkalar tekrar moda olur mu?
Translate from Turkish to English

Genellikle bir konser öncesinde seyirciden ya telefonlarını kapatmalarını ya da sessiz moda geçmelerini isteyen bir duyuru vardır.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin ofisine girmeden önce telefonunu sessiz moda aldı.
Translate from Turkish to English

Mary bir moda tasarımcısı.
Translate from Turkish to English

Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.
Translate from Turkish to English

"Cinsiyetçilik" gibi terimler şimdi moda.
Translate from Turkish to English

Mary moda tasarımcısıdır.
Translate from Turkish to English

Eski moda bir şey.
Translate from Turkish to English

Metodların çok eski moda.
Translate from Turkish to English

Mary, Paris'in en ünlü moda tasarımcısıdır.
Translate from Turkish to English

Aşk mektupları tedavülden kalktı artık. Şimdi moda kısa mesaj...
Translate from Turkish to English

Tom bir moda tasarımcısı olarak çalışırdı.
Translate from Turkish to English

Bu çok eski moda.
Translate from Turkish to English

Bu çok moda.
Translate from Turkish to English

O eski moda bir ifade.
Translate from Turkish to English

O bir moda tasarımcısı.
Translate from Turkish to English

Tom bir moda tasarımcısı olmayı umuyor.
Translate from Turkish to English

Mary moda ve makyajı seviyor.
Translate from Turkish to English

O moda kölelerinin yüzeyselliği ile alay ediyordu.
Translate from Turkish to English

Bu ünlü aktris, aynı zamanda bir moda ikonuydu.
Translate from Turkish to English

Mary en son moda trendleri hakkında her şeyi bilir.
Translate from Turkish to English

İbranice hiç eski moda değil ama oldukça modern, coşkun ve taze.
Translate from Turkish to English

Yılın moda kelimesi "dijital": dijital saatler, dijital mikrodalga fırınlar, hatta dijital dolma kalemler.
Translate from Turkish to English

O, daha yakın bir için tıraş kremiyle eski moda jilet kullanır.
Translate from Turkish to English

Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.

Moda değişken bir şeydir.

Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

Bu sadece şu can sıkıcı moda sözcüklerden biri.

Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.

O her zaman moda kıyafetler giyer.

Bıyıklar birden moda oldu mu?

Tom'un fikirleri biraz eski moda.

Bu tür elbise oldukça moda oldu.

Kısa etekler yeniden moda oldu.

Moda umurumda değil.

Moda bir kısır döngüdür.

Kız kardeşim bir moda dergisinin abonesidir.

Onun eski moda fikirleri dünyaya uygun değil.

Bu, moda!

Kot şimdi kızlar arasında moda.

Senin düşüncelerin biraz eski moda.

Mary bir moda bağımlısı.

O bir moda kölesi.

Ben eski moda değilim.

O, şimdi bir moda haline geldi.

Bu elbise son moda mı?

Onun kötü bir moda anlayışı var.

Onun berbat bir moda anlayışı var.

Mary bir moda tutkunu.

O kelime eski moda.

O sözcük eski moda.

Veganizm bir moda değildir.

Bu tür bluz biraz eski moda görünmeye başlıyor.

Tom'un hiçbir moda anlayışı yoktur.

Tom bir moda tasarımcısı.

Votka içmek için yeni moda tarzı onu doğrudan göz yuvasına dökmektir. Ancak, böyle yapmak ciddi olarak görüşünüze zarar verebilir.

O moda için bir köledir.

Eski moda Noel yemeği yemeyi planlıyoruz.

Moda tasarımcıları geleneği bozuyor.

O şapka çok moda.

O eski moda bir şapka satıyor.

Onun moda zevki yok.

Bu yeni bir moda.

Eski moda Waterloo sobasında parlak bir ateş parlıyordu.

Bu moda olan şeyler.

O eski moda bir telaffuz.

Şu anda platin takı moda.

Onun gömleği berbat, o bir moda suçu.

Moda ya da makyajla ilgileniyor musun?

Sanal gerçeklik sadece geçici bir moda mıdır?

Bu ayakkabıların moda olduğunu düşünebilirsiniz, ama değiller.

Son yıllarda dağ bisikleti yarışları Japon gençleri arasında moda oldu.

Bir kuaför ya da moda tasarımcısı olmak istiyordum.

Moda dünyasında yaşıyorlar.

Moda modeli olmak ister misiniz?

Milano, İtalya'nın moda başkentidir.

Kızlar moda hakkında konuştu.

Boston'da son moda bu.

O kadar çok şeyler geçmişimizden geri dönüp, moda olup tutuluyorlar. Ahlak, saygı ve zekâ'nın yine moda olacağı günleri iple çekiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English