Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "muhtemel"

Learn how to use muhtemel in a Turkish sentence. Over 83 hand-picked examples.

Öyle tuhaf bir şeyin gerçekleşmesi muhtemel değildir.
Translate from Turkish to English

Onun oraya gitmesi muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Bu gece soğuk olması muhtemel, bu yüzden ekstra bir battaniyeye ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Bir bilgisayar korsanının web sitemize erişmesi muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Onların planımızı kabul etmeleri muhtemel.
Translate from Turkish to English

Başarısız olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'un yakında Boston'a gitmesi muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Birinin ilgilenmesi muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un onu kasten yapmış olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un gerçeği söylemediği muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un ev ödevini bitirmediği muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bunun olması çok muhtemel.
Translate from Turkish to English

Onun, o çocukken buraya gelmiş olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

O muhtemel görünüyordu.
Translate from Turkish to English

O muhtemel görünüyor.
Translate from Turkish to English

Öğrencilerin tam olarak onlara söylenildiği gibi yapması muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Doğru olması muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Tom'un geç kalması oldukça muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un onu nasıl yapacağını bilmesi çok muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Tom'un onun hakkında bir şey bilmesi çok muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un bu hafta ölmesi muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bunun olmasının muhtemel olmadığını ikimiz de biliyoruz.
Translate from Turkish to English

Eğer şimdi çıkarsak yetişmemiz kuvvetle muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bir dahaki sefere biraz daha kolay olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bu son derece muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Tom'un orada olmayacağı oldukça muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bu gece Tom'un orada olacağı muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Erkeklerin okuldan ayrılması kızlardan daha muhtemel.
Translate from Turkish to English

Muhtemel olan nedir?
Translate from Turkish to English

Tom'un bir şey yemeyecek olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Mary kovulursa Tom'un ağlayacağı muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Bazı kürtajlarda kullanılan genişleme sırasında rahim boynu yaralanma nedeniyle, bir sonraki bebek düşük doğum ağırlığına sahip olabilir veya daha sonraki gebeliklerde doğal düşük olması daha muhtemel olabilir.
Translate from Turkish to English

Bu muhtemel görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un saklanması muhtemel tek bir yer var.
Translate from Turkish to English

O senaryo muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Onun doksan yaşına kadar yaşaması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Doksanı devirmesi muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom'un gitmek istemesi muhtemel değil.
Translate from Turkish to English

Benzer simaları olduğu için polisin iki kişiyi birbiriyle karıştırmış olması muhtemel.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin yakın gelecekte evlenmesi muhtemel.
Translate from Turkish to English

Bu sadece muhtemel görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Matematiksel olarak her şey iyi. Ama benim için tamamen muhtemel görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un gelememesi muhtemel.

Tehlikeli olacağı muhtemel.

Bir sorun olması muhtemel değil.

Tom'un gözetim altına alınması muhtemel.

Bu filmin çok para kazanacağı pek muhtemel değil.

Bunun olmasının çok muhtemel olduğunu sanmıyorum..

Pazartesi günü ofiste olması muhtemel tek kişi Tom.

Tom'un bir gün ünlü olması muhtemel.

Onun yakın bir zamanda olması muhtemel değil.

Ekibimizin kazanması muhtemel.

Bu Muhtemel görünmüyor, ama belki olacak.

Tom'un bu geceki partide olması çok muhtemel değil.

Tom'un şu anda meşgul olması çok muhtemel değil.

Tom'un onu yapması çok muhtemel.

Tom'un zamanında burada olması muhtemel değil.

Tom'un bizimle gitmek istemesi muhtemel değil.

Pazartesi günü burada olmam pek muhtemel değil.

Bu yaşlı politikacılar neden yeniden seçilmeye çalışmak için bu kadar çok zaman ve emek harcıyorlar? Hayatlarının çok daha uzun sürmesi muhtemel değildir.

Önümüzdeki hafta sonu Boston'a gitmem pek muhtemel değil.

O muhtemel olmayabilir.

Tom, Mary'nin onu yapmasının muhtemel olmadığını biliyordu.

Sanırım Tom'un yardım etmesi muhtemel değil.

Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.

Tom'un kızması çok muhtemel.

Tom'un onu tekrar yapması muhtemel değil.

Tom'un çok uzun süre burada olması muhtemel değil.

Oldukça muhtemel görünmüyor.

Onun olması ne kadar muhtemel?

Tom'un bunu yapması muhtemel değil.

Bu akşam kar yağması oldukça muhtemel.

Tom'un bunu yarın yapması muhtemel değil.

Tom'un şu anda ofisinde olması muhtemel değil.

Tom'un kazanması muhtemel değil, değil mi?

Tom'un ağlaması muhtemel değil, değil mi?

Sanırım bunun olması muhtemel değil.

Tom'un bunu yapmasının muhtemel olduğundan şüpheleniyorum.

Tom'un önyargılı olması muhtemel değil.

İşte muhtemel 11'ler.

O konuda haklı olmanız muhtemel.

Tom Mary'nin hâlâ ilgilenebileceğinin muhtemel olduğunu söyledi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English