Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "muz"

Learn how to use muz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hangisini tercih edersin, elma mı yoksa muz mu?
Translate from Turkish to English

Bu muz bozulmuş.
Translate from Turkish to English

Ben bir muz yiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir muz yiyorum.
Translate from Turkish to English

Tatlı olarak, bizde bugün çilek ve muz parçacıklı yoğurt var.
Translate from Turkish to English

Kediler muz yemez.
Translate from Turkish to English

Tom bir muz kabuğu üstünde kaydı.
Translate from Turkish to English

Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.
Translate from Turkish to English

Muz tatlıdır.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir muz uzattı.
Translate from Turkish to English

Muz bozuldu.
Translate from Turkish to English

Bu benim, bir muz yiyorum.
Translate from Turkish to English

Muz ister misin?
Translate from Turkish to English

Bir düzine muz satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom bir muz yiyor.
Translate from Turkish to English

Sadece muz yedim.
Translate from Turkish to English

Millie bir muz yiyor.
Translate from Turkish to English

Sen hiç muz kabuğunda kaydın mı?
Translate from Turkish to English

Onların hiçbirinde elma yoktu, bu yüzden onu yerine birkaç muz aldım.
Translate from Turkish to English

Hiç muz var mı?
Translate from Turkish to English

Yeterli muz yok.
Translate from Turkish to English

Ben genellikle kahvaltı için sadece bir muz yemem.
Translate from Turkish to English

Ben muz severim.
Translate from Turkish to English

Muz istiyor musun?
Translate from Turkish to English

Tezgahın üzerinde muz dolu bir sepet var.
Translate from Turkish to English

Ben asla bu kadar çok muz almadım!
Translate from Turkish to English

Muz standında her zaman para vardır.
Translate from Turkish to English

Tom'un muz kabuğunda kaydığını gördüklerinde odadaki herkesin gülmekten gözleri yaşardı.
Translate from Turkish to English

Tom muz sevmez.
Translate from Turkish to English

O bir muz kutusu satın aldı.
Translate from Turkish to English

Sen muz sevmeyen tanıdığım tek kişisin.
Translate from Turkish to English

Neden muz büküktür?
Translate from Turkish to English

Maymunlar muz düşkünüdür.
Translate from Turkish to English

Guatemala bir defasında muz cumhuriyeti olarak nitelendirilmişti.
Translate from Turkish to English

Üç pound muz aldım.
Translate from Turkish to English

Muz ihraç ederdim.
Translate from Turkish to English

Muz ihraç ederdin.
Translate from Turkish to English

Şimdi sadece muz yiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben elma ve muz ve benzeri farklı meyveler yedim. Ayrıca iki patates yedim.
Translate from Turkish to English

Kızarmış muz burada favori bir aperitiftir.
Translate from Turkish to English

Bir muz sarıdır.
Translate from Turkish to English

Ben yenilebilir pirinç kağıdı ve karamele sarılmış bir muz yedim.
Translate from Turkish to English

Ben bir muz rulosu yerim.
Translate from Turkish to English

Bu muz çürümüş.
Translate from Turkish to English

Bir muz ister misin?
Translate from Turkish to English

Maymun bir muz istiyor.
Translate from Turkish to English

O bir muz istiyor.
Translate from Turkish to English

Ben bir muz istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Annem bir muz diyetinde.
Translate from Turkish to English

Yeterli muz ağacı yok.
Translate from Turkish to English

Benim kahvaltım genellikle sütlü kahve, bir parça ekmek ve reçel, küçük bir muz, bir dilim portakal ve birkaç kurutulmuş erikten oluşur.
Translate from Turkish to English

Ben muz almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir muz verdi.
Translate from Turkish to English

Jean bir muz yiyor.
Translate from Turkish to English

Tom bir muz yer.
Translate from Turkish to English

Ben bir muz yedim.

Bir muz pastası yediniz mi?

Mary olgunlaşmış muzlarla muz ekmeği yaptı.

Muz kahverengi ve lapa gibiydi.

Muz neden eğridir?

Muz neden eğri?

O bir muz kabuğunda kaydı.

Tom biraz muz satın alıyor.

Tom muz satın alıyor.

Bir muz yaprağı ile pastayı sarın.

On muz ve beş ananas al, bu yüzden sen maaş gününden önce aç kalmazsın.

Neden sadece bir tane muz aldınız?

Onun teyzesi bir elma mı yoksa bir muz mu yiyor?

Muz fiyatı son birkaç yıldır fazla değişmedi.

Sen muz yemez misin?

Muz yemiyor musun?

Nestor bir muz yiyor.

Ben sık sık muz yerim.

Sami, Kosta Rika'ya gitmek ve muz yetiştirmek istiyordu.

Sami, Kosta Rika'ya gidip muz yetiştirmek istiyordu.

Ben muz sevmiyorum.

Lütfen biraz muz al.

Ben muz yemem.

Portakal muz kadar ucuz değildir.

Tom, Mary'nin sık sık muz yediğini söyledi.

Tom, Mary'nin sıklıkla muz yediğini söylüyor.

Muz satın aldın mı?

Bir muz lezzetlidir.

Ben bir muz yiyeceğim.

Bu muz sarıdır.

Bu muz neredeyse tamamen siyah.

Bu muz kahverengidir.

Bu muz yeşildir.

Biraz muz isterim.

Hangisini daha çok beğeniyorsun, muz mu yoksa elma mı?

O muz çürümüş.

İnsanın yılda ortalama kaç tane muz yediğini düşünüyorsun?

Tatlı olarak muz alırım.

Sık sık tatlı için bir muz yerim.

Tatlı için bir muz yedim.

Muz aldım.

Tom üç tane muz yedi.

Muz yerken çekilmişim.

Bu benim, muz yerken.

Ben sık sık muz yemem.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English