Learn how to use nefis in a Turkish sentence. Over 19 hand-picked examples.
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.
Translate from Turkish to English
Kirpi balığı Japonya'da nefis bir yiyecektir.
Translate from Turkish to English
Bu restoran gerçekten bazı nefis yemekler sunuyor.
Translate from Turkish to English
Akşam yemeği nefis kokuyor.
Translate from Turkish to English
Nefis görünüyor.
Translate from Turkish to English
Şu İngiliz sadelik yanlısı sanatçılar "MILF" yerine "nefis mumya"demeyi tercih ederler. Her ne ise.
Translate from Turkish to English
Pilav nefis.
Translate from Turkish to English
Onun gerçekten nefis tadı var.
Translate from Turkish to English
Bu çorba nefis.
Translate from Turkish to English
Ohh! Çikolatalı tatlı krema. Nefis.
Translate from Turkish to English
Jambon ve tostun nefis kokuları havaya yayıldı.
Translate from Turkish to English
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım."
Translate from Turkish to English
Ali ceza sahasına nefis bir orta açtı.
Translate from Turkish to English
Ali nefis bir ara pası attı.
Translate from Turkish to English
Nefis
Translate from Turkish to English
Krema ve şekerli kahve nefis.
Translate from Turkish to English
Annem nefis bir kahvaltı yaptı.
Translate from Turkish to English
Bu yemek nefis.
Translate from Turkish to English
Nefis ve şeytanlara karşı mücâhede ile, yıldızlar gibi nev‘-i insanı şereflendiren ve tenvîr eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev‘e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette haşerât nev‘inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev‘ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adâlet-i İlâhiye, şeytanın vücûduna müsâade edip tasallutlarına meydan vermiş.
Translate from Turkish to English