Learn how to use net in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.
Translate from Turkish to English
Tavrını net olarak belirlemelisin.
Translate from Turkish to English
Bugün Fuji Dağı'nı net olarak görebiliriz.
Translate from Turkish to English
Yüksek sesle konuşmak zorunda değilsin. Seni çok net şekilde duyabiliyorum.
Translate from Turkish to English
Buradaki net-kafeler öğrencilere yiyecek ve içecek sağlamaktadır; ücretler yaklaşık saati bir pounddan başlamaktadır.
Translate from Turkish to English
Yavaş yavaş ve net bir şekilde konuşun.
Translate from Turkish to English
Kendimi net şekilde ifade ediyor muyum?
Translate from Turkish to English
Çocukluğumu net hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.
Translate from Turkish to English
Bugün Fuji Dağını net olarak görebiliriz.
Translate from Turkish to English
Öğretmenin yüksek, net bir sesi var.
Translate from Turkish to English
Benim tavrım net idi.
Translate from Turkish to English
Benim tavrım net değil idi.
Translate from Turkish to English
Benim tavrım her zaman net değildir.
Translate from Turkish to English
Uyuma ölürsünü de çok net hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Herkes kardeşimse neden kimse bana destek olduğu halde bu desteğini açık ve net göstermedi?
Translate from Turkish to English
Net bir görüntü almadım.
Translate from Turkish to English
Şunu çok net söyleyeyim ki sen bu sorunu çözecek yaradılışta değilsin.
Translate from Turkish to English
Şunu çok net söyleyeyim sen bu sorunu çözemeyeceksin.
Translate from Turkish to English
Bazılarınızı çok net hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Müdür beklediğim net cevabı verdi.
Translate from Turkish to English
Onun net bir dünya görüşü var.
Translate from Turkish to English
Kimse durumu net biçimde göremiyor.
Translate from Turkish to English
Ah, şimdi her şey net!
Translate from Turkish to English
Bu konu hakkındaki kararım net ve kesin olacak.
Translate from Turkish to English
Her şey daha net oldu.
Translate from Turkish to English
Politikacılar genellikle sorulara net yanıt vermeyip gerçeklerin etrafında dolanır.
Translate from Turkish to English
Daha net olmamıştı.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary'nin evli olduğunu net olarak bilmiyoruz bile.
Translate from Turkish to English
Tom'un orada olduğunu bile net olarak bilmiyoruz.
Translate from Turkish to English
Sorunuza net bir cevap veremiyorum.
Translate from Turkish to English
Net olmayan kavramlar tartışmayı şiddetlendirir.
Translate from Turkish to English
Net ağırlık üç kilogram.
Translate from Turkish to English
Nasıl daha fazla net olabilirim bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Çocukluğumu çok net hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Sadece net bir cevap istiyorum. Daha fazla bir şey değil.
Translate from Turkish to English
Biz sana yüksek sesle ve net okuduk.
Translate from Turkish to English
Olayı sanki daha dün olmuş gibi net hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Seni yüksek sesle ve net duyabiliyorum.
Translate from Turkish to English
Bunu daha net bir biçimde açıklayabilir misin?
Translate from Turkish to English
Doğum günü fotoğrafları çok net.
Translate from Turkish to English
Düğün fotoğrafları çok net.
Translate from Turkish to English
Daha az grafikler ve daha fazla başlık açıklamayı daha net yapabilir.
Translate from Turkish to English
Ben bunun net bir cevap olmadığını kabul ediyorum.
Translate from Turkish to English
O yüksek sesle ve net konuştu.
Translate from Turkish to English
Net bir cevap istiyorum.
Net bir açıklamaya ihtiyacım var.
Net ve kolayca anlaşılabilir açıklamalar yapar.
Son kısmı daha net izah edebilir misiniz?
Tom'dan net bir cevap alamıyorum.
George duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bu kitap size Amerikan yaşam tarzı hakkında net bir fikir verecektir.
Bu reçelin net ağırlığı 200 gramdır.
Net bir şey yapayım.
Çok net bir şey yapayım.
Kusursuzca net bir şey yapayım.
Açık ve net metinler yazın!
Geçen yıl net kârınız neydi?
Geçen yıl net kazancınız neydi?
Bu konuda net olalım.
Otelden tüm parkı çok net bir şekilde görebiliyorduk.
Tom bu davayı alamaz; onun net bir çıkar çatışması var.
Onu çok net yapmak istiyorum.
O kristal kadar net.
Dikkate değer düzeltmeler için çok teşekkürler! Hatalarım benim için net hale geldi.
Bir iyon, net elektrik yüklü bir atom veya moleküldür.
Yasa çok net.
Dünyanın en zengin insanlarının toplam net serveti 2016 yılında % 18 artarak 7.67 trilyon dolara yükseldi.
Bu koltukta sahnenin net bir görüntüsü var.
Bu koltuk sahnenin net bir görüntüsüne sahip.
O hiç net değil.
Benim durumum çok net.
Sizi yüksek sesle ve net duyduk.
Tom konumu henüz net değil.
Leyla'nın net serveti on milyon dolardır.
Net konuşun.
Karanlıkta insan net görünmez.
Net.
Sami'nin net serveti milyonlarca idi.
Jeff Bezos'un net serveti yaklaşık 120 milyar dolar civarında tahmin ediliyor.
Gözlükleri sayesinde çok net görüyor.
Gözlükleri ona çok net bir görüş sağlıyor.
Bana net rakamlar lazım, tahmin ve afaki laflar değil.
Elle oynama olup olmadığı pilot kameradan net anlaşılmıyor.
Anadoluspor 4-1 gibi net bir skorla rakibini yendi.
Pozisyon net faul.
Şu ana kadarki en net gol pozisyonuydu.
Anadoluspor gol bulmak için baskısını artırdı ve net pozisyonlar yakalamaya başladı.
Ondan net bir cevap alamadım.
Ali'ye yapılan müdahale net penaltıydı.
Onlar bunu yapmıyorlar, net olarak tam tersini yapıyorlar.
Durum net bir şekilde değişti.
Bu hâlâ çok net aklımda.
Sana bugün net bir cevap veremem.
Gizem hakkında asla net bir açıklama yapmadık.
Anneannemin yüzünü çok net anımsamıyorum.
Net! İkinci servis!
Ali öyle şey yapmaz, net.
Mesajını net olarak verdiğinden emindi.
Yok, net bir rakam bilmiyorum.