Learn how to use nokta in a Turkish sentence. Over 87 hand-picked examples.
Bu, çok önemli bir nokta.
Translate from Turkish to English
Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.
Translate from Turkish to English
Hata yaptığın birkaç nokta var.
Translate from Turkish to English
Sizin anlamadığınız nokta buydu.
Translate from Turkish to English
Bu hassas bir nokta.
Translate from Turkish to English
Benim dilimde "," virgül, ";" noktalı virgül, ":" iki nokta üstüste, "..." üç nokta şeklinde adlandırılır ve bu cümle bir noktayla biter.
Translate from Turkish to English
Asıl sana kızdığım nokta ne idi biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Sana kızdığım nokta beni arkadaşlarıma rezil etme çabandı.
Translate from Turkish to English
Açık ki, en önemli nokta budur.
Translate from Turkish to English
Sözleşmede belirtilmeyen bir nokta var.
Translate from Turkish to English
Lütfen bu saçmalığa bir nokta koy.
Translate from Turkish to English
Bu iyi bir nokta.
Translate from Turkish to English
Benim üstümde durmak istediğim nokta farklı.
Translate from Turkish to English
Cümlenin sonunda nokta konulmalı.
Translate from Turkish to English
En garip nokta şu ki kimse beni tanımıyor.
Translate from Turkish to English
Nokta yok.
Translate from Turkish to English
Nokta eksik.
Translate from Turkish to English
O çok iyi bir nokta.
Translate from Turkish to English
İki nokta üst üste'den önce boşluk eksik.
Translate from Turkish to English
Buna bir nokta koymak zorunda kalacağız.
Translate from Turkish to English
İçerik ve düşüncenin çoğu herhangi bir dile bağımlı olmasına rağmen, Japoncaya odaklanırken, cümle yapısındaki farklar ya da bireysel kelimelerin ayrı ve açıkça yazılmamaları gerçeği o zaman düşünce hakkında birkaç nokta gerektirir.
Translate from Turkish to English
Bu çok önemli bir nokta.
Translate from Turkish to English
Şimdi buna bir nokta koymalıyız.
Translate from Turkish to English
Bir cümlenin sonunda nokta olması gerekir.
Translate from Turkish to English
Cümlenin sonuna nokta koymayı unutmuşum.
Translate from Turkish to English
Lütfen cümlenizin sonuna bir nokta ekleyin.
Translate from Turkish to English
Bu cümlenin sonunda bir nokta eksik.
Translate from Turkish to English
Dünyadaki en yüksek nokta neresi?
Translate from Turkish to English
Cümlenin sonuna bir nokta eklemen gerekir.
Translate from Turkish to English
Anlamadığım nokta şu.
Translate from Turkish to English
Bu mükemmel bir nokta, Profesör Tom.
Translate from Turkish to English
Bir cümlenin sonunda bir nokta olmalı.
Translate from Turkish to English
Lütfen bir cümlenin sonunda bir nokta koyduğundan emin ol.
Translate from Turkish to English
Biri cümlenin sonuna nokta koymalı.
Translate from Turkish to English
Başarılı öğrencilerin isimlerinden önce bir nokta koyar mısın?
Translate from Turkish to English
Bu önemli bir nokta.
Translate from Turkish to English
Lütfen cümlenin sonuna nokta koy.
Translate from Turkish to English
Sanırım o iyi bir nokta.
Translate from Turkish to English
Her bildirme cümlesinin sonunda bir nokta olmalıdır.
Translate from Turkish to English
Bu istismara bir nokta koymamız gerekir.
Translate from Turkish to English
Senin cümlenin sonuna bir nokta ekleyebilir misin, lütfen?
Translate from Turkish to English
Sana ait cümlenin sonuna bir nokta ekleyebilir misin, lütfen?
Translate from Turkish to English
Benim lisansımda üç nokta var.
Translate from Turkish to English
Benimle gideceksin. Nokta!
Translate from Turkish to English
Bu nokta özel bir vurguyu hak ediyor.
Translate from Turkish to English
Cümlenin sonunda biri bir nokta koymalı.
Translate from Turkish to English
Kansas'taki en yüksek nokta nedir?
Ben alkolü sevmiyorum, nokta.
İngilizcede, virgül yerine bir ondalık nokta kullanırız.
İki nokta açıktı.
Cümlenin sonunda nokta eksik.
Nokta ve virgüllerden sonra bir boşluk olmalıdır.
Buna bir nokta koymalıyız.
Bu önemsiz bir nokta değil.
Bunun iyi bir nokta olduğunu düşünüyorum.
Bunun iyi bir nokta olduğunu hissediyorum.
Cümlelerinizin sonunda bir nokta koyun!
Leyla'nın Kahire'deki en sevdiği nokta Sami'nin mağazasıdır.
Yapmaya çalıştığım nokta işte bu.
Kocaman bir dünyanın ufacık bir parçasısın sen. Sadece ufacık bir nokta, belki de daha ufak ama yine de dünya sensiz boş olurdu. İyi ki varsın.
Anadoluspor ceza yayı önünden serbest vuruş kullanacak. Çok tehlikeli bir nokta.
Ali nokta santrfor tipinde bir oyuncu.
Kaleyi doğrudan gören bir nokta.
Önemli olan nokta bu değil bence.
Cezayir yolsuzluğa nokta koymalı.
Geldiğimiz nokta bu.
İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı.
En önemli gördüğü nokta hangisi?
Sanırım bulunduğumuz nokta bu.
İlginçleşmeye başladığı nokta burası.
Araçta nokta hata yoktur.
Araç nokta hasarlıdır.
Bütünleyici dağılım ile ilgili önemli nokta, her bir sesin oluştuğu ortamı ifade etmektir.
Bir noktadan sonra vazgeçmek olanaksızdır. Erişilmesi gereken nokta da orasıdır.
Anadoluspor, Ali transferiyle nokta atışı yaptı.
Merkezin toplam bütçesi ise bir nokta yirmi beş milyon avro.
Endeksin dünya ortalaması ise dört nokta on bir puan.
Bizim saymaya başladığımız nokta burası.
Kaçırdığın bir nokta var mı?
Anlaşamadığımız nokta bu.
Ayrıldığımız nokta burası.
Söylediklerin iki nokta dışında aklıma yattı.
Açıkca, bu en önemli nokta.
Hobi olarak paraşütçülükle ilgileneceksen beş nokta taklasını mutlaka öğrenmelisin.
Ali entrysini nokta atışı bkz.'larla süsledi.
Dans etmek Tom'un güçlü olduğu nokta değil.
Nedenini sorma. Beni böyle rahatsız etme. Bitti, nokta.