Learn how to use numarasını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Telefon numarasını not ettin mi?
Translate from Turkish to English
Telefon numarasını not aldım.
Translate from Turkish to English
Ben en yakın American Express ofisinin telefon numarasını öğrenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.
Translate from Turkish to English
Bir kağıt parçasına onun telefon numarasını not aldım.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin numarasını çevirdi ve meşgul sinyalı aldı.
Translate from Turkish to English
Tom plaka numarasını not aldı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye profiline telefon numarasını dahil etmemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom, son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'den telefon numarasını istedi.
Translate from Turkish to English
Maria onun ne adını ne de telefon numarasını biliyordu.
Translate from Turkish to English
Onu görünce, Nick'e onun yeni adresini ve telefon numarasını sormalıyım.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye gerçek telefon numarasını vermedi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Ben onun telefon numarasını unuttum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye telefon numarasını söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin telefon numarasını unuttu.
Translate from Turkish to English
Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.
Translate from Turkish to English
O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.
Translate from Turkish to English
Eğer o, onun telefon numarasını bilseydi, onu arayabilirdi.
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını not ettim.
Translate from Turkish to English
Tom'un telefon numarasını biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Telefon numarasını not etti.
Translate from Turkish to English
O telefon numarasını not aldım.
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını hatırlıyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını bulmaya çalıştım.
Translate from Turkish to English
Ona adını ve telefon numarasını verdi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'den John'un telefon numarasını istedi.
Translate from Turkish to English
Sana Dr.Shiegal'in telefon numarasını vereceğim.
Translate from Turkish to English
Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.
Translate from Turkish to English
Unutmadan önce onun telefon numarasını yaz.
Translate from Turkish to English
Telefon numarasını bilse, onu arayabilir.
Translate from Turkish to English
Sazae her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.
Translate from Turkish to English
O bana ofis telefon numarasını ve adresini verdi.
Translate from Turkish to English
Onun numarasını biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını aldım.
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.
Translate from Turkish to English
Tom'un telefon numarasını bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.
Translate from Turkish to English
Onun telefon numarasını hatırladın mı?
Translate from Turkish to English
Tom'un numarasını bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un numarasını çevirdim.
Translate from Turkish to English
PIN numarasını unuttum.
Translate from Turkish to English
Tom'dan telefon numarasını istedim.
Translate from Turkish to English
PIN numarasını değiştirmek istiyorum.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğini merak ediyorum.
Tom bana Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.
Tom, Mary'nin numarasını çevirdi.
Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.
Tom bana Mary'nin telefon numarasını verdi.
Tom Mary'ye John'un telefon numarasını verdi.
Onun numarasını ezberledin mi?
Tom bana telefon numarasını verdi ve onu aramamı söyledi.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmediğini söyledi.
Unutmamak için onun telefon numarasını not ettim.
Faks numarasını yazmayı neden unuttum?
Mary onun ne ismini ne de telefon numarasını biliyordu.
Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilebilir.
Tom bilgisayarına Mary'nin adını ve telefon numarasını yazdı.
Burada Tom'un telefon numarasını bilen biri var mı?
Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.
Buradaki herhangi biri Tom'un telefon numarasını biliyor mu?
Tom benden Mary'nin numarasını istedi.
Telefon numarasını Mary'ye söylemem için Tom bana söz verdirdi.
Biri bana Tom'un numarasını verdi.
Tom bana telefon numarasını verdi.
Unutmayayım diye onun telefon numarasını yazdım.
Telefon numarasını bilmeyince onu arayamıyorum.
Posta takip numarasını ona sorabilir misin?
Maria ne onun adını ne de telefon numarasını biliyordu.
O onun ne adresini ne de telefon numarasını biliyordu.
Tom Mary'ye telefon numarasını söyletemedi.
Biri bana Tom'un telefon numarasını söyleyebilir mi?
Tom Mary'nin telefon numarasını biliyor.
Onunla bağlantı kurmak istiyorum. Onun telefon numarasını biliyor musun?
Tom Mary'nin telefon numarasını yazdı.
Bana Tom'un telefon numarasını ver ve onu arayacağım.
Tom bir kağıt parçasına telefon numarasını yazdı ve onu Mary'ye verdi.
Bana telefon numarasını verdi.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmek istiyordu.
Bununla ilgili olarak Tom'la konuşmak istersen bana haber et de sana numarasını vereyim.
Eğer ilgilenirsen, bana bildir ve sana onun telefon numarasını vereceğim.
Tom'un numarasını senin için alacağım.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilmesi muhtemeldir.
Tom'un numarasını yazdın mı?
Tom'un numarasını not etti mi?
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğine dair bir ihtimal olduğunu düşünüyor musun?
Plaka numarasını yazdın mı?
Pasaport numarasını yazmamışsınız.
Ona posta takip numarasını sorabilir misin?
Mary'ye John'un numarasını Tom'un verdiğini düşündüm.
Tom Mary'nin telefon numarasını almadı.
Tom telefon numarasını benim için yazdı.
Tom her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.
Tom'dan Mary'nin telefon numarasını istedim.
Tom son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.
Tom Meryem'den telefon numarasını istedi, fakat o vermeyi reddetti.