Learn how to use okul in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu kitap okul kütüphanesinin.
Translate from Turkish to English
Oynamak için lütfen okul bahçesine gidin.
Translate from Turkish to English
Lütfen okul kurallarına uy.
Translate from Turkish to English
Lütfen okul kurallarına uyun.
Translate from Turkish to English
Uzaylı öğretmeniyle evlenen sıradan bir Japon okul çocuğu hakkındaki bir anime. Japonya'da böyle şeyler olur.
Translate from Turkish to English
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.
Translate from Turkish to English
Bu albümü, okul günlerimi hatırlamadan asla göremem.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletlerinde okul otobüsleri sarıdır.
Translate from Turkish to English
Okul, 1650'de kuruldu.
Translate from Turkish to English
Okul günlerimde aylak olduğum için pişmanım.
Translate from Turkish to English
O okul, üniformaları kaldıracak.
Translate from Turkish to English
Okul evimin yürüme mesafesi içerisindedir.
Translate from Turkish to English
Bizim okul eve on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.
Translate from Turkish to English
Okul yakında yaz tatili için tatile girecek.
Translate from Turkish to English
Bugün başladı ve çok mutluyum, çünkü Eylül'e kadar hiçbir okul günü yok.
Translate from Turkish to English
Okul günlerinizin hayatınızın en mutlu günleri olduğunu düşünüyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Çoğu öğrenci okul gezilerinde Kyoto'nun görülmeye değer yerlerini geziyorlar.
Translate from Turkish to English
Bu albüm mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.
Translate from Turkish to English
O kadar fakir doğdu ki hiç okul eğitimi almadı.
Translate from Turkish to English
Yarın Osaka Kalesi'ne bir okul gezisine gidiyoruz.
Translate from Turkish to English
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.
Translate from Turkish to English
Okul nerede?
Translate from Turkish to English
Sınavlar olmasaydı, bizim okul hayatı ne kadar mutlu olurdu!
Translate from Turkish to English
Benim okul, diğerleri arasında, Uygur, Han, Kazak, Hui, Moğol, Kırgız, Xibo, Tacik ve Özbek etnik kökenlere sahiptir.
Translate from Turkish to English
Burası, onun öğretmenlik yaptığı okul.
Translate from Turkish to English
Onlar yeni bir okul binası inşa etmek için bir proje oluşturdu.
Translate from Turkish to English
Okul kuralları öğrencilerin okul üniformaları giymelerini gerektiriyor.
Translate from Turkish to English
Okul kurallarına uymalısınız.
Translate from Turkish to English
Okul müdürü, öğretmenden sonra içeri geldi.
Translate from Turkish to English
Okul müdürü onun dürüstlüğü konusunda beni ikna etti.
Translate from Turkish to English
Okul müdürü mezunların her birine diplomasını sundu.
Translate from Turkish to English
Okul müdürü mezun öğrencilerin her biri ile el sıkıştı.
Translate from Turkish to English
Toplantı okul müdürünün ofisinde gerçekleştirildi.
Translate from Turkish to English
Okul müdürü kazananlara ödüllerini sunacak.
Translate from Turkish to English
Okul bahçesinde bazı öğrenciler var.
Translate from Turkish to English
Okul bahçesi çok küçüktü.
Translate from Turkish to English
Okul çalışması zor mu?
Translate from Turkish to English
Okul için değil fakat yaşam için öğreniriz.
Translate from Turkish to English
Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.
Translate from Turkish to English
Tom'un okul günü altı peryoda bölünmüştür.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.
Translate from Turkish to English
Tom okul hakkında konuştu.
Translate from Turkish to English
Tom sonunda okul yılının bittiğine memnun.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.
Okul sabah sekiz buçukta başlar.
Tom okul balosu için bir smokin kiraladı.
Yeni okul öğrencileri ile geçinmek zor gibi görünüyor
Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.
Tom okul için evden ayrıldığında hava hâlâ karanlıktı.
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.
Tüm okul öneriyi kabul etti.
Genel olarak bu okul en iyilerinden biri.
O sadece ev işlerini çekip çevirmiyor, aynı zamanda bir okul öğretmeni olarak da çalışıyor.
Okul binalarında koşmamalısın.
Bu şehirde çok sayıda okul vardır.
Şehrinizde kaç tane okul var?
Bu resim bana mutlu okul günlerimi hatırlatıyor.
Sam, okul basketbol takımına girebildi.
Ann genellikle okul sonrası tenis oynuyor.
Okul Mary'yi bir ödülle ödüllendirdi.
Tom birkaç gün önce okul kütüphanesinden birkaç kitabı gözden geçirdi.
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.
Okul 9 'da başlar.
Okul şimdi bitti.
Okul ne zaman biter?
Okul dokuzda başlar.
Okul 08:40'ta başlar.
Okul nisan ayında başlar.
Okul baharda başlar.
Tom okul sevmez.
Bugün okul yok.
Gelecek Pazartesi okul başlar.
Okul saat 8:10 a.m de başlar.
Okul sabah 8:30 da başlar.
Onlarla okul festivalinde arkadaş oldum.
Okul saat kaçta başlar?
Onun iyi bir okul kaydı var.
O geçen yıl okul değiştirdi.
Okul kurallarını izlemelisiniz.
Okul zilinin çaldığını duydum.
Okul festivaliniz ne zaman?
Bir okul üniforman var mı?
Okul 8:30'da başlar.
Benim okul notları ortalamaydı.
Okul bir hapishaneye benziyor.
O, her zaman okul kravatını takar.
O, okul hayatını seviyor.
O, henüz bir okul müdürü oldu.
Onlar o zaman okul çocuklarıydılar.
Okul bir tepenin üstünde bulunmaktadır.
Bu okul 1970'te kuruldu.
Evimin yanında bir okul vardır.
Onun annesi bir okul öğretmeniydi.
Okul ne zaman tatil edilir?
O okul tam bir hapishaneye benziyor.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.
Okul bittikten sonra tenis oynadım.
Kasırgadan dolayı okul kapalıydı.
O, her sabah okul binasına girerken onu selamlar.
Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.