Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olağandışı"

Learn how to use olağandışı in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.

Olağandışı düşük ısılar bu yıl düşük kaliteli pirinç hasatından sorumlu tutulmaktadır.
Translate from Turkish to English

Tom'un bazı çok olağandışı deneyimleri vardı.
Translate from Turkish to English

Onun gece geç saatlere kadar yatmamasının olağandışı olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça olağandışı.
Translate from Turkish to English

Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.
Translate from Turkish to English

Olağandışı bir şey görürsen polisi ara.
Translate from Turkish to English

Olağandışı bir şey yapmadım.
Translate from Turkish to English

Bugün okulda olağandışı bir şey oldu mu?
Translate from Turkish to English

Meri olağandışı bir kadın.
Translate from Turkish to English

Olağandışı bir şey görmedim.
Translate from Turkish to English

Mary olağandışı notlar aldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un dokuzdan önce yatmaya gitmesi olağandışı değil.
Translate from Turkish to English

Yılın bu zamanında kar yağması olağandışı.
Translate from Turkish to English

Bizim olağandışı bir ilişkimiz var.
Translate from Turkish to English

O, olağandışı olarak tutkun olmayan bir kişi olarak tanımlandı.
Translate from Turkish to English

O oldukça olağandışı.
Translate from Turkish to English

Tom'un günün bu vaktinde burada olması çok olağandışı.
Translate from Turkish to English

Olağandışı bir şekilde ılıman bir kıştı.
Translate from Turkish to English

Gezimiz sırasında olağandışı bir şey olmadı.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeği partilerimde olağandışı gıdalar sunmaktan hoşlanıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu dil olağandışı derecede zordur.
Translate from Turkish to English

Tom olağandışı bir şey görmediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Sensörlerimiz olağandışı bir şey bulmadı.
Translate from Turkish to English

Sensörlerimiz olağandışı bir şey algılamadı.
Translate from Turkish to English

Sensörlerimiz olağandışı bir etkinlik tespit etmedi.
Translate from Turkish to English

Sensörlerimiz olağandışı bir etkinlik algılamadı.
Translate from Turkish to English

O kendi başına olağandışı değildir.
Translate from Turkish to English

Tom olağandışı bir atlamacıdır.
Translate from Turkish to English

Bu tür bir soğuk o kadar olağandışı değil.
Translate from Turkish to English

Olağandışı bir şey gördün mü?
Translate from Turkish to English

Sami olağandışı bir suçla suçlandı.
Translate from Turkish to English

Bu tür kar bu alanda o kadar olağandışı değil.
Translate from Turkish to English

Bu tür hava olağandışı değil.
Translate from Turkish to English