Learn how to use olağandışı in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Olağandışı düşük ısılar bu yıl düşük kaliteli pirinç hasatından sorumlu tutulmaktadır.
Translate from Turkish to English
Tom'un bazı çok olağandışı deneyimleri vardı.
Translate from Turkish to English
Onun gece geç saatlere kadar yatmamasının olağandışı olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça olağandışı.
Translate from Turkish to English
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şey görürsen polisi ara.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şey yapmadım.
Translate from Turkish to English
Bugün okulda olağandışı bir şey oldu mu?
Translate from Turkish to English
Meri olağandışı bir kadın.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şey görmedim.
Translate from Turkish to English
Mary olağandışı notlar aldı.
Translate from Turkish to English
Tom'un dokuzdan önce yatmaya gitmesi olağandışı değil.
Translate from Turkish to English
Yılın bu zamanında kar yağması olağandışı.
Translate from Turkish to English
Bizim olağandışı bir ilişkimiz var.
Translate from Turkish to English
O, olağandışı olarak tutkun olmayan bir kişi olarak tanımlandı.
Translate from Turkish to English
O oldukça olağandışı.
Translate from Turkish to English
Tom'un günün bu vaktinde burada olması çok olağandışı.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şekilde ılıman bir kıştı.
Translate from Turkish to English
Gezimiz sırasında olağandışı bir şey olmadı.
Translate from Turkish to English
Akşam yemeği partilerimde olağandışı gıdalar sunmaktan hoşlanıyorum.
Translate from Turkish to English
Bu dil olağandışı derecede zordur.
Translate from Turkish to English
Tom olağandışı bir şey görmediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Sensörlerimiz olağandışı bir şey bulmadı.
Translate from Turkish to English
Sensörlerimiz olağandışı bir şey algılamadı.
Translate from Turkish to English
Sensörlerimiz olağandışı bir etkinlik tespit etmedi.
Translate from Turkish to English
Sensörlerimiz olağandışı bir etkinlik algılamadı.
Translate from Turkish to English
O kendi başına olağandışı değildir.
Translate from Turkish to English
Tom olağandışı bir atlamacıdır.
Translate from Turkish to English
Bu tür bir soğuk o kadar olağandışı değil.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şey gördün mü?
Translate from Turkish to English
Sami olağandışı bir suçla suçlandı.
Translate from Turkish to English
Bu tür kar bu alanda o kadar olağandışı değil.
Translate from Turkish to English
Bu tür hava olağandışı değil.
Translate from Turkish to English