Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olacağını"

Learn how to use olacağını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Gelecekte ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bundan sonra ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bogdan yarın orada olacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Kimse gelecekte ne olacağını söyleyemez.
Translate from Turkish to English

Bu kitabın okumaya değer olacağını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?
Translate from Turkish to English

Daha sonra ne olacağını anlatmak yok.
Translate from Turkish to English

Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.
Translate from Turkish to English

Ben, güneşli olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben, havanın iyi olacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Havanın güzel olacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Bunun kolay olacağını düşünmüştüm, fakat bütün gün çalışıyoruz ve hâlâ bitirmedik.
Translate from Turkish to English

Bunu yapmanın kolay olacağını düşündüm.
Translate from Turkish to English

Sana konserin sıkıcı olacağını söyledim. Niçin beni dinlemedin?
Translate from Turkish to English

Ben sadece arabamı yıkatmanın ve cilalatmanın kaça mal olacağını merak ediyordum.
Translate from Turkish to English

Kaça mal olacağını ona peşinen sorsan iyi olur.
Translate from Turkish to English

O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.
Translate from Turkish to English

Tom o güne kadar başka bir ülkede yaşamak için bir şansı olacağını düşünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Olacağını söylediği şey oldu.
Translate from Turkish to English

Hava tahmini sağanaklar olacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Ebediyen mutlu olacağını umuyorum.
Translate from Turkish to English

Onun bize yardımcı olacağını umuyoruz.
Translate from Turkish to English

O bana onun yaklaşık saat altıda burada olacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Yakında bir seçim olacağını söyleniyor.
Translate from Turkish to English

Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Endişelenmeyin. Size her şeyin iyi olacağını söyledim.
Translate from Turkish to English

Tom ne olacağını bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from Turkish to English

Giants'ların bu yıl şampiyon olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Lions'ların bu yıl şampiyon olacağını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom bir doktor görmenin iyi bir fikir olacağını düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farz ediyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye akşam daha sonra nerede olacağını sordu.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.
Translate from Turkish to English

Tom yarın toplantı olacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom herkesi memnun etmeye çalışmanın zaman kaybı olacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki çok yardımım olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin iyi bir kelle avcısı olacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin bir silahının olmasının iyi bir fikir olacağını düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom, akşam yemeğinden sonra yüzmenin uygun olacağını söyledi.

Tom bunun olacağını biliyordu.

Tom Mary'nin kızgın olacağını biliyordu.

Ne tür baba olacağını düşünüyorsun?

Tom herkese Mary'nin bir gün birisi için iyi bir eş olacağını düşündüğünü söyledi.

Tom yelken sporuna gitmenin eğlenceli olacağını düşündü.

Tom, çok eğlenceli olacağını düşünüyor.

Tom şu anda Mary'yi ziyaret etmemenin daha iyi olacağını düşünüyor.

Tom bu sefer doları yene çevirmemenin daha iyi olacağını düşünüyor.

Tom bundan sonra daha dikkatli olacağını söylüyor.

Tom, ne olacağını biliyor.

Tom Mary'yi hastaneye gitmesi için ikna etmenin zor olacağını biliyordu.

Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.

Tom'un bunun olacağını bilemezdi.

Tom onun olacağını sanmıyor.

Tom onun her zaman olacağını sanmıyor.

Tom kötü bir şey olacağını sanmıyor.

Tom onun her zaman olacağını düşünmüyordu.

Tom Mary'nin orada olacağını bilmiyordu.

Tom Mary'nin o kadar cana yakın olacağını ummuyordu.

Tom Mary'nin konserinin ne zaman olacağını kesinlikle biliyor.

Tom ve Mary bir sonraki çocuklarının bir erkek olacağını umuyorlar.

Tom'a ne olacağını kimsenin umurunda değil.

Tom'un polise teslim olacağını duydum.

Tom'un ne zaman evde olacağını biliyor musunuz?

Birinin evde olacağını ummamıştım.

Tom sorun olacağını önceden kestirdi.

Tom'un Noel ağacını süslemesine kimin yardımcı olacağını merak ediyorum.

Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.

Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.

Tom yeni bilgisayarın ne kadara mal olacağını kesin olarak bilmiyordu.

Tom biletin maliyetinin ne olacağını bilmiyor.

Ben sorun olacağını umuyordum.

Onun başarılı olacağını düşünüyorum.

Onun bana yardımcı olacağını umuyorum.

Onun olacağını umuyorum.

Gitmenin iyi olacağını söyledi.

Ne olacağını asla bilemezsiniz.

Yarın havanın iyi olacağını umuyorum.

O, teklifi kabul etmenin akıllıca olacağını düşündü.

Bir iPad app oluşturmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.

Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.

Sizin web sitesini çökertmenin bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.

Bloğumun çok popüler olacağını bir an bile asla düşünmedim.

Yarının hoş bir gün olacağını düşünüyor musunuz?

Onun 300 dolara mal olacağını hesapladım.

O gerçeği söylemenin daha iyi olacağını fark etti.

O bana giymek için hangi elbiselerin iyi olacağını söyledi.

Toplantının nerede olacağını herkese söyledin mi?

Toplantının nerede ve ne zaman olacağını herkese söyledin mi?

Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.

Çok sayıda insan ne olacağını görmek için bekliyorlar.

Onun biletleri almasının zor olacağını düşündüm.

Sizin web sitenizi heklemenin bu kadar kolay olacağını asla düşünmedim.

Elektriksiz hayatımızın nasıl olacağını düşünebiliyor musun?

Onun iyi olacağını umuyorum.

Ne olacağını bilmiyorum.

Yarın havanın güzel olacağını umuyorum.

Yağmur olacağını öngördü.

Soyadı "Joobs" olsaydı, Steve Jobs'un şimdiki kadar başarılı olacağını mı düşünüyorsun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English