Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olacak"

Learn how to use olacak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Doktor olacak.
Translate from Turkish to English

Yumi öğretmen olacak.
Translate from Turkish to English

Bu tırtıl harika bir kelebek olacak.
Translate from Turkish to English

Yakında o bir baba olacak.
Translate from Turkish to English

Senin yardımına ihtiyacım olacak.
Translate from Turkish to English

Onların düğünleri yarın olacak.
Translate from Turkish to English

O önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

O iki hafta New York'ta olacak.
Translate from Turkish to English

Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Translate from Turkish to English

N8, Nokia'nın Symbian 3 işletim sistemi kullanan ilk aygıtı olacak.
Translate from Turkish to English

O bir doktor olacak.
Translate from Turkish to English

Babam yakında kırk yaşında olacak.
Translate from Turkish to English

Bu metni çevirmek çok kolay olacak.
Translate from Turkish to English

Karım da seni görmekten memnun olacak.
Translate from Turkish to English

Önümüzdeki ay onun bir bebeği olacak.
Translate from Turkish to English

Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.
Translate from Turkish to English

Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
Translate from Turkish to English

Eredivisie'nin şampiyonu Ajax olacak.
Translate from Turkish to English

Yarın burada bir toplantımız olacak.
Translate from Turkish to English

Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.
Translate from Turkish to English

Arkadaşım rehberimiz olacak.
Translate from Turkish to English

Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.
Translate from Turkish to English

Onun için fazladan bir masraf olacak mı?
Translate from Turkish to English

Gösteri akşam saat yedide yayında olacak.
Translate from Turkish to English

Sam'i sadece başarısız olacak planından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştım,
Translate from Turkish to English

Daha sonra bir kişi daha bize katılıyor olacak.
Translate from Turkish to English

Ne yaptığımızı merak ediyor olacak.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
Translate from Turkish to English

İskoç Galcesi, Tatoeba'daki 89. dil olacak.
Translate from Turkish to English

Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.
Translate from Turkish to English

Evrensel dil hangisi olacak?
Translate from Turkish to English

Sen hapishaneden çıkıncaya kadar o evlenmiş olacak.
Translate from Turkish to English

Üzgünüm ama Paul hasta olduğunu bildirmek için aradı ve benim sana onun vardiyasını çalışman için ihtiyacım olacak.
Translate from Turkish to English

Hava bu gece kesinlikle iyi olacak.
Translate from Turkish to English

Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.
Translate from Turkish to English

Bu, uluslararası olduğu için altı dolar olacak.
Translate from Turkish to English

O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.
Translate from Turkish to English

O yakında burada olacak.
Translate from Turkish to English

Yarın kar yağıyor olacak.
Translate from Turkish to English

Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olacak.
Translate from Turkish to English

Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.
Translate from Turkish to English

Amcam gelecek ay iki yıldır New York'ta yaşıyor olacak.
Translate from Turkish to English

O, büyüdüğünde doktor olacak.
Translate from Turkish to English

Onu açmak için bir allen anahtara ihtiyacın olacak.
Translate from Turkish to English

Demokratik fikirlerin o ülkeye tanıtılması yavaş bir süreç olacak.
Translate from Turkish to English

Cuma gecesi lisede bir dans olacak.

Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.

O, yarın bu vakitte Londra'da olacak.

O bebek öğleye kadar beş saat uyumuş olacak.

O zamanla başarılı olacak.

Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.

Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.

O, yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.

2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.

Doktor bir dakika içinde burada olacak.

Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.

Sigara içen insanların sayısı artıyor, bu yüzden kanser yakında ölümün en yaygın nedeni olacak.

Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.

Oğlum bir öğretmen olacak.

O metni çevirmek çok kolay olacak.

Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak kitapları okumalısın.

Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak bilgi türünü içeren kitapları okumalısın.

İki öğrenci birbirleriyle konuşuyor olacak.

Yarın matematik dersimiz olacak.

Hava tahmini göre, hava yarın açık olacak.

Hava tahmini göre, yarın karlı olacak.

Neşelen! Yakında her şey iyi olacak.

Bay Suzuki, eski bir Başbakan, komitenin başkanı olacak.

Biz oraya varmadan önce, otobüs hareket etmiş olacak.

Her şey iyi olacak.

Eğer şimdi Tom'u ziyaret ederseniz, o muhtemelen TV izliyor olacak.

Ne zaman bilmiyorum, ama bir gün olacak.

O, bu bahar otuz yıldır öğretmenlik yapıyor olacak.

Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.

Havaalanına gitmek ne kadara mal olacak?

Jane çiçekleri görmek için heyecanlı olacak.

Dedikoduyla meşgul olacak zamanım yok.

Bahar çok geçmeden burada olacak.

Çocuk altı yaşında olacak.

Bay Ozawa sonraki yönetici olacak mı?

John beş dakika içinde burada olacak.

Benim çalışmalar tamam olacak.

Gelecek hayatında faydalı olacak kitaplar oku.

Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.

Yaklaşık 10.000 yene mal olacak.

Ağlama. Her şey iyi olacak.

Paris'e uçmak 500 dolara mal olacak.

Tom bir gün iyi bir futbol oyuncusu olacak.

Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.

Tom'un cenaze töreni bu hafta olacak.

Bu kış çok az kar olacak.

Bize yardımcı olacak birine ihtiyacımız var.

Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.

Tom yakında Avustralya'dan buraya varıyor olacak.

Tom bu yıl bir üniversite öğrencisi olacak.

Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.

Tom gelecek yıl otuz olacak.

Tom otuz olacak.

Tom ve Mary'nin bir bebekleri olacak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English