Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olamayacak"

Learn how to use olamayacak in a Turkish sentence. Over 59 hand-picked examples.

Gerçek olamayacak kadar iyi.
Translate from Turkish to English

Ben ona yardımcı olamayacak kadar çok meşgulüm.
Translate from Turkish to English

Onun hikayesi bir yalan olamayacak kadar çok mantıksız.
Translate from Turkish to English

Bu teklif gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor. Bit yeniği nedir.
Translate from Turkish to English

Mary'nin bir ponpon kız olamayacak kadar şişman olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Açıklamanız inandırıcı olmayacak; o gerçek olamayacak kadar imkansız.
Translate from Turkish to English

O, gerçek olamayacak kadar çok iyi.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi.
Translate from Turkish to English

O gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom emekli olamayacak kadar çok genç.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom gerçekten âşık olamayacak kadar çok fazla genç.
Translate from Turkish to English

Sen insan olamayacak mısın?
Translate from Turkish to English

Aptallar yarışsa sen ikinci olurdun çünkü birinci olamayacak kadar çok aptalsın.
Translate from Turkish to English

Aman Allahım! Bu gerçek olamayacak kadar çok iyiydi.
Translate from Turkish to English

Tom baba olamayacak kadar yeteneksiz mi?
Translate from Turkish to English

Aşık olamayacak kadar yorgunum.
Translate from Turkish to English

Aşık olamayacak kadar yaşlıyım.
Translate from Turkish to English

Aşık olamayacak kadar gencim.
Translate from Turkish to English

Vaktinde toplantıda olamayacak.
Translate from Turkish to English

Tom vaktinde toplantıda olamayacak.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki Tom bugün bizimle olamayacak.
Translate from Turkish to English

Tom bir polis olamayacak.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.
Translate from Turkish to English

O gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom orada olamayacak.
Translate from Turkish to English

Bunun doğru olamayacak kadar çok iyi olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English

Bu neredeyse doğru olamayacak kadar çok iyi.
Translate from Turkish to English

Emekli olamayacak kadar çok gençsin.
Translate from Turkish to English

Bu neredeyse gerçek olamayacak kadar çok iyi, değil mi?
Translate from Turkish to English

Kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyorsa, muhtemelen gerçek değildir.
Translate from Turkish to English

Eğer o gerçek olamayacak kadar çok iyiyse muhtemelen gerçek değildir.
Translate from Turkish to English

O bir hırsız olamayacak kadar çok zengin.
Translate from Turkish to English

Daha kötü olamayacak biçimde zamanlıyorsun.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek olamayacak kadar güzel geliyordu.
Translate from Turkish to English

Belki Tom bize yardımcı olamayacak kadar meşgul.
Translate from Turkish to English

Tom yapmak istediğini yapmana engel olamayacak.
Translate from Turkish to English

O örgüt hiçbiri güvenilir olamayacak kadar çok bilgiyi yaymaktadır.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi bir hikaye.
Translate from Turkish to English

Ateist olamayacak kadar aptalsın.
Translate from Turkish to English

O neredeyse gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Leyla, Selma'nın anne olamayacak kadar genç olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Leyla, Selma'nın anne olamayacak kadar küçük olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Leyla anne olamayacak kadar gençti.

Gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor.

Hepimiz orada olamayacak mıyız?

Leyla asla çocuk sahibi olamayacak.

Mary asla çocuk sahibi olamayacak.

Bir süre orada olamayacak mısın?

Mary anne olamayacak kadar genç.

Tom muhtemelen bugün Mary'ye yardımcı olamayacak.

Neredeyse gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor.

Tom emekli olamayacak kadar genç.

O şu anda bahanesi olamayacak bir şeyi haklı çıkarmaya çalışıyor.

Hay Allah! Gerçek olamayacak kadar güzeldi.

Bu gerçek olamayacak kadar iyi.

Bu gerçek olamayacak kadar güzel.

Bazı yalanlar gerçek olamayacak kadar güzeldir.

Mike, mizah duygusuna sahip olamayacak kadar kendini beğenmiş biri.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English