Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olgun"

Learn how to use olgun in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.

Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.
Translate from Turkish to English

Bir çocuk, olgun bir insan değildir.
Translate from Turkish to English

Elma henüz olgun değil.
Translate from Turkish to English

Peter, çocuksu kızlardan bıktı ve gerçekten olgun bir kadınla tanışmak istedi.
Translate from Turkish to English

Bu erikler olgun.
Translate from Turkish to English

Bu üzümler olgun.
Translate from Turkish to English

Bu muzlar olgun mu?
Translate from Turkish to English

Olgun bir yaşa kadar yaşadı.
Translate from Turkish to English

Elma henüz oldukça olgun değildir.
Translate from Turkish to English

Elmalar oldukça olgun değiller.
Translate from Turkish to English

Daha olgun görünmek için sakal uzattı.
Translate from Turkish to English

Olgun insanlar fikirler hakkında konuşur, aydınlar gerçekler hakkında, ve sıradan insanlar da ne yedikleri hakkında konuşurlar.
Translate from Turkish to English

Yaşlanmayı değil olgun olmayı diliyorum.
Translate from Turkish to English

Herkes başarabilir her şeyi, ben de olgun olmayı.
Translate from Turkish to English

Olgun olmamı kimler engelliyor?
Translate from Turkish to English

Size kötülük yapanlara siz de kötülükle karşılık verdiyseniz ve verecekseniz siz olgun değilsiniz demektir.
Translate from Turkish to English

Herkes olgun ben çok hamım.
Translate from Turkish to English

Siz gerçekten olgun değil hamsınız.
Translate from Turkish to English

Tom olgun.
Translate from Turkish to English

Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.
Translate from Turkish to English

Olgun muzlar sarıdır.
Translate from Turkish to English

Tom yaşına göre çok olgun.
Translate from Turkish to English

Gerçekten olgun bir bayanla tanışmak isterdim.
Translate from Turkish to English

Kardeşin yaşına göre çok olgun.
Translate from Turkish to English

Bunu bilecek kadar olgun olmalısın.
Translate from Turkish to English

Tom diğer erkek çocuklardan daha yaşlı ve daha olgun görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bunu olgun yetişkinler gibi tartışabileceğimizi düşündüm.
Translate from Turkish to English

Olgun peyniri tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Biz yalnızca olgun meyve topladık.
Translate from Turkish to English

O senin için çok olgun.
Translate from Turkish to English

Olgun olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.
Translate from Turkish to English

Ham kişi başkalarını suçlayarak kendini kıymete bindirmeye çalışır, olgun kimse de başkalarının hatasını kalbini kırmadan söyler.
Translate from Turkish to English

Herkes olgun olamaz.
Translate from Turkish to English

Sen olgun musun, çocuk musun?
Translate from Turkish to English

Olgun daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Bu muzlar olgun değil.
Translate from Turkish to English

Onlar hiç olgun değiller. Dişlerinizi kıracaksınız!
Translate from Turkish to English

Olgun bir elma ağaçtan düştü.
Translate from Turkish to English

Olgun muzun sarı rengi vardır.
Translate from Turkish to English

Olgun papaya kusmuk gibi kokuyor.
Translate from Turkish to English

Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?
Translate from Turkish to English

Geçenlerde, trende çekici olgun bir kadın gördüm.
Translate from Turkish to English

Bizim çocuklarımız olgun.
Translate from Turkish to English

Mary yaşına göre çok olgun.
Translate from Turkish to English

Yemek tarifi dört olgun domates gerektirir.
Translate from Turkish to English

Plan olgun değildir.
Translate from Turkish to English

Bir kelebek olgun bir tırtıldır.
Translate from Turkish to English

Elma olgun.

Ben olgun bir yetişkinim.

Tom çok olgun değil.

Az sonraki program sadece olgun seyirciler içindir.

Olgun olduğunu düşünmüyor musun?

Bu muzlar olgun değiller.

Bir velet için çok olgun bir şey söyledin.

Bu elmalar henüz olgun değil.

Bu elmalardan hiçbiri henüz olgun değil.

Felix sonunda kendi başına evde kalmaya başlayacak kadar olgun.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English