Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "olma"

Learn how to use olma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Asla yalnız olma.
Translate from Turkish to English

Asla tek başına olma.
Translate from Turkish to English

Çok gürültücü olma, lütfen.
Translate from Turkish to English

Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.
Translate from Turkish to English

Aptal olma.
Translate from Turkish to English

Nihayet doktor olma hayali gerçekleşti.
Translate from Turkish to English

Otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.
Translate from Turkish to English

Kötü bir çocuk olma.
Translate from Turkish to English

Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda bilim adamı eksantrik olma ününe sahiptir.
Translate from Turkish to English

Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Translate from Turkish to English

Şu öğretmen kız öğrencilere düşkün olma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.
Translate from Turkish to English

O, otuzlu yaşlara kadar bir bebek sahibi olma niyetinin olmadığını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Ben onun başka bir adamla birlikte olma düşüncesine dayanamam.
Translate from Turkish to English

Fox bir film yıldızı olma fırsatını kaçırdı.
Translate from Turkish to English

Tom'un zengin olma arzusu var.
Translate from Turkish to English

Tom tembel olma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Çok vahşi olma Jack.
Translate from Turkish to English

Yok olma yeniden doğumumu sağlar.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'nin olduğu kadar çok burada olma hakkı var.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom bir oşinograf olma hayalinden vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Polisler Tom'un kendisini öldürmüş olma olasılığını düşünmediler.
Translate from Turkish to English

Senin planının pratik olma üstünlüğü var.
Translate from Turkish to English

Her güne hayatındaki en güzel gün olma fırsatını ver.
Translate from Turkish to English

Tom bir aktör olma ümidinden vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Tom, kazadan beri profesyonel bir dansçı olma umudundan vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Başarı için çok istekli olma.
Translate from Turkish to English

O, bir aktör olma yeteneğinden yoksundur.
Translate from Turkish to English

Sanırım benim emekli olma zamanımdır.
Translate from Turkish to English

O, ona emekli olma niyetini bildirdi.
Translate from Turkish to English

Bu anlattığının doğru olma olasılığı yok.
Translate from Turkish to English

Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.
Translate from Turkish to English

Teslim olma.
Translate from Turkish to English

O, aylak olma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Çok çekingen olma.
Translate from Turkish to English

Neredeyse eve gidiyor olma zamanım.
Translate from Turkish to English

Bu kuş türü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.
Translate from Turkish to English

Eleştiriye karşı çok duyarlı olma.
Translate from Turkish to English

Hasta insanlar kötümser olma eğilimindedirler.
Translate from Turkish to English

Onun kötümser olma eğilimi var.

Başbakan olma tutkusunu taşıyordu.

Konsantre olma yeteneğini kaybettin.

Bir pilot olma hayalinden vazgeçti.

Başbakan olma hırsı vardı.

Onun başarılı olma ihtimali var.

Hastalıklı erkek kardeşime bakmaktan dolayı bir doktor olma arzum arttı.

Bir doktor olma ümidiyle gitti.

Tom'un bir şey üzerine konsantre olma sorunu var.

Çılgın olma.

Kenji bir doktor olma umudundan vazgeçti.

Ciddi bir şey olma ihtimali var.

Çocuklara karşı çok sert olma.

Çok utangaç olma.

Paranoyak olma.

İşgüzar olma.

İğrenç olma.

Bu kadar dikkatsiz olma!

Bu kadar dramatik olma.

Bu kadar olumsuz olma.

Bu kadar öfkeli olma.

Çok sabırsız olma.

Tatoeba, yok olma tehlikesinde olan dillerin korunmasında katkıda bulunabilir mi?

Bir açıklama daha olma ihtimalini göz önünde bulundurmak için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.

Havanın ağırlığa sahip olma fikri çocuklara şaşırtıcı geldi.

Ona engel olma.

Bugün Cuma! Sarhoş olma zamanı.

Sanırım Tom'un burada olma nedeni bu.

Oh, o kadar alçak gönüllü olma.

Çok aptal olma.

Tom'a çok sert olma.

Tom'un başarılı olma şansı yok.

Çok seçici olma.

Çok ukala olma.

Ona bağlı olma.

Sevimsiz olma.

Çok emin olma.

Çok uzun süre olma.

Deli olma.

Pislik olma.

İkiyüzlü olma.

Kahraman olma.

Korkak olma.

Çok emin olma belki de Tom çoktan ölmüştür.

Sadece teslim olma.

Kişisel olma.

Açgözlü olma.

Sarhoş olma.

Budala olma.

Mahcup olma.

Zor olma.

Nazlı olma.

Çocuksu olma.

Bir avukat olma düşüncesiyle gece gündüz çalıştı.

Öyle karamsar olma.

İnatçı bir aptal olma.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English