Learn how to use olmazsa in a Turkish sentence. Over 94 hand-picked examples.
Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.
Translate from Turkish to English
Tom başarmak için bir şansı olduğunu düşünmüyordu fakat o hiç olmazsa bir fırsat vermek istedi.
Translate from Turkish to English
O olmazsa, çaresiz kalırım.
Translate from Turkish to English
Su olmazsa, kısa sürede ölürüz.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa teşekkür ederim diyebilirsin.
Translate from Turkish to English
Çamaşır makinesi bir evin olmazsa olmazıdır.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa nedenini araştırmalıyız.
Translate from Turkish to English
Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.
Translate from Turkish to English
Eğer güneş ışığı olmazsa hiçbir şey göremeyiz.
Translate from Turkish to English
Hey, eğer yemek yediye kadar hazır olmazsa restorana gideceğim.
Translate from Turkish to English
Bir insan gerçekçi olmazsa ve iş düşünmezse işte uzun kalmaz.
Translate from Turkish to English
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.
Translate from Turkish to English
Tom'un hiç olmazsa yardım önermesini umuyordum.
Translate from Turkish to English
Doktorlar aynı fikirde olmazsa kim karar verecek?
Translate from Turkish to English
Bu akşam partiye gidecek misin? Olmazsa gidip film izleyelim.
Translate from Turkish to English
Bu akşam partiye gider misin? Olmazsa gidip film izleyelim.
Translate from Turkish to English
Bir mücize olmazsa, bunu zamanında yapamayacağız.
Translate from Turkish to English
Tom dikkatli olmazsa kendini öldürtecek.
Translate from Turkish to English
Eğer zamanım olmazsa, seninle gelemeyeceğim.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa pencereden dışarıya bakmak istemediğine inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
İş olmazsa, hiç para biriktiremem.
Translate from Turkish to English
O olmazsa beni suçlama.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa onlarla konuşayım.
Translate from Turkish to English
Tom biraz daha dikkatli olmazsa kendini incitecek.
Translate from Turkish to English
Tom dikkatli olmazsa öldürülecek.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa duş alabilirsin.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa Tom'u ziyaret edebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa altıda gelin.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa uyudun.
Translate from Turkish to English
Rebecca'nın hiç olmazsa iki kızı var.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa üzgün olduğunu söyle.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa "teşekkür ederim" diyebilirsin.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa yatacak bir yerim var.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa zamanında gelmeye çalış.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa Tom'un hayatta olduğunu biliyoruz.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa bir şey üzerinde hepimiz aynı fikirdeyiz.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.
Translate from Turkish to English
Tom 2.30'a kadar burada olmazsa o muhtemelen hiç gelmeyecek.
Translate from Turkish to English
Tom dikkatli olmazsa yaralanacak.
Translate from Turkish to English
Güneş hayat için olmazsa olmazdır.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa Tom'u aramamız gerektiğini düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa Tom'un durumu anlayacağını düşündüm.
Eğer akşam yemeği yediye kadar hazır olmazsa, bir restorana gidiyorum.
Tom dikkatli olmazsa kendini incitir.
Eğer başka hiçbiri başarılı olmazsa, ateş kullan.
Pekala, akşam yemeği yediye kadar hazır olmazsa, bir restorana gideceğim.
Tom dikkatli olmazsa kendini incitebilir.
Eğer dikkatli olmazsa Tom incinecek.
Olursa olur, olmazsa olmaz.
Olursa olur, olmazsa oluru olur.
Olursa olur, olmazsa olduğu kadar.
Tom dikkatli olmazsa kendini incitecek.
Eğer bana yardım edemiyorsan, hiç olmazsa çalışmama izin ver.
Su olmazsa hayatta kalamayız.
Tom bu gece partide olmazsa çok şaşırırım.
Hiçbiri olmazsa talimatları okuyun.
Zahmet olmazsa.
Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.
Hiç olmazsa planımı düşünür müsün?
Eğer dikkatli olmazsa Tom yaralanır.
Eğer dikkatli olmazsa Tom öldürülür.
Lisans öncesi eğitim olmazsa olmaz.
Bir futbol mucizesi olmazsa Anadoluspor turu geçen taraf olacak.
Kimse engel olmazsa Tom bunu yapacak.
Bir futbol mucizesi olmazsa Anadoluspor turu geçmeye çok yakın.
Bu amaca ulaşmak için o zaman akıllarına gelen tek çıkar yol, İngiltere'nin, olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamaktı.
Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.
Tom teslim olmazsa vurun.
Bağımsız yargı, işleyen bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır.
Hong Kong'da olmazsa olmaz denebilecek iki sıvı gıda vardır: Kanton çorbası ve congee. İlginçtir ki çorba olan ne kadar bol malzemeli ve koyu kıvamlı olsa da hep "içilir", congee ise ne kadar hafif kıvamlı olursa olsun hep "yenir".
Yağmur hayat için olmazsa olmazdır.
Ekmek olmazsa yemek olmaz.
Bu, enfeksiyonu durdurmak mümkün olmazsa yayılma hızını azaltmamıza olanak sağlayacak.
Üç dondurma, zahmet olmazsa.
Olmazsa olmazlarımızın olmasa da olurlarıyız.
Olmazsa olmazımsın.
Bu olmazsa beni ara.
Güvenilirlik ve şeffaflık olmazsa olmazlardan.
Kanıt olmazsa, bir ülke kendi tarihine nasıl sahip olabilir ki?
Hamurlu tatlıların yanına yoğurt ya da ayran, sütlü tatlıların üstüne ise tarçın olmazsa olmazımdır.
Ağ merkezli harp becerisi günümüzde ordular için olmazsa olmaz bir gereklilik.
Olmazsa hayatımın bir anlamı kalmaz dediğin bir şey var mı?
Kahvaltıda olmazsa olmaz dediğin şey ne?
Hiçbir ekonomik değeri olmadığı halde olmazsa olmaz olan bir şey söyler misin?
"Susar mısın?" "Evet, susarım. Hatta susadım bile. Zahmet olmazsa bir bardak su getirebilir misin lütfen?"
Bu kampçılar için olmazsa olmaz bir alet.
Lavta Rönesans müziğinin olmazsa olmazlarındandır.
Sabır öğretmenler için olmazsa olmazdır.
Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.
Bol bol kitap okumak kelime hazneni geliştirmek için olmazsa olmazdır.
Bana olmazsa olmazlarını say.
Limon, midyenin olmazsa olmazıdır.
Kahvaltıda miso çorbası olmazsa olmazdır.