Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ordu"

Learn how to use ordu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Macbeth, düşmanına saldırmak için bir ordu yetiştirdi.
Translate from Turkish to English

Ordu onu istifa etmeye zorladı.
Translate from Turkish to English

Yenilmiş ordu ülkeden geri çekildi.
Translate from Turkish to English

Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.
Translate from Turkish to English

Ordu komşu ülkeye baskınlar yaptı.
Translate from Turkish to English

Ordu nehir boyunca yavaşça ilerledi.
Translate from Turkish to English

Ordu isyanı bastırdı.
Translate from Turkish to English

Ordu sınırı korumak için kuzeydedir.
Translate from Turkish to English

Ordu küçük muhalefetle karşı karşıya geldi.
Translate from Turkish to English

Büyük bir ordu ve donanmaya ihtiyaç olacaktı.
Translate from Turkish to English

O ordu kampına döndü.
Translate from Turkish to English

Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?
Translate from Turkish to English

Ordu, madencileri uzaklaştırmak için asker gönderdi.
Translate from Turkish to English

Ordu geri çekilmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Ordu tepeye kadar ilerledi.
Translate from Turkish to English

Ordu düşmanın üzerine ilerledi.
Translate from Turkish to English

Ordu hükümeti devraldı.
Translate from Turkish to English

Ordu kasabayı düşmana bıraktı.
Translate from Turkish to English

Ordu cephaneliğini düşmana bıraktı.
Translate from Turkish to English

Ordu yanlış yönde ilerliyordu.
Translate from Turkish to English

Ordu nehre doğru ilerledi.
Translate from Turkish to English

Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
Translate from Turkish to English

Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.
Translate from Turkish to English

Ordu, uluslararası havaalanı üzerindeki kontrolünü kaybetti.
Translate from Turkish to English

O, Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun bir üyesiydi.
Translate from Turkish to English

Bir ordu midesi üzerinde yürür.
Translate from Turkish to English

Ordu antiterörizm operasyonuna devam ediyor.
Translate from Turkish to English

Her iki ordu bir diğerinin önüne yerleştirildi ve günlerini bir şey yapmadan geçirdiler.
Translate from Turkish to English

Ordu bir fiziksel engel nedeniyle Tom'u kabul etmedi.
Translate from Turkish to English

Güçlü bir ordu şehri korudu.
Translate from Turkish to English

Neden ordu hakkında konuşmaktan hoşlanıyor?
Translate from Turkish to English

Ordu geri çekildi.
Translate from Turkish to English

O askerdeyken, sıkı ordu kurallarına uydu.
Translate from Turkish to English

Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.
Translate from Turkish to English

O neden hâlâ ordu hakkında konuşuyor?
Translate from Turkish to English

O, ordu hakkında konuşmaktan hoşlanır.
Translate from Turkish to English

Ordu asi kampını bastı.
Translate from Turkish to English

Bu 70.000 kişilik bir ordu.
Translate from Turkish to English

O neden ordu hakkında konuşmak için durdu?
Translate from Turkish to English

Yumruğumda bir ordu hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Hannibal bir ordu ile Alpler'i geçti.
Translate from Turkish to English

Ordu, Fransa ve İspanya arasındaki sınırı koruyor.
Translate from Turkish to English

Ordu, terörle mücadele operasyonuna devam ediyor.
Translate from Turkish to English

Muzaffer ordu, ülkeden geri çekildi.
Translate from Turkish to English

Bizim ordu büyük ve cesur için ülkemiz kazanacak.

Ordu, devlet içinde bir devlettir, çağımızın kötülüklerinden biridir.

Bizim ordu düşmana karşı bir gece baskını düzenledi.

Yeni başkan ordu kurmak istiyor.

Ordu kamyonları konvoyu yolu kapatıyordu.

Ordu habersizce saldırıya uğradı.

Ordu kaleyi birkaç gün kuşattı.

Ordu acımasızca yenildi.

Ordu başkentin beş kilometre güneyindeki düşmanla meşguldü.

Ordu fazlası mağazasında bir sırt çantası aldım.

Ordu birkaç saat içinde başkaldırıyı çökertti.

Tom bir emekli ordu albayı.

Tom ordu istihbaratındadır.

Ordu her zaman işe alır.

Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.

Tom emekli bir ordu albayı.

Sambo, Sovyet Kızıl Ordu tarafından yaratılmış bir Rus dövüş sanatıdır.

Ordu, askerlerden oluşan bir bütündür.

Genel durumu saptamak için ordu birliklerinin nerelerde ve ne durumda olduklarını açıklamak isterim.

Anadolu'da, başlıca iki ordu müfettişliği kurulmuştu.

Merkezi Konya'da bulunan İkinci Ordu Müfettişliğine bağlı birliklerin durumu şöyle idi:

Dokuzuncu Ordu Müfettişliği, ki müfettişi bendim, karargâhımla Samsun'a çıkmış bulunuyordum.

Ordu, adı var kendi yok bir durumda.

Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.

Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor.

27 Mayıs 1919 gününde Havza'dan, hem Yirminci Kolordu Komutanı'ndan hem de bu kolordunun bağlı olduğu Konya'daki ordu müfettişliğinden Afyonkarahisar'daki tümenin güçlendirilmesi için hangi kaynaklardan yararlanıldığını ve gücünün artırılıp artırılamayacağını ve bugünkü durumumuza göre, bu tümene nasıl bir görev verilmesinin düşünüldüğünü sordum.

Ordu müfettişi de, 30 Mayıs 1919'da verdiği yanıtta "23. Tümen, Karahisar'ın güvenliğini korumakla birlikte, düşmanın her türlü işgaline, her türlü araçla karşı koyacaktır." diyordu.

Yirminci Kolordu ve Konya'daki Ordu Müfettişliği ile ilişki kurmam üzerine aldığım haberlerden uyanıklığı gerektiren noktaları 1 Haziran 1919'da Erzurum'da On Beşinci Kolordu ve Samsun'da Üçüncü Kolordu ve Diyarbakır'da On Üçüncü Kolordu Komutanlarına bildirdim.

"Plaka kodu 52 olan ilimiz hangisidir?" "Ordu."

"Telefon kodu 452 olan ilimiz hangisidir?" "Ordu."

Ordu ilinin yüz ölçümü 5.861 km²'dir.

"Akkuş ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Altınordu ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Aybastı ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Çamaş ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Çatalpınar ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Çaybaşı ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Fatsa ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Gölköy ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Gülyalı ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Gürgentepe ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"İkizce ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Kabadüz ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Kabataş ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Korgan ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Kumru ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Mesudiye ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Perşembe ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Ulubey ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

"Ünye ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Ordu."

Ordu, amaçlanan hedeflere ulaşıldığını belirtti.

Suça polis bakar, ordu değil.

Türkiye'de hükümetle ordu çatışmak üzere mi?

Ordu kente girerse kaçabilirler.

Ordu ve poliste izinler kaldırılacak.

Burada ordu veya polis olmayacak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English