Learn how to use ormanda in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ormanda yalnız başına yaşadı.
Translate from Turkish to English
Ormanda tek başına yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Beni ilkel bir ormanda yalnız bırakarak kampa geri döndün.
Translate from Turkish to English
Dün ormanda bisiklete biniyorduk.
Translate from Turkish to English
Eğer hava açarsa, ormanda yürüyüşe gideceğiz.
Translate from Turkish to English
Yabanî hayvanlar ormanda yașar.
Translate from Turkish to English
O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.
Translate from Turkish to English
O, ormanda yürüdüğünü, yabani çiçekler aradığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom ormanda yürüyüş yapmayı sever.
Translate from Turkish to English
Tom ormanda yürüyüşü seviyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary ormanda birlikte yürümeyi severler.
Translate from Turkish to English
Ormanda niçin kayboldun?
Translate from Turkish to English
Adam ormanda yolunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
O, ormanda yürüdü.
Translate from Turkish to English
Ormanda kayboldum.
Translate from Turkish to English
Tom ormanda kayboldu.
Translate from Turkish to English
Ben ormanda yolumu kaybettim.
Translate from Turkish to English
Ormanda yolumu kaybettim.
Translate from Turkish to English
Biz ormanda yolumuzu kaybettik.
Translate from Turkish to English
O, ormanda yolunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
O, ormanda tek başına yaşar.
Translate from Turkish to English
O, ormanda avlanmaya gitti.
Translate from Turkish to English
Her gün ormanda yürürüm.
Translate from Turkish to English
O, ormanda dolaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Tek başıma ormanda yürüdüm.
Translate from Turkish to English
Kuşlar ormanda şakıyorlardı.
Translate from Turkish to English
Vahşi hayvanlar ormanda yaşarlar.
Translate from Turkish to English
Yabani tavşanlar ormanda görülebilirler.
Translate from Turkish to English
Bazı yabani tavşanları ormanda görebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Bu ormanda hayalet varmış.
Translate from Turkish to English
Bu ormanda bir sürü kuş var.
Translate from Turkish to English
Ormanda yürürken kayboldu.
Translate from Turkish to English
Çocuk ormanda yolunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
Ormanda ortalık tekrar sessiz oldu.
Translate from Turkish to English
Bu ormanda çok sayıda hayvan görebilirsin.
Translate from Turkish to English
Ormanda beni bir sürü böcek ısırdı.
Translate from Turkish to English
Prens ormanda kayboldu.
Translate from Turkish to English
Tom ormanda yolunu kaybetti.
Translate from Turkish to English
Efsaneye göre bu ormanda bir zamanlar hayalatler varmış, o yüzden de insanlar girmezlermiş.
Translate from Turkish to English
Ormanda bir patika var.
Translate from Turkish to English
Ormanda yürüyüşe çıktık.
Translate from Turkish to English
Ormanda tek başına bırakıldı.
Translate from Turkish to English
Biz ormanda bir patika açtık.
Translate from Turkish to English
Ormanda bir yol açtık.
Translate from Turkish to English
Küçük çocuk ormanda kayboldu.
Translate from Turkish to English
Ormanda pek geyik görmedik.
Translate from Turkish to English
Ormanda balta ile yolumuzu açtık.
Translate from Turkish to English
Ormanda yürüyüşe gitmek eğlencelidir.
Translate from Turkish to English
Ormanda, iki yabancı ile karşılaştı.
Translate from Turkish to English
Ormanda çok farklı bitkiler var.
Translate from Turkish to English
Sisli ormanda yavaşça gözden kayboldu.
Translate from Turkish to English
Ormanda birçok böcek tarafından ısırıldım.
Translate from Turkish to English
Ormanda yaşarken sıtmaya yakalanmış.
Translate from Turkish to English
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.
Translate from Turkish to English
Tom geceyi ormanda tek başına geçirdi.
Bu sessiz sakin ormanda avlanmak yasaktır.
İki küçük sincap, bir beyaz sincap ve bir siyah sincap büyük bir ormanda yaşardı.
Tom'un o gün ormanda ne toparladığını düşünüyorsun?
Tom ormanda bulduğu mantarları yemeseydi şimdi hayatta olurdu.
Hava karardıktan sonra ormanda oynamayın.
Bir ormanda olduğumu hayal ettim.
Yaşlı kadın ormanda odun topluyordu.
O, ormanda iki yabancıyla karşılaştı.
Ormanda yürüyüşe gittik.
Bir gün, ormanda bir kurtla karşılaştı.
Ormanda bir köpeğin havladığını duydum.
Ormanda piknik yaptık.
Bu ormanda hiç kuş yok.
Ormanda hava harikadır.
Tom ormanda bir şey bulduğunu söyledi.
Kurtlar ormanda geziniyor.
Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz.
Tom ormanda tek başına yaşar.
Ormanda ateş ile dikkatli ol.
Bir gün ormanda bir kurtla tanıştı.
Kurtlar ormanda dolaşıyor.
Köpek, tavşanı ormanda kovaladı.
Biz ormanda yolu şaşırdık.
Tom ormanda saklanıyordu.
Tom ormanda küçük bir kulübede tek başına yaşar.
Ben ormanda kayboldum.
Uzun süredir ormanda olduğunuzu düşünüyorum.
Hayvanlar ormanda yaşar.
Ormanda kayboldu.
Ormanda kaybolduk.
Ormanda biraz yolumu kaybettim.
Tom ormanda tek başına yaşıyordu.
Tom ormanda yapayalnız yaşıyor.
Tom ormanda tek başına yaşıyor.
Tom ormanda yürüyor.
Dan ormanda bir ceset buldu.
Ormanda maymunlar saçaklardan aşağıya iniyorlardı.
Tom ormanda yolunu yaptı.
Ormanda hangi kuşlar ötüyor?
Bütün gün ormanda saklandım.
Tom'un tam evinin arkasındaki ormanda saklandım.
Mary ormanda çilekler topluyor.
Biz ormanda kaybolduk.
Biz ormanda yürüdük.
Tom elektrik ve akarsu olmadan ormanda yaşıyor.