Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ortam"

Learn how to use ortam in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.

Elbisen ortam için uygun değil.
Translate from Turkish to English

Onun konuşması ortam için uygundu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin giydiğinin ortam için uygun olduğunu düşünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şey için dolabıma baktım fakat ortam için uygun bir şey bulamadım.
Translate from Turkish to English

Onun ceketi ortam için uygun değildi.
Translate from Turkish to English

Ortam iletişimi etkiler.
Translate from Turkish to English

Ortam farklılaştı mı?
Translate from Turkish to English

Bu lokantadaki ortam hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English

Bundan daha iyi bir ortam bulunamaz.
Translate from Turkish to English

Ben olsam, ortam yatışana kadar birkaç ay beklerdim.
Translate from Turkish to English

Ortam rahatsız ediciydi.
Translate from Turkish to English

O geldiğinde ortam gerginleşti.
Translate from Turkish to English

Bu düşmanca bir ortam.
Translate from Turkish to English

Ortam akışını dinlemeyi severim.
Translate from Turkish to English

Televizyon ortam olarak her halükarda modası geçmiş.
Translate from Turkish to English

Tişört ve kot bu ortam için uygun değildir.
Translate from Turkish to English

Sabahleyin ortam akşamkinden daha aydınlıktır.
Translate from Turkish to English

Kütüphanenin sessizliği, öğrenim için mükemmel bir ortam sağladı.
Translate from Turkish to English

Slartibartfast'ın en sevdiği ortam Norveç'in fiyortlarıydı.
Translate from Turkish to English

Bu güvensiz bir ortam yarattı.
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki, Nuh'un gemisi ejderhalar, dinozorlar ve tek boynuzlular için uygun bir ortam değildi.
Translate from Turkish to English

Henüz mutlu bir ortam bulmadık.
Translate from Turkish to English

Evet, bence bu İngilizce öğrenmek için iyi bir ortam.
Translate from Turkish to English

Sami, çocukları için istikrarlı bir ortam sağlamak için çok sıkı çalıştı.
Translate from Turkish to English

Maçta ortam iyice gerildi.
Translate from Turkish to English

Amerika'da ortam İslam aleyhtarı.
Translate from Turkish to English

Boston'da ortam nasıl?
Translate from Turkish to English

Ortam süper.
Translate from Turkish to English

Cildimiz ortam sıcaklığındaki dalgalanmalardan kolaylıkla etkilenebilir.
Translate from Turkish to English

Yeni iş, yeni ortam sana iyi gelebilir.
Translate from Turkish to English

Ortam buram buram Anadolu irfanı kokuyor.
Translate from Turkish to English

Vatan bize, ortam size emanet.
Translate from Turkish to English

Mevcut ortam, bir tür balon olarak tanımlanabilir mi?
Translate from Turkish to English

Ortam harika.
Translate from Turkish to English

Valla yarraam bizde ortam böyle.
Translate from Turkish to English

Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Translate from Turkish to English

Borsa, fakirlerin zenginlere gönüllü olarak parasını teslim ettiği enteresan bir ortam.
Translate from Turkish to English

Ortam gergin.
Translate from Turkish to English

Herkesin aynı düşündüğü bir ortam, yaratıcı süreçlere engel olabilir.
Translate from Turkish to English