Learn how to use ortam in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.
Elbisen ortam için uygun değil.
Translate from Turkish to English
Onun konuşması ortam için uygundu.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin giydiğinin ortam için uygun olduğunu düşünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Giyecek bir şey için dolabıma baktım fakat ortam için uygun bir şey bulamadım.
Translate from Turkish to English
Onun ceketi ortam için uygun değildi.
Translate from Turkish to English
Ortam iletişimi etkiler.
Translate from Turkish to English
Ortam farklılaştı mı?
Translate from Turkish to English
Bu lokantadaki ortam hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English
Bundan daha iyi bir ortam bulunamaz.
Translate from Turkish to English
Ben olsam, ortam yatışana kadar birkaç ay beklerdim.
Translate from Turkish to English
Ortam rahatsız ediciydi.
Translate from Turkish to English
O geldiğinde ortam gerginleşti.
Translate from Turkish to English
Bu düşmanca bir ortam.
Translate from Turkish to English
Ortam akışını dinlemeyi severim.
Translate from Turkish to English
Televizyon ortam olarak her halükarda modası geçmiş.
Translate from Turkish to English
Tişört ve kot bu ortam için uygun değildir.
Translate from Turkish to English
Sabahleyin ortam akşamkinden daha aydınlıktır.
Translate from Turkish to English
Kütüphanenin sessizliği, öğrenim için mükemmel bir ortam sağladı.
Translate from Turkish to English
Slartibartfast'ın en sevdiği ortam Norveç'in fiyortlarıydı.
Translate from Turkish to English
Bu güvensiz bir ortam yarattı.
Translate from Turkish to English
Ne yazık ki, Nuh'un gemisi ejderhalar, dinozorlar ve tek boynuzlular için uygun bir ortam değildi.
Translate from Turkish to English
Henüz mutlu bir ortam bulmadık.
Translate from Turkish to English
Evet, bence bu İngilizce öğrenmek için iyi bir ortam.
Translate from Turkish to English
Sami, çocukları için istikrarlı bir ortam sağlamak için çok sıkı çalıştı.
Translate from Turkish to English
Maçta ortam iyice gerildi.
Translate from Turkish to English
Amerika'da ortam İslam aleyhtarı.
Translate from Turkish to English
Boston'da ortam nasıl?
Translate from Turkish to English
Ortam süper.
Translate from Turkish to English
Cildimiz ortam sıcaklığındaki dalgalanmalardan kolaylıkla etkilenebilir.
Translate from Turkish to English
Yeni iş, yeni ortam sana iyi gelebilir.
Translate from Turkish to English
Ortam buram buram Anadolu irfanı kokuyor.
Translate from Turkish to English
Vatan bize, ortam size emanet.
Translate from Turkish to English
Mevcut ortam, bir tür balon olarak tanımlanabilir mi?
Translate from Turkish to English
Ortam harika.
Translate from Turkish to English
Valla yarraam bizde ortam böyle.
Translate from Turkish to English
Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Translate from Turkish to English
Borsa, fakirlerin zenginlere gönüllü olarak parasını teslim ettiği enteresan bir ortam.
Translate from Turkish to English
Ortam gergin.
Translate from Turkish to English
Herkesin aynı düşündüğü bir ortam, yaratıcı süreçlere engel olabilir.
Translate from Turkish to English