Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "oynar"

Learn how to use oynar in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Benimle oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Ken her gün futbol oynar.
Translate from Turkish to English

O her gün beyzbol oynar.
Translate from Turkish to English

Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.
Translate from Turkish to English

Ken tenis oynar mı?
Translate from Turkish to English

Bovling oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Haftada bir kez, o, arkadaşları ile tenis oynar.
Translate from Turkish to English

TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.
Translate from Turkish to English

Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman kazanmak için oynar.
Translate from Turkish to English

Tom bir profesyonel gibi beyzbol oynar.
Translate from Turkish to English

Tom mahallesindeki diğer çocuklarla sık sık beyzbol oynar.
Translate from Turkish to English

Büyükannem benden daha hızlı yürür, ve benim oynadığımdan daha iyi tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O bugün dışarıda oynar.
Translate from Turkish to English

Dedem iyi şogi oynar. Seviyesi dördüncü dan ve amatör.
Translate from Turkish to English

Bill genellikle tek başına oyuncakları ile oynar.
Translate from Turkish to English

Jane de tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Ann çok iyi tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O futbol oynar.
Translate from Turkish to English

Tenis oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Futbol oynar mısın?
Translate from Turkish to English

O hafta sonlarında golf oynar.
Translate from Turkish to English

O her gün tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O, her Pazar golf oynar.
Translate from Turkish to English

Futbol ya da ragbi oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Basketbolu iyi oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Bizimle tenis oynar mısın?
Translate from Turkish to English

Tom ne sıklıkta hokey oynar?
Translate from Turkish to English

O, sabahleyin tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O çok iyi tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O, ayda iki ya da üç kez golf oynar.
Translate from Turkish to English

Kenji tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O, her zaman iyi oynar.
Translate from Turkish to English

Golf oynar mısın, Takaki?
Translate from Turkish to English

O, her hafta sonu golf oynar.
Translate from Turkish to English

O, her Pazar tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Marco haftada iki kez tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Herkes aşk oyununu oynar.
Translate from Turkish to English

Babam her Pazar golf oynar.
Translate from Turkish to English

Bir haftada üç kez tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Ne annem ne de babam golf oynar.
Translate from Turkish to English

Babam her pazar tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Bazı delikanlılar tenis oynar diğerleri futbol.
Translate from Turkish to English

Tom bazen Mary ile tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Babam golf oynar fakat iyi değil.
Translate from Turkish to English

Her gün okuldan sonra tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.
Translate from Turkish to English

Sınavlar eğitimde büyük rol oynar.
Translate from Turkish to English

Bazı çocuklar sürekli video oyunu oynar.
Translate from Turkish to English

Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O iyi bir yüzücüdür ve ayrıca güzel tenis oynar.
Translate from Turkish to English

O orada oynar.
Translate from Turkish to English

Kim golf oynar?
Translate from Turkish to English

Tom atlar üzerine bahis oynar.
Translate from Turkish to English

Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.

İyi tenis oynar mısın?

Onlarla poker oynar.

Tom ragbi oynar.

Onlar futbol oynar.

Onlar basketbol oynar.

Genç erkekler oynar ve yaşlı erkekler izler.

Golf oynar mısın?

Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.

O ne zaman tenis oynar.

Akira iyi tenis oynar.

Akira güzel tenis oynar.

Kedi bir oyun oynar ama fare ölür.

Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.

Okuldan sonra beyzbol oynar.

Tom benden daha iyi tenis oynar.

Tom ayda üç ya da dört kez golf oynar.

Tom neredeyse her gün okuldan sonra tenis oynar.

Voleybol oynar mıydın?

Kartlarını iyi oynar.

O, okuldan sonra tenis oynar.

O, okuldan sonra beyzbol oynar.

Şans, hayatta önemli bir rol oynar.

Siz ikiniz hiç birlikte tenis oynar mısınız?

Tom okuldan sonra genellikle tenis oynar.

Tom her gün okuldan sonra futbol oynar.

Tom her hafta sonu golf oynar.

Tom haftada üç gün okuldan sonra tenis oynar.

Tom haftada üç gün tenis oynar.

Tom çok iyi tenis oynar.

"Diye tenis oynar mı?" "Evet oynar."

Satranç oynar mısın?

Squash oynar mısın?

Tom en az haftada bir kez Mary ile tenis oynar.

Basketbol oynar mısın?

Tom ve Mary her öğleden sonra birlikte tenis oynar.

Siz çocuklar futbol oynar mısınız?

Lütfen tango oynar mısın?

Her gün tenis oynar.

Doğa, hayatımızda önemli bir rol oynar.

Japonya dünya ekonomisinde anahtar bir rol oynar.

O, büyük yeteneğiyle Machbeth rolü oynar.

Müzik çalar, şarkıcılar söyler, dansçılar oynar.

Tom lekros oynar.

Tom futbol oynar.

O iyi tenis oynar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English