Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "oyun"

Learn how to use oyun in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Mahjong genellikle dört kişi oynanan bir oyun.
Translate from Turkish to English

Bunların tümünün sadece bir oyun olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Oyunu ilk kez başlattığınızda oyun yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir.
Translate from Turkish to English

Oyun oynamak için hava boşluğuna yakın yerleri tercih etmeyin.
Translate from Turkish to English

Oyun oynamak için hava boşluğuna yakın yerleri seçmeyin.
Translate from Turkish to English

Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.
Translate from Turkish to English

Yağmur dolayısıyla oyun ertelendi.
Translate from Turkish to English

Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Oyun birçok insanı heyecanlandırdı.
Translate from Turkish to English

Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.
Translate from Turkish to English

Biz bazen bir oyun oynamalıyız.
Translate from Turkish to English

Babam bana bir oyun verdi.
Translate from Turkish to English

Aşk bir oyun değildir, bu nedenle sadece en iyi parçaları seçemezsiniz!
Translate from Turkish to English

O, oyun için güzel bir önsöz yazdı.
Translate from Turkish to English

Oyun bitti.
Translate from Turkish to English

Bu oyun sona erdi.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağsın ya da yağmasın, oyun düzenlenecek.
Translate from Turkish to English

Oyun çok ilginçti.
Translate from Turkish to English

Hem iş hem de oyun sağlık için gereklidir.
Translate from Turkish to English

Hem iş hem de oyun önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom yeni tiyatroda bir oyun izledi.
Translate from Turkish to English

Tom santrançta bana bir oyun dayanabilir.
Translate from Turkish to English

Oyun üç perdeliktir.
Translate from Turkish to English

Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.
Translate from Turkish to English

Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
Translate from Turkish to English

Oyun bittiğinde çok yorgun hissettim.
Translate from Turkish to English

Monopoly ailelerin oynaması için popüler bir oyun.
Translate from Turkish to English

Şiddetli yağmur nedeniyle, oyun iptal edildi.
Translate from Turkish to English

Daha çok oyun çalışmak için daha az zaman anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

Dışarı çıkıp oyun oynayabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Oyun oynayalım.
Translate from Turkish to English

Mike erkek kardeşine kötü bir oyun oynadı.
Translate from Turkish to English

Jack bana kirli bir oyun oynadı.
Translate from Turkish to English

O bir oyun yazarı.
Translate from Turkish to English

Bu oyun ertelendi.
Translate from Turkish to English

Bu son oyun.
Translate from Turkish to English

O heyecan verici bir oyun.
Translate from Turkish to English

Oyun iptal edildi.
Translate from Turkish to English

Oyun yağmurdan dolayı durduruldu.
Translate from Turkish to English

Oyun heyecan verici oldu.
Translate from Turkish to English

Oyun 14.00'te başlar.
Translate from Turkish to English

Oyun çok heyecan vericiydi.
Translate from Turkish to English

Oyun iyi bir topluluk çekti.
Translate from Turkish to English

Biz oyun için koltukları ayırttık.
Translate from Turkish to English

Oyun saat kaçta başlayacak?
Translate from Turkish to English

Oyun tam zamanında başladı.
Translate from Turkish to English

Oyun yapması için köpeği eğittim.
Translate from Turkish to English

Oyun saat dokuzda sona erdi.
Translate from Turkish to English

Bugünkü oyun nasıldı?

Oyun gerçek bir hikayeye dayalıdır.

Oyun süresiz ertelendi.

Ne heyecanlı bir oyun!

Bu oyun hilelidir.

O oyun korkunçtu.

Bu oyun bir müzikaldir.

Onlar heyecan verici bir oyun oynadılar.

İyi bir oyun tavsiye edebilir misiniz?

Oyun saat kaçta başlar?

Bizim çocuk arkadaşıyla oyun oynuyor.

Shakespeare, İngiltere'de rakipsiz bir oyun yazarıdır.

Dün geceki oyun heyecan vericiydi.

Şu anda en popüler oyun nedir?

Oyun muhtemelen iptal edilecek.

Tom oyun indiriyor.

Oyun gittikçe daha heyecan verici oldu.

Oyun gelecek haftaya kadar ertelendi.

Ne olursa olsun, oyun oynanacak.

Oyun bu akşam altıda başlar.

Bugün oyun oynamaktansa çalışmayı tercih ederim.

Bu oyun romandan uyarlanmıştır.

Oyun sırasında kolunu kırdı.

Oyun başlar başlamaz yağmur da başladı.

Partide pek çok oyun oynadık.

Oyun için saati ve tarihi ayarladık.

Oyun önümüzdeki haftaya kadar ertelendi.

Yağmur yağarsa, oyun iptal edilir.

Oyun gelecek pazara kadar ertelendi.

Favori video oyun karakterin kim?

Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.

Bir sonraki oyun için enerjisini korudu.

Bana oyun oynamaya çalışmanızın faydası yok.

Kızlar oyun oynayarak eğlendi.

Bir sonraki oyun kalmaya değer.

Bu oyun küçük çocuklar tarafından oynanabilir.

Yağmur nedeniyle oyun iptal edildi.

Oyun yağmur nedeniyle iptal edildi.

Bir oyun izlemek için hepimiz tiyatroya gittik.

Gözlerimin bana oyun oynadıklarını düşündüm.

Oyun başlar başlamaz, yağmur yağmaya başladı.

Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.

Bir deprem hissettiğimde, oyun oynuyordum.

O sadece bir oyun.

Bu bir oyun değil.

Oyun başlasın.

Oyun hileli.

Bir oyun okuyorum.

Oyun için vaktim yok.

Bir oyun koluna ihtiyacın var.

O sadece bir oyun değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English