Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "parası"

Learn how to use parası in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onun 100 dolardan az parası yok.
Translate from Turkish to English

Onun bankada bolca parası var.
Translate from Turkish to English

Onun parası yoktu ve herhangi bir yiyeceği alamıyordu.
Translate from Turkish to English

Onun on beş dolardan fazla parası yok.
Translate from Turkish to English

Aptal ve parası çabuk ayrılırlar
Translate from Turkish to English

Yeni bir araba için parası yok.
Translate from Turkish to English

Onun yeterinden fazla parası oldu.
Translate from Turkish to English

Onun biraz parası var.
Translate from Turkish to English

İtalyan, Almanya'da kahvesi için Yunan euro parası ile ödeme yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman parası yok gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Onun bankada bir miktar parası var.
Translate from Turkish to English

Onun çok fazla parası yok.
Translate from Turkish to English

Şu ülkenin parası petrolden geliyor.
Translate from Turkish to English

Tom bankadaki on milyon dolardan fazla parası ile öldü.
Translate from Turkish to English

Onun parası çok.
Translate from Turkish to English

Onun çok parası yoktur.
Translate from Turkish to English

Parası olan konuşur.
Translate from Turkish to English

Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.
Translate from Turkish to English

Tom yeterli parası olmadığı için bizimle Boston'a gidemedi.
Translate from Turkish to English

Yumi'nin şimdi çok parası var.
Translate from Turkish to English

Tom'un parası bitiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un parası tükendi.
Translate from Turkish to English

Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.
Translate from Turkish to English

Tom'un birkaç bakkal almak için yeterli parası vardı.
Translate from Turkish to English

Kongre'nin parası yoktu.
Translate from Turkish to English

Güneylilerin yeniden inşa etmek için hiç parası yoktu.
Translate from Turkish to English

Savaş Kongresi'nin hiç parası yoktu.
Translate from Turkish to English

Ailesinin çok parası yoktu.
Translate from Turkish to English

İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.
Translate from Turkish to English

Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.
Translate from Turkish to English

Birçok Amerikalının bir otomobile sahip olmak için parası yoktu.
Translate from Turkish to English

Onların hiç parası kalmamıştı.
Translate from Turkish to English

Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.
Translate from Turkish to English

Tom böylesine güzel bir yemek için ödeyecek yeterince parası olup olmadığı hakkında endişeli.
Translate from Turkish to English

Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
Translate from Turkish to English

Tom hiç parası yokmuş gibi davrandı.
Translate from Turkish to English

Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.
Translate from Turkish to English

Tom'un benim sahip olduğumdan daha çok parası var.
Translate from Turkish to English

Tom'un harcayabileceğinden daha çok parası var.
Translate from Turkish to English

Tom'un bu mağazadaki herhangi bir bilgisayarı almak için yeterli parası var.O sadece hangisini alacağına karar vermeli.
Translate from Turkish to English

Tom'un o tür parası yok.
Translate from Turkish to English

Tom hesabı ödemek için cüzdanında yeterli parası olduğunu düşünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un çok az parası var.
Translate from Turkish to English

Tom kaç parası olduğunu görmek için cüzdanını kontrol etti.

Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.

Tom Mary'ye ne kadar parası olduğunu sordu.

Herkes Tom'un Mary ile parası için evlendiğini düşünüyor.

O, fakir olmaktan çok uzak, aslında çok parası var.

Bazen zengin insanlar çok parası olmayan diğer insanlara tepeden bakarlar.

Ödül parası dünya gezisine gitmeme olanak sağladı.

Onun şimdi parası yok.

Onun yanında az parası var.

Jack'in yeni bir bisiklet satın almak için parası yok.

Haruki'nin yanında çok parası yok.

Ann'in yanında biraz parası var.

Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.

Tom'un yeterli parası yoktu.

Tom'un çok parası yoktu.

Tom'un henüz istediği arabayı almak için yeterli parası yok.

Tom'un yeterli parası yok.

Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.

Tom parası ile ne yapacağını bilmiyor. Onun çok fazla parası var.

Onun hiç parası yoktu.

Onun hiç parası yok.

Tom'un hiç parası yoktu.

Onun parası bitti.

Tom'un hiç parası kalmamıştı.

Bu Kanadalı parası mı?

Bütün parası bitti.

Tom'un çok parası var.

Onun çok parası yoktu.

Tom'un parası bitti.

Onun yeterli parası yoktu.

Tom'un oldukça çok parası var.

Tom'un asla çok parası olmadı.

Onun 10,000 yenden daha fazla parası yok.

Onun bütün parası soyuldu.

Onların her zaman parası az.

O, onu bütün parası için kandırdı.

Tom'un cebinde hiç parası yok.

Onun çiftliği almak için parası yok.

Tom'un parası var. Fakat o kadar çok mutlu değil.

O, onunla parası için evlendi.

Bankada onun çok parası vardı.

Onun bankada çok parası var.

Onun hiç parası yoktu, böylece o benimle gidemedi.

Onun parası var.

Onun bir araba alması için yeterli parası yok.

Onun o zaman yanında parası yoktu.

Onu almak için yeterli parası var.

Onun kendine ait bir miktar parası var.

Onun 100 dolardan daha fazla parası yok.

Parası var, ama mutlu değil.

Gerekenden daha fazla parası var.

Bir kenara konulmuş biraz parası var.

Kullanabileceğinden daha çok parası var.

Tom'un taksiye ödeyecek parası yoktu.

Bir sürü parası olduğunu söyledi.

Tom'un bankada çok parası var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English