Learn how to use parasız in a Turkish sentence. Over 64 hand-picked examples.
Parasız bir dünya düşünebilir misiniz?
Translate from Turkish to English
O, beş parasız değil.
Translate from Turkish to English
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Ben parasız yapamam.
Translate from Turkish to English
Sanırım sonunda Tom parasız kalacak ve eve geri gitmek zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English
Sorun onun beş parasız olmasıdır.
Translate from Turkish to English
O, bu biletleri parasız aldı.
Translate from Turkish to English
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Translate from Turkish to English
Onu parasız alabilirsiniz.
Translate from Turkish to English
İnsan parasız yaşayamaz.
Translate from Turkish to English
Kimse parasız olmayı asla istemez.
Translate from Turkish to English
İşteki başarısızlığı onu beş parasız bıraktı.
Translate from Turkish to English
Bugünlerde herkes parasız gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom beş parasız.
Translate from Turkish to English
Onu parasız aldım.
Translate from Turkish to English
Beş parasız değilsin.
Translate from Turkish to English
Yazılım seks gibidir: parasız olunca daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Yazılım seks gibidir: parasız olduğunda daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Eğer hayatınıza bir çekidüzen vermezseniz kendinizi yaşlı, mutsuz, yalnız, üzgün, şişman, biçare, sarhoş ve beş parasız bir şekilde, yüzüstü kaldırımda yatarken bulursunuz.
Translate from Turkish to English
Parasız kaldı.
Translate from Turkish to English
Parasız hayatta kalamazsın.
Translate from Turkish to English
Parasız hayatta kalamazsınız.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary beş parasız.
Translate from Turkish to English
Tom bana beş parasız görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Bazı insanlar varlıklı ve diğerleri beş parasız.
Translate from Turkish to English
Onun işi başarısız olduğunda, o beş parasız kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman parasız.
Translate from Turkish to English
Burada su almak parasız değil.
Translate from Turkish to English
Irak'ın Amerikan istilası ülkeyi harap, parçalanmış ve beş parasız bıraktı.
Translate from Turkish to English
Ben parasız ders veremem.
Translate from Turkish to English
Dan Linda'yı parasız bıraktı.
Translate from Turkish to English
Beş parasız olduğumu herkes biliyor.
Translate from Turkish to English
Parasız dışarı çıktım.
Translate from Turkish to English
Şirketimiz beş parasız.
Translate from Turkish to English
Hangisi daha kötüdür: parasız aşk mı yoksa aşksız para mı?
Translate from Turkish to English
Er ya da geç, iflaslar başımızın üzerinde asılı ve biz hepimiz dilenciler gibi parasız öleceğiz.
Translate from Turkish to English
Parasız kaldım.
Translate from Turkish to English
O parasız değil.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça beş parasız.
Translate from Turkish to English
Tom parasız değil.
Translate from Turkish to English
Tom parasız ve evsizdi.
Translate from Turkish to English
Ne kadar beş parasız olduğunu fark etmedim.
Translate from Turkish to English
Tom beş parasız olabilir.
Translate from Turkish to English
Tom bana parasız görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom çok parasız olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin beş parasız olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Onu parasız yaptım.
Translate from Turkish to English
Onu Tom için parasız yaptım.
Translate from Turkish to English
Tom bana Mary!nin beş parasız olduğunu söyledi.
Mekan parasız değil.
Tom'un gerçekten beş parasız olup olmadığını merak ediyorum.
Tom beş parasız, değil mi?
Tom neredeyse beş parasız, değil mi?
Tom'un beş parasız olduğunu düşünüyor musun?
Neden oturmuyorsun? Bu yer parasız.
Tom beş parasız öldü.
Tom kısa sürede parasız kaldı.
O, bana beş parasız kaldığını söyledi.
Beş parasız olduklarını söylediler.
Ali parasız kaldığı dönemde boynu bükük küheylan gibi onuruyla yaşadı.
Parasız adam, adamsız paradan iyidir.
Banka hesabı olmadan paraya sahip olmak, parasız bir banka hesabına sahip olmaktan daha iyidir.
Tom, Avustralya'ya beş parasız geldi.
Parasız hiçbir şey satın alınamaz.