Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "peşinde"

Learn how to use peşinde in a Turkish sentence. Over 88 hand-picked examples.

Polis adamın peşinde.
Translate from Turkish to English

Ebeveynler yeni nesile gerçeklikten uzak ve gerçekçi olmayan hayallerin peşinde koşturan bir nesil olarak olarak bakıyor.
Translate from Turkish to English

O, deniz kenarı villası almanın peşinde koşuyor.
Translate from Turkish to English

O neyin peşinde?
Translate from Turkish to English

Polisler senin peşinde.
Translate from Turkish to English

O daha iyi bir iş peşinde.
Translate from Turkish to English

O her zaman kızların peşinde.
Translate from Turkish to English

O, daha iyi bir işin peşinde.
Translate from Turkish to English

Peşinde %10 indirim veririz.
Translate from Turkish to English

O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Şöhret peşinde koşmayın.
Translate from Turkish to English

O, yeniden seçilmenin peşinde koşuyordu.
Translate from Turkish to English

Çocuklar aralarında fısıldaşıyorlardı. Bir şeyin peşinde olduklarını biliyordum.
Translate from Turkish to English

Polisler katilin peşinde.
Translate from Turkish to English

Polisler kaçağın peşinde.
Translate from Turkish to English

Hayatını gerçeğin peşinde geçirdi.
Translate from Turkish to English

Kim peşinde?
Translate from Turkish to English

Neyin peşinde olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Her zaman peşinde olduğum şeyi alırım.
Translate from Turkish to English

Hâkim bey, ben para pul peşinde değilim, hak hukuk peşindeyim.
Translate from Turkish to English

Tom neyin peşinde?
Translate from Turkish to English

Peşinde değilim.
Translate from Turkish to English

Alacaklıları onun peşinde.
Translate from Turkish to English

Polis onun peşinde.
Translate from Turkish to English

Polisler Tom'un peşinde.
Translate from Turkish to English

O her zaman şöhret peşinde koşuyor.
Translate from Turkish to English

Tom birinin peşinde olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Onların peşinde oldukları şey bu değil.
Translate from Turkish to English

Onların neyin peşinde olduklarını düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Sürekli peşinde koşmak zorunda değilim.
Translate from Turkish to English

Çoğu insan mutluluğun peşinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un peşinde polisler var, bu yüzden sana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Tom daha iyi bir iş peşinde.
Translate from Turkish to English

Bir şeyler peşinde olduğu kesin.
Translate from Turkish to English

Bu gece cinlik peşinde misin, yoksa edebinle duruyor musun?
Translate from Turkish to English

Sadece kendi mutluluğunuzun peşinde yaşamamalısınız.
Translate from Turkish to English

Herkes mutluluk peşinde.
Translate from Turkish to English

Bir şeyler peşinde.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom bir şey peşinde.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin peşinde dolaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman bir şeyin peşinde.
Translate from Turkish to English

Tom ne işler peşinde?
Translate from Turkish to English

O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle bir şeyin peşinde!
Translate from Turkish to English

O bir işin peşinde.
Translate from Turkish to English

Ben hırslı biriyim - Onun neyin peşinde olduğunu çok iyi bilen biriyim.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle bir şeylerin peşinde.
Translate from Turkish to English

Tom Boston'da neyin peşinde?
Translate from Turkish to English

İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.
Translate from Turkish to English

Polis kaçağın peşinde.
Translate from Turkish to English

Tom senin işinin peşinde olabilir.
Translate from Turkish to English

Hayatın geriye kalan kısmını ideallerimin peşinde koşarak geçirmek istiyorum.

Peşinde olduğumuz kişi sen değilsin.

Neyin peşinde olduğunuzu biliyorum.

Ben uluslararası finansta bir kariyer peşinde koşmayı planlıyorum.

Neyin peşinde olduğunuzu arkadaşlarınıza söyleyin.

Polis uzun süredir onun peşinde.

Mutluluğun peşinde olmak mutluluğu engeller.

Bana çok masumu oynama. Neyin peşinde olduğunu biliyorum.

Tom Mary'yi sevdiğini söylüyor; ancak gerçekte onun parasının peşinde.

Mary Tom'u sevdiğini söylüyor, ama gerçekten o onun parasının peşinde.

İnsanlar kendilerini dinlenme peşinde yorarlar.

Bu adam Sami'nin peşinde.

Tom, Mary'nin neyin peşinde olduğunu biliyordu.

İsteseydi kral veya padişah olabilirdi ama olmadı. Çağdaş cumhuriyeti kurdu. Efendilik peşinde olmadı biz ona bu yüzden Atatürk deriz.

Bizim Tom da şu hep dış güzelliği peşinde koşan tiplerden.

Tom dış güzelliği peşinde olanlardandır.

Tom'un bir şeyin peşinde olduğundan şüpheliyim.

Tom ve Mary'nin neyin peşinde olduğunu görelim.

Tom ve Mary'nin bir şeylerin peşinde olduğundan şüpheliyim.

İlişki peşinde değilim.

Tom serüven peşinde dünyayı geziyor.

Tom ne numara peşinde?

Ada takımları Ali'nin peşinde.

Ali ekmeğinin peşinde.

Ali çakallık peşinde.

Ali yine külah peşinde.

Tom Mary'nin parasının peşinde.

Ali yaban ellerde ekmek peşinde koşuyor.

Çakallık peşinde olduğunuzu biliyordum!

Uzun zamandır peşinde olduğum şey bu.

Fare miyiz ki kaşar peşinde koşalım?

Mutluluğun peşinde koşan bir insan mutluluğu bulamaz. Mutluluk başka şeylerin yan ürünü olarak gelir.

Peşinde oldukları şey bu değil.

Ali anlaşılan yine çakallık peşinde.

Kardeşim yine çar kasma peşinde.

Hiç kırdım mı diyen yok. Herkes kırıldığının peşinde.

Ne işler peşinde olduğunuzu biliyorum, çocuklar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English