Learn how to use peşinde in a Turkish sentence. Over 88 hand-picked examples.
Polis adamın peşinde.
Translate from Turkish to English
Ebeveynler yeni nesile gerçeklikten uzak ve gerçekçi olmayan hayallerin peşinde koşturan bir nesil olarak olarak bakıyor.
Translate from Turkish to English
O, deniz kenarı villası almanın peşinde koşuyor.
Translate from Turkish to English
O neyin peşinde?
Translate from Turkish to English
Polisler senin peşinde.
Translate from Turkish to English
O daha iyi bir iş peşinde.
Translate from Turkish to English
O her zaman kızların peşinde.
Translate from Turkish to English
O, daha iyi bir işin peşinde.
Translate from Turkish to English
Peşinde %10 indirim veririz.
Translate from Turkish to English
O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Şöhret peşinde koşmayın.
Translate from Turkish to English
O, yeniden seçilmenin peşinde koşuyordu.
Translate from Turkish to English
Çocuklar aralarında fısıldaşıyorlardı. Bir şeyin peşinde olduklarını biliyordum.
Translate from Turkish to English
Polisler katilin peşinde.
Translate from Turkish to English
Polisler kaçağın peşinde.
Translate from Turkish to English
Hayatını gerçeğin peşinde geçirdi.
Translate from Turkish to English
Kim peşinde?
Translate from Turkish to English
Neyin peşinde olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Her zaman peşinde olduğum şeyi alırım.
Translate from Turkish to English
Hâkim bey, ben para pul peşinde değilim, hak hukuk peşindeyim.
Translate from Turkish to English
Tom neyin peşinde?
Translate from Turkish to English
Peşinde değilim.
Translate from Turkish to English
Alacaklıları onun peşinde.
Translate from Turkish to English
Polis onun peşinde.
Translate from Turkish to English
Polisler Tom'un peşinde.
Translate from Turkish to English
O her zaman şöhret peşinde koşuyor.
Translate from Turkish to English
Tom birinin peşinde olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Onların peşinde oldukları şey bu değil.
Translate from Turkish to English
Onların neyin peşinde olduklarını düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Sürekli peşinde koşmak zorunda değilim.
Translate from Turkish to English
Çoğu insan mutluluğun peşinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un peşinde polisler var, bu yüzden sana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Tom daha iyi bir iş peşinde.
Translate from Turkish to English
Bir şeyler peşinde olduğu kesin.
Translate from Turkish to English
Bu gece cinlik peşinde misin, yoksa edebinle duruyor musun?
Translate from Turkish to English
Sadece kendi mutluluğunuzun peşinde yaşamamalısınız.
Translate from Turkish to English
Herkes mutluluk peşinde.
Translate from Turkish to English
Bir şeyler peşinde.
Translate from Turkish to English
Sanırım Tom bir şey peşinde.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin peşinde dolaşıyor.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman bir şeyin peşinde.
Translate from Turkish to English
Tom ne işler peşinde?
Translate from Turkish to English
O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle bir şeyin peşinde!
Translate from Turkish to English
O bir işin peşinde.
Translate from Turkish to English
Ben hırslı biriyim - Onun neyin peşinde olduğunu çok iyi bilen biriyim.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle bir şeylerin peşinde.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'da neyin peşinde?
Translate from Turkish to English
İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.
Translate from Turkish to English
Polis kaçağın peşinde.
Translate from Turkish to English
Tom senin işinin peşinde olabilir.
Translate from Turkish to English
Hayatın geriye kalan kısmını ideallerimin peşinde koşarak geçirmek istiyorum.
Peşinde olduğumuz kişi sen değilsin.
Neyin peşinde olduğunuzu biliyorum.
Ben uluslararası finansta bir kariyer peşinde koşmayı planlıyorum.
Neyin peşinde olduğunuzu arkadaşlarınıza söyleyin.
Polis uzun süredir onun peşinde.
Mutluluğun peşinde olmak mutluluğu engeller.
Bana çok masumu oynama. Neyin peşinde olduğunu biliyorum.
Tom Mary'yi sevdiğini söylüyor; ancak gerçekte onun parasının peşinde.
Mary Tom'u sevdiğini söylüyor, ama gerçekten o onun parasının peşinde.
İnsanlar kendilerini dinlenme peşinde yorarlar.
Bu adam Sami'nin peşinde.
Tom, Mary'nin neyin peşinde olduğunu biliyordu.
İsteseydi kral veya padişah olabilirdi ama olmadı. Çağdaş cumhuriyeti kurdu. Efendilik peşinde olmadı biz ona bu yüzden Atatürk deriz.
Bizim Tom da şu hep dış güzelliği peşinde koşan tiplerden.
Tom dış güzelliği peşinde olanlardandır.
Tom'un bir şeyin peşinde olduğundan şüpheliyim.
Tom ve Mary'nin neyin peşinde olduğunu görelim.
Tom ve Mary'nin bir şeylerin peşinde olduğundan şüpheliyim.
İlişki peşinde değilim.
Tom serüven peşinde dünyayı geziyor.
Tom ne numara peşinde?
Ada takımları Ali'nin peşinde.
Ali ekmeğinin peşinde.
Ali çakallık peşinde.
Ali yine külah peşinde.
Tom Mary'nin parasının peşinde.
Ali yaban ellerde ekmek peşinde koşuyor.
Çakallık peşinde olduğunuzu biliyordum!
Uzun zamandır peşinde olduğum şey bu.
Fare miyiz ki kaşar peşinde koşalım?
Mutluluğun peşinde koşan bir insan mutluluğu bulamaz. Mutluluk başka şeylerin yan ürünü olarak gelir.
Peşinde oldukları şey bu değil.
Ali anlaşılan yine çakallık peşinde.
Kardeşim yine çar kasma peşinde.
Hiç kırdım mı diyen yok. Herkes kırıldığının peşinde.
Ne işler peşinde olduğunuzu biliyorum, çocuklar.