Learn how to use piyanist in a Turkish sentence. Over 55 hand-picked examples.
Onun iyi bir piyanist olduğunu söylemeye gerek bile yok.
Translate from Turkish to English
Onun oğlu ünlü bir piyanist oldu.
Translate from Turkish to English
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.
Translate from Turkish to English
Herkes onu görkemli bir piyanist olarak tanıdı.
Translate from Turkish to English
Ben onun bir piyanist olması dışında onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Ünlü piyanist gülümsedi.
Translate from Turkish to English
Onun yirminci yüzyılda en büyük piyanist olduğu güvenli bir şekilde söylenebilir.
Translate from Turkish to English
Miho bir piyanist.
Translate from Turkish to English
Martha, mükemmel bir piyanist.
Translate from Turkish to English
O bir piyanist.
Translate from Turkish to English
O bir piyanist oldu.
Translate from Turkish to English
Bir piyanist olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Babası meşhur bir piyanist olan bir arkadaşım var.
Translate from Turkish to English
O bir piyanist olarak ünlüdür.
Translate from Turkish to English
En sevdiğiniz piyanist kimdir?
Translate from Turkish to English
Piyanist iki istek parçası çaldı.
Translate from Turkish to English
O, iyi bir piyanist olarak bilinir.
Translate from Turkish to English
O, çok iyi bir piyanist değildi.
Translate from Turkish to English
Babası mükemmel bir piyanist.
Translate from Turkish to English
Kız kardeşim iyi bir piyanist oldu.
Translate from Turkish to English
O'nun mükemmel bir piyanist olduğunu söylemeye gerek yok.
Translate from Turkish to English
Şu piyanist tekniği ile tanınır.
Translate from Turkish to English
Bir piyanist olarak o benden çok daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Kız kardeşin iyi bir piyanist, değil mi?
Translate from Turkish to English
Kız bir piyanist oldu.
Translate from Turkish to English
Bir piyanist olduğunu söyledi fakat o bir yalandı.
Translate from Turkish to English
Babası onun piyanist olmasını istiyor.
Translate from Turkish to English
Piyanist yeniden sahneye çağırıncaya kadar alkışladılar.
Translate from Turkish to English
Onun annesi harika bir piyanist.
Translate from Turkish to English
Böylece büyük bir piyanist oldu.
Translate from Turkish to English
Bir piyanist olarak o benim çok üzerimde.
Translate from Turkish to English
Arkadaşım burada sadece bir piyanist değil fakat aynı zamanda bir besteci de.
Translate from Turkish to English
Her insan bir iyi bir piyanist olamaz.
Translate from Turkish to English
O, olağanüstü yetenekli piyanist olarak kabul edilir.
Translate from Turkish to English
O, olağanüstü yetenekli piyanist olarak kabul edilirdi.
Translate from Turkish to English
O iyi bir piyanist olmak için büyüyecek.
Translate from Turkish to English
Tom büyük bir piyanist olarak kabul edilir.
Translate from Turkish to English
Benim en sevdiğim piyanist Frederic Chopin'dir.
Translate from Turkish to English
Genç piyanist halkı şaşırttı.
Translate from Turkish to English
Onun bir piyanist olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English
Tom klasik olarak eğitilmiş bir piyanist.
Translate from Turkish to English
O piyanist olmak için her gün piyano çalışır.
Translate from Turkish to English
O her gün piyano çalar, bu yüzden bir piyanist olabilir.
Translate from Turkish to English
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.
Translate from Turkish to English
Bu piyanist, virtüözlüğüyle tanınır.
Translate from Turkish to English
Onun biri piyanist ve diğeri bir viyolacı olan iki kızı vardır.
Translate from Turkish to English
Tom bir piyanist.
Translate from Turkish to English
Tom ünlü bir piyanist.
Tom yetenekli bir piyanist.
Mio bir piyanist.
Tom bir piyanist. Turneler için çeşitli ülkeleri ziyaret etmiştir.
Oğlu ünlü bir piyanist oldu.
Piyanist bir kızı var.
Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Onun piyanist olan bir kızı var.