Learn how to use piyano in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
O iyi piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Babam beni piyano çalmayı öğrenmek için cesaretlendirdi.
Translate from Turkish to English
Piyano çalarım.
Translate from Turkish to English
Piyano çalmada asla çok iyi değildim.
Translate from Turkish to English
O, sabahtan beri piyano çalışmaktadır.
Translate from Turkish to English
Onun piyano çaldığını gördüm.
Translate from Turkish to English
Misafirler geldiğinde, o piyano çalıyordu.
Translate from Turkish to English
Ben sık sık onun piyano çaldığını duyarım.
Translate from Turkish to English
Onun piyano çaldığını hiç duydunuz mu?
Translate from Turkish to English
O gün bir piyano dersi var mı?
Translate from Turkish to English
O piyano çalıyordu ve o şarkı söylüyordu.
Translate from Turkish to English
Kesinlikle iyi piyano çalıyorsun.
Translate from Turkish to English
Her hafta Pazartesi ve Salı günleri piyano eğitimi, Çarşamba ve Cuma günleri dans.
Translate from Turkish to English
Haftada bir kez piyano dersleri alır.
Translate from Turkish to English
Söz verildiği gibi o piyano çaldı.
Translate from Turkish to English
Piyano sever misiniz?
Translate from Turkish to English
O, 6 yaşında piyano derslerine başladı.
Translate from Turkish to English
O çok iyi piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom haftada üç kez piyano dersleri alır.
Translate from Turkish to English
Tom piyano çalmayı öğreniyor.
Translate from Turkish to English
Tom hiç ara vermeden üç saat piyano çaldı.
Translate from Turkish to English
Tom yıllardır piyano çalmıyor.
Translate from Turkish to English
Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor.
Translate from Turkish to English
Biz Hanako'nun piyano çalmasını rica ettik.
Translate from Turkish to English
Betty piyano çalabilir.
Translate from Turkish to English
Sally, piyano dersleri vererek geçimini sağlıyor.
Translate from Turkish to English
Piyano çalan kız Akiko'dur.
Translate from Turkish to English
Tony onun sesini duydu ve piyano çalmaya durdurdu.
Translate from Turkish to English
Jill'in piyano çaldığını duydum.
Translate from Turkish to English
Dick piyano çaldı ve Lucy şarkı söyledi.
Translate from Turkish to English
Mary piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Miho piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Mary'nin piyano çaldığını görüyorum.
Translate from Turkish to English
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.
Translate from Turkish to English
Susan o zaman piyano çalmıyordu.
Translate from Turkish to English
Keşke ben de Susie kadar iyi piyano çalabilsem.
Translate from Turkish to English
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.
Translate from Turkish to English
O eski bir piyano.
Translate from Turkish to English
O piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Piyano çalabilir miyim?
Translate from Turkish to English
Bir piyano pahalıdır.
Translate from Turkish to English
O piyano çalabilir mi?
Translate from Turkish to English
Piyano çalabilir misin?
Translate from Turkish to English
O, piyano çalar mı?
Translate from Turkish to English
Piyano çalmam.
Translate from Turkish to English
Piyano çalmayı seviyorum.
Translate from Turkish to English
O piyano çalıyordu.
Translate from Turkish to English
Biraz piyano çalarım.
Translate from Turkish to English
Şimdi piyano çalıyorum.
Translate from Turkish to English
Kızım bir piyano istiyor.
Translate from Turkish to English
O notasız piyano çalar.
Translate from Turkish to English
Ben Jill'in piyano çaldığını duydum.
Translate from Turkish to English
Odada bir piyano var.
Senin piyano çaldığını duyuyorum.
Ne zaman piyano uygulaması yaparsın?
Annem iyi piyano çalar.
O, nasıl piyano çalacağını biliyor.
O, çok iyi piyano çalabilir.
Bir kez onun piyano çaldığını duydum.
O, özel piyano dersleri alır.
O düzenli olarak piyano çalışması yapar.
Piyano çalmada iyiyim.
O çok iyi şekilde piyano çalar.
Kız kardeşim her gün piyano çalar.
O, ona nasıl piyano çalacağını öğretti.
Bu sabah piyano çalıştın mı?
Piyano çalma onun gözde eğlencesidir.
O, gitar çaldı ve o piyano çaldı.
On beş yıldır her gün piyano çalıştım.
O, piyano çalabilir.
Ben akşam yemeğinden sonra piyano çalarım.
O, her gün piyano çalar.
Biri piyano çalıyor.
Ben piyano çalamıyorum.
Tom Mary'nin piyano çaldığını duydu.
Piyano çaldı ve şarkı söyledi.
Çok iyi şekilde piyano çalabilir.
Piyano çalmada iyidir.
O, güzelce piyano çaldı.
Piyano çalan adam kim?
Piyano çalışını duymak istiyorum.
Piyano çalmak zordur.
Her gün piyano çalıştı.
Her gün piyano çalışır.
Piyano çalmaya başlıyor.
Tom piyano çalıyor.
Onun piyano çalışı şahane görünüyordu.
Ben piyano çalamam fakat o çalabilir.
Piyano çalarak iki saat geçirdim.
Piyano çalma konusunda ısrar etti.
Her zaman piyano çalışıyordu.
Konser bir solo piyano ile başladı.
Tom bugünlerde piyano çalmıyor.
Ben odaya girdiğimde o piyano çalıyordu.
Onun piyano çalışını hayal edemiyorum.
Rızası olmadan ona piyano çaldırdım.
O zaman piyano çalıyordu.
Benden daha iyi piyano çalabilir.
Piyano çalan kız kız kardeşimdir.