Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "plana"

Learn how to use plana in a Turkish sentence. Over 90 hand-picked examples.

Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.
Translate from Turkish to English

Ben, plana karşı taban tabana zıtım.
Translate from Turkish to English

O, yeni plana karşı.
Translate from Turkish to English

Tom plana karşı çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom plana ilgi gösterdi.
Translate from Turkish to English

Bizim bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Tom plana karşı çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Yeni plana karşı çıkan başkaları var mı?
Translate from Turkish to English

Bob plana katılmadı.
Translate from Turkish to English

O plana karşı çıktı.
Translate from Turkish to English

Hoover, plana karşı çıktı.
Translate from Turkish to English

Ben plana tamamen karşıyım.
Translate from Turkish to English

Hepimiz yeni plana katılıyoruz.
Translate from Turkish to English

O, orijinal plana bağlı kaldı.
Translate from Turkish to English

Her şey plana göre gitti.
Translate from Turkish to English

Plana gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English

İşçiler yeni plana karşı.
Translate from Turkish to English

Bu plana bir itirazın var mı?
Translate from Turkish to English

Mevcut olanların hepsi plana karşıydı.
Translate from Turkish to English

İngiliz hükümeti plana karşı.
Translate from Turkish to English

Plana karşı olduğunu açıkladı.
Translate from Turkish to English

Köydeki çoğu insan plana itiraz etti.
Translate from Turkish to English

Sadece bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Yeni bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Bir plana ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bu plana itiraz etmeliyim.
Translate from Turkish to English

Plana göre ilerliyoruz.
Translate from Turkish to English

Önce bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Başka bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Orijinal plana sadık kalalım.
Translate from Turkish to English

Plana sadık kalalım.
Translate from Turkish to English

Onun hepsi plana göre gitti.
Translate from Turkish to English

Her şey plana göre gidiyor.
Translate from Turkish to English

Konferans plana göre gitti.
Translate from Turkish to English

Ona karşı güçlü itirazlara rağmen onlar plana devam ettiler.
Translate from Turkish to English

Kendi hesabıma, benim plana bir itirazım yok.
Translate from Turkish to English

Önce her şey plana göre gitti.
Translate from Turkish to English

Konferans plana göre sonuçlandı.
Translate from Turkish to English

Her şeyin plana göre gideceğini umuyorum.
Translate from Turkish to English

Bugün yaptığımız hiçbir şey plana göre gitmedi.
Translate from Turkish to English

Plana göre, bu iş bu hafta içinde bitirilmeli.
Translate from Turkish to English

Her şeyin plana göre gittiğini gördüğüme memnun oldum.
Translate from Turkish to English

Bu yol orijinal plana göre tamamlanmalı.
Translate from Turkish to English

Her şey plana göre giderse, yarın gece tekrar evde olmam gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Bütün üyelerin beşte dörtü plana karşıydı.
Translate from Turkish to English

Sanırım orijinal plana sadık kalmalıyız.
Translate from Turkish to English

Hâlâ bir plana ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Bir plana ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Plana aykırı bir görüşüm vardı.
Translate from Turkish to English

İtirazın var mı bu plana?
Translate from Turkish to English

Var mı itirazın bu plana?
Translate from Turkish to English

Plana devam etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Onlar sonuçta orijinal plana sadık kalmaya karar verdiler.
Translate from Turkish to English

Şehrin manzarasında katedral ön plana çıkıyor.

Oturanların yarısından daha fazlası plana karşı çıkıyor.

Plana göre her şey iyi.

Tom yeni plana karşı çıkıyor.

Sanırım plana sadık kalmalıyız.

Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.

Tom'un yeni bir plana ihtiyacı var.

Eğer her şey plana göre giderse, yarın gece eve tekrar dönmüş olmalıyım.

Bildiğim kadarıyla plana bir itirazım yok.

Dil ders kitapları sadece iyi insanları ön plana çıkarmaktadır.

Tom daha iyi bir plana sahip.

Onun filmleri genellikle güçlü kadın karakterleri ön plana çıkarır.

Komitenin çoğunluğu plana karşı idi.

Plana karşı oy kullanman büyük cesaret.

Orijinal plana ne oldu?

Bizim daha iyi bir plana ihtiyacımız var.

İşlemesi için plana bir şans vermek zorundayız.

Bu plana kim karşı çıkar ki?

Bana gelince, plana aykırı hiçbir şeyim yok.

Tüm öğrenciler plana karşı değildir.

Ben plana oldukça karşıyım.

Hiçbir plana sahip olmamak iyi bir fikir değildir.

Yerinde olsam o plana karşı gelirdim.

Bütün enerjimi bu plana koydum.

Sanırım bu projeyi bir süre ikinci plana atmamız gerekecek.

Kesinlikle bir plana ihtiyacım vardı.

Tom'un boyu onu bir kalabalıkta ön plana çıkarıyor.

Anadoluspor takım oyunundan çok bireysel yeteneklerin ön plana çıktığı bir ekip.

Tom plana karşı, değil mi?

Plana karşı çıktım.

Plana itiraz ettim.

Benim dışımda herkes o plana karşıydı.

Plana ilgi gösterdi.

Plana neden karşısın?

Plana karşı çıktı.

Her biriniz kendi bireyselliğinizi ön plana çıkarmayı arzuluyorsunuz.

Katı plana göre ilerleyeceğiz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English