Learn how to use politik in a Turkish sentence. Over 53 hand-picked examples.
Politik dünyada pek çok düşmanı var.
Translate from Turkish to English
Daha sonra, diğer birçok ülkeden olanlar büyük ekonomik imkanlarla ilgili raporlar ve dini ve politik özgürlük tarafından cezbedildikleri için Amerika Birleşik Devletlerine akın ettiler.
Translate from Turkish to English
Bu politik problem sıcak tartışmalara neden oldu.
Translate from Turkish to English
Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.
Translate from Turkish to English
O bütün politik gücünü kaybetti.
Translate from Turkish to English
Politik durum değişti.
Translate from Turkish to English
Politik konular hakkında tartışmayı seviyorlardı.
Translate from Turkish to English
Komünizm Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde politik bir sistemdi fakat 1993'te sona erdi.
Translate from Turkish to English
Tatoeba'nın daha çok politik cümleye ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English
Partide,onun politik rakiplerinden biri onu birçok misafirin önünde küçük düşürdü.
Translate from Turkish to English
Politik çevrelerde para çok önemlidir.
Translate from Turkish to English
Ülke şimdilerde geniş politik değişim geçiriyor.
Translate from Turkish to English
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.
Translate from Turkish to English
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.
Translate from Turkish to English
Senin güçlü olduğunu biliyorum ama politik baskı daha güçlüdür.
Translate from Turkish to English
İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.
Translate from Turkish to English
Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.
Translate from Turkish to English
Bir politik devrime ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
O biraz politik.
Translate from Turkish to English
Ben senden ve politik doğruluğundan korkmuyorum.
Translate from Turkish to English
Bizim politik doğruluğa karşı koymaktan korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Eğer bu şeyleri başka biri yapsa onların politik kariyeri biterdi.
Translate from Turkish to English
Politik doğrulukları savunmaya korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.
Translate from Turkish to English
Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.
Translate from Turkish to English
Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.
Translate from Turkish to English
O şiddetle politik doğruluğa karşı oluyor.
Translate from Turkish to English
Politik doğruluktan korkmuyorum.
Translate from Turkish to English
Politik doğruluk fikrinin yararlı mı yoksa zararlı mı olup olmadığını tartışın.
Translate from Turkish to English
Politik doğruluğu destekliyor musun yoksa karşı mısın?
Translate from Turkish to English
Politik doğruluğun büyük bir hayranıyım.
Translate from Turkish to English
Politik doğruluğa şiddetle karşıyım.
Translate from Turkish to English
Onlar politik doğruluktan korkmuyor.
Translate from Turkish to English
Biz politik doğruluktan korkmuyoruz.
Translate from Turkish to English
O politik doğruluktan korkmuyor.
Translate from Turkish to English
Yabancı yatırımcılar bölgesel politik huzursuzluktan dolayı vazgeçti.
Translate from Turkish to English
Onun politik kariyeri sona erdi.
Translate from Turkish to English
Tom sürekli politik olarak doğru olmaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Onun politik dünyada bir sürü düşmanı var.
Translate from Turkish to English
Politik bir kariyeri çok isteyemezsin! Baban seni mirastan yoksun bırakacak.
Tom'un politik hırsı yok.
Tom politik olarak muhafazakârdı.
Sen hâlâ politik olarak aktif misin?
Şahsen ben politik fıkralara karşıyım. Sık sık makama seçilirler.
Cezayir'in Venezuela'yla politik ilişkileri iyi.
Cezayir'in politik talk-showlarını asla izlemiyorum.
Merkez bankası üzerinde ne kadar politik baskı var?
Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Bölgedeki politik manzara Meksika açmazına dönmüş durumda.
Eğer bir politik aday siyasi görüşleri hakkındaki detaylardan kaçıryorsa, siyasi programının özensiz olduğu söylenilebilir.
Televizyondaki politik tartışma programlarında Amerika'ya Amariga diyen birini duyunca IQ'mu düşürmemek için ışık hızıyla kanal değiştiriyorum.
Politik doğruculuk konusunda vaaz verecek son kişi sensin.
Politik gücü ağır basınca ihaleyi kazandı.