Learn how to use politika in a Turkish sentence. Over 75 hand-picked examples.
O, yeni bir politika izlemeye karar verdi.
Translate from Turkish to English
Dürüstlük asla en iyi politika değildir.
Translate from Turkish to English
Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.
Translate from Turkish to English
Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.
Translate from Turkish to English
Tom yeni bir politika benimsedi.
Translate from Turkish to English
Mary politika ile ilgilenir.
Translate from Turkish to English
Onlar yeni bir politika benimsedi.
Translate from Turkish to English
Dürüstlük her zaman en iyi politika değildir.
Translate from Turkish to English
Tom politika ile ilgilenmiyor.
Translate from Turkish to English
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom politika ile hiç ilgilenmez.
Translate from Turkish to English
Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.
Translate from Turkish to English
Biz politika tartıştık.
Translate from Turkish to English
Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı.
Translate from Turkish to English
Politika kirlidir.
Translate from Turkish to English
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.
Translate from Turkish to English
Dünyada politika çok kirli.
Translate from Turkish to English
Eskisi kadar politika ile ilgilenmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu aptalca bir politika.
Translate from Turkish to English
Gizli bir politika belgesi basına sızdırıldı.
Translate from Turkish to English
Sürekli din tartışmaları ve politika tartışmaları yapmak sıkıcı.
Translate from Turkish to English
Politika ilgimi çekmiyor.
Translate from Turkish to English
Genç Fransızlar politika üzerine konuşur mu?
Translate from Turkish to English
Bu politika, fiyatlarda büyük bir yükselişe neden oldu.
Translate from Turkish to English
Politika konuşmaktan sakınmayı tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.
Translate from Turkish to English
Politika bir algılama sanatıdır.
Translate from Turkish to English
Bu iyi bir politika.
Translate from Turkish to English
Tom dürüstlüğün gerçekten en iyi politika olup olmadığını merak ediyordu.
Translate from Turkish to English
Onun politika tutkusu yok.
Translate from Turkish to English
Politika ile savaşın arasındaki bağlantı nedir?
Translate from Turkish to English
Politika ile savaşın arasındaki bağlantı ne?
Translate from Turkish to English
Politika insanları onları ilgilendiren şeylere karışmalarını önleme sanatıdır.
Translate from Turkish to English
Onlar politika konuştu.
Translate from Turkish to English
O politika hakkında bir sürü şikayet vardı.
Translate from Turkish to English
Politika oldukça açıktır.
Translate from Turkish to English
Bu tartışılabilir bir politika.
Translate from Turkish to English
Neden politika hakkında konuşmaktan hoşlanmıyorsun?
Translate from Turkish to English
Politika ikiyüzlülüktür.
Translate from Turkish to English
Bu alışılmadık bir politika.
Translate from Turkish to English
Bu politika değişebilir.
Translate from Turkish to English
Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.
Translate from Turkish to English
Bu standart politika.
Translate from Turkish to English
Onunla politika hakkında konuştuğumda karım bundan hoşlanmıyor.
Translate from Turkish to English
Kültür onları birleştirirken politika insanları böler.
Translate from Turkish to English
Burada politika yapmam.
Translate from Turkish to English
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu söylemeye gerek yok.
Politika, belki de hiçbir hazırlığın gerekli görülmediği tek meslektir.
Politika hakkında konuşmaktan nefret ediyorum.
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.
Kimin iyi olduğunu ve kimin olmadığını biz kendimiz bildiğimizde politika neden bizi ayırıyor?
Politika kirli bir iş.
Politika bir fikirler savaşıdır.
Politika konusunda daima çok hırslı oldum.
Politika yalnızca enflasyonu hızlandıracak.
Tom'un politika ile ilgili hiçbir deneyimi yok.
Yeni siyasi partinin isminin "Politika Üzerinde Politika" olacağı kararı alındı.
Yeni politika üzerine kararlar alıyorlar.
Dürüstlük, sanırım, en iyi politika.
O politika oyununda pek iyi değil.
Ben politika oyununda pek iyi değilim.
Tom bir politika danışmanıdır.
Barışçı politika savunulamaz bir ideolojidir.
Politika hızla değiştirildi.
Gözlemlememiz için en iyi politika kendi işimizi önemsemektir.
Biz hepimiz önceden ınsandık, ırkcılık bizi birbirimizden ayırmadan, din yarmadan, politika bölmeden ve maddi varlık bizi sınıflamadan.
Tom ve arkadaşları bütün gece politika konuştu.
Yoldaş Lenin politika hakkında konuşmayı tercih etmiyor.
Politika hedeflerinin iki yönü dikkat çekiyor.
Dış politika alanında, başlıca konu Kıbrıs'tı.
Belgrad, aday statüsü hakkında beklenen karar öncesinde büyük bir politika değişikliği mi yaptı?
Yeni hükümet bu konuda politika değişikliğine gitti.
Politika hayatımın büyüleyici bir parçası. Ama siyaset benim hayatım değil.
Burada doğru bir politika takip etmek önemli.
Politika hiç ilgimi çekmiyor.