Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "rahat"

Learn how to use rahat in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İnsanlar rahat mı? Hayır.
Translate from Turkish to English

Bu yeni ayakkabıların içinde rahat değilim.
Translate from Turkish to English

Direksiyonun arkasında daha rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Herkes onunla birlikte rahat hisseder.
Translate from Turkish to English

Babamın şirketinde asla rahat hissetmedim.
Translate from Turkish to English

Tom sandalyeyi gayet rahat buldu.
Translate from Turkish to English

Çince konuştuğumda içim rahat hissetmeye başlıyorum.
Translate from Turkish to English

O benim arkadaşımla birlikte rahat hissetmedi.
Translate from Turkish to English

Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.
Translate from Turkish to English

Amcam şimdi rahat yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Ofisimiz klimayla çok rahat.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yeni arabasını sürerken rahat hissetmiyordu.
Translate from Turkish to English

Ben dün gece rahat uyudum.
Translate from Turkish to English

Bugünkü dünya rahat yaşamını petrole borçludur.
Translate from Turkish to English

Ben onun şirketinde rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom uyku tulumunun içinde rahat hissetti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yi rahat bırakmadı.
Translate from Turkish to English

Tom dün gece Mary'yi rahat ettiriyor gibi görünmüyordu.
Translate from Turkish to English

Herkes rahat bir şekilde yaşamak istiyor.
Translate from Turkish to English

Evinin çok rahat bir atmosferi var.
Translate from Turkish to English

İşte oturabileceğin rahat bir sandalye.
Translate from Turkish to English

Kendimi rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Beni rahat bırak.
Translate from Turkish to English

Bu kahvehane rahat.
Translate from Turkish to English

Bu oda rahat.
Translate from Turkish to English

O rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English

Ben çok daha rahat hissettim.
Translate from Turkish to English

Ben odayı rahat yapacağım.
Translate from Turkish to English

O herkesi rahat hissettirir.
Translate from Turkish to English

O, rahat küçük bir evde yaşar.
Translate from Turkish to English

Biz yatakları oldukça rahat bulduk.
Translate from Turkish to English

Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English

Tom'u rahat bırakalım.
Translate from Turkish to English

Benim rahat bir evim var.
Translate from Turkish to English

Tom'un geniş ve rahat bir yere ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Annesi rahat bir nefes aldı.
Translate from Turkish to English

O, rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English

Lütfen rahat olun.
Translate from Turkish to English

Onun şirketinde rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Yatağı oldukça rahat buldum.
Translate from Turkish to English

Yabancılar arasında oldukça rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Rahat bir pozisyonda uzandı.
Translate from Turkish to English

Daha rahat bir hayat yaşamak istiyordu.
Translate from Turkish to English

Ben de uzun süredir ailemle birlikte rahat bir gün geçirdiğim duygusuna sahiptim.
Translate from Turkish to English

Bu ev yaşamak için çok rahat.
Translate from Turkish to English

Burada kendimi rahat hissetmiyorum.
Translate from Turkish to English

Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?
Translate from Turkish to English

İnsanlar en çok evde oldukları zaman rahat eder.
Translate from Turkish to English

Rahat!
Translate from Turkish to English

O rahat hissediyor.
Translate from Turkish to English

Rahat bir evim var.
Translate from Turkish to English

Tom rahat görünüyor.
Translate from Turkish to English

Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.

Rahat ol.

Onun yüksek maaşı rahat bir şekilde yaşamasını sağlıyor.

Niçin Tom'u rahat bırakmıyorsun?

Her şeyin farkındayım, rahat ol.

Senin oğlun çok rahat bir askerlik yaptı değil mi?

Bir rahat bırakmadın ki uyuyayım.

Tom çok rahat görünmüyor.

Çok rahat hissediyorum.

Bu rahat bir sandalye.

Hiçbir zaman rahat bir insan olamadım.

Yatak çok rahat.

Rahat değil miydin?

Oldukça rahat.

Rahat değilim.

Ben geçmişimden ders çıkardım rahat olun ya siz?

Ailemi rahat bırak.

Herkes rahat.

Rahat mısınız?

Rahat mısın?

Olayların farkındayım rahat olun.

Tom rahat.

Oda çok rahat.

Bu ayakkabılar çok rahat.

Rahat olmadığını biliyorum.

İki kadın parktaki bir bankta rahat ediyorlar.

Tom rahat görünüyordu.

Tom tamamen rahat.

Küçük kedi yavruları süt üretmeye teşvik etmek için annelerinin karnını ovarlar, bu yüzden yetişkin kediler seni ovduklarında bu seninle mutlu ve rahat oldukları anlamına gelir- tıpkı sen onların anneleriymişsin gibi.

İçin rahat olsun, her şey yoluna girecek.

Bazen iyi görünme ve rahat olma arasında seçim yapmak zorundasın.

Neden onları rahat bırakmıyorsun?

Sakin ol ve rahat ol.

Ailemi rahat bırak!

O, "Beni rahat bırak" dedi.

İçiniz rahat olsun ben size ihanet etmedim ya ona inanacaksınız ya da bana.

Küçük rahat bir evde yaşıyor.

Beni rahat bırakmalısın.

Tom televizyon izlerken rahat bir koltukta oturuyordu.

Umarım burada rahat edersin.

Odam biraz küçük ama rahat.

Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.

Bunu yaparken rahat değilim.

Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.

Theo, onu rahat bırak!

Vicdanım rahat etmedi.

Rahat bir sandalyede otururken çalışmak daha kolaydır.

Aslında içim hiç rahat değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English