Learn how to use rahat in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
İnsanlar rahat mı? Hayır.
Translate from Turkish to English
Bu yeni ayakkabıların içinde rahat değilim.
Translate from Turkish to English
Direksiyonun arkasında daha rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Herkes onunla birlikte rahat hisseder.
Translate from Turkish to English
Babamın şirketinde asla rahat hissetmedim.
Translate from Turkish to English
Tom sandalyeyi gayet rahat buldu.
Translate from Turkish to English
Çince konuştuğumda içim rahat hissetmeye başlıyorum.
Translate from Turkish to English
O benim arkadaşımla birlikte rahat hissetmedi.
Translate from Turkish to English
Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.
Translate from Turkish to English
Amcam şimdi rahat yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Ofisimiz klimayla çok rahat.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin yeni arabasını sürerken rahat hissetmiyordu.
Translate from Turkish to English
Ben dün gece rahat uyudum.
Translate from Turkish to English
Bugünkü dünya rahat yaşamını petrole borçludur.
Translate from Turkish to English
Ben onun şirketinde rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Tom uyku tulumunun içinde rahat hissetti.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'yi rahat bırakmadı.
Translate from Turkish to English
Tom dün gece Mary'yi rahat ettiriyor gibi görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Herkes rahat bir şekilde yaşamak istiyor.
Translate from Turkish to English
Evinin çok rahat bir atmosferi var.
Translate from Turkish to English
İşte oturabileceğin rahat bir sandalye.
Translate from Turkish to English
Kendimi rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Beni rahat bırak.
Translate from Turkish to English
Bu kahvehane rahat.
Translate from Turkish to English
Bu oda rahat.
Translate from Turkish to English
O rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English
Ben çok daha rahat hissettim.
Translate from Turkish to English
Ben odayı rahat yapacağım.
Translate from Turkish to English
O herkesi rahat hissettirir.
Translate from Turkish to English
O, rahat küçük bir evde yaşar.
Translate from Turkish to English
Biz yatakları oldukça rahat bulduk.
Translate from Turkish to English
Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English
Tom'u rahat bırakalım.
Translate from Turkish to English
Benim rahat bir evim var.
Translate from Turkish to English
Tom'un geniş ve rahat bir yere ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English
Annesi rahat bir nefes aldı.
Translate from Turkish to English
O, rahat bir nefes verdi.
Translate from Turkish to English
Lütfen rahat olun.
Translate from Turkish to English
Onun şirketinde rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Yatağı oldukça rahat buldum.
Translate from Turkish to English
Yabancılar arasında oldukça rahat hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Rahat bir pozisyonda uzandı.
Translate from Turkish to English
Daha rahat bir hayat yaşamak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Ben de uzun süredir ailemle birlikte rahat bir gün geçirdiğim duygusuna sahiptim.
Translate from Turkish to English
Bu ev yaşamak için çok rahat.
Translate from Turkish to English
Burada kendimi rahat hissetmiyorum.
Translate from Turkish to English
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?
Translate from Turkish to English
İnsanlar en çok evde oldukları zaman rahat eder.
Translate from Turkish to English
Rahat!
Translate from Turkish to English
O rahat hissediyor.
Translate from Turkish to English
Rahat bir evim var.
Translate from Turkish to English
Tom rahat görünüyor.
Translate from Turkish to English
Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.
Rahat ol.
Onun yüksek maaşı rahat bir şekilde yaşamasını sağlıyor.
Niçin Tom'u rahat bırakmıyorsun?
Her şeyin farkındayım, rahat ol.
Senin oğlun çok rahat bir askerlik yaptı değil mi?
Bir rahat bırakmadın ki uyuyayım.
Tom çok rahat görünmüyor.
Çok rahat hissediyorum.
Bu rahat bir sandalye.
Hiçbir zaman rahat bir insan olamadım.
Yatak çok rahat.
Rahat değil miydin?
Oldukça rahat.
Rahat değilim.
Ben geçmişimden ders çıkardım rahat olun ya siz?
Ailemi rahat bırak.
Herkes rahat.
Rahat mısınız?
Rahat mısın?
Olayların farkındayım rahat olun.
Tom rahat.
Oda çok rahat.
Bu ayakkabılar çok rahat.
Rahat olmadığını biliyorum.
İki kadın parktaki bir bankta rahat ediyorlar.
Tom rahat görünüyordu.
Tom tamamen rahat.
Küçük kedi yavruları süt üretmeye teşvik etmek için annelerinin karnını ovarlar, bu yüzden yetişkin kediler seni ovduklarında bu seninle mutlu ve rahat oldukları anlamına gelir- tıpkı sen onların anneleriymişsin gibi.
İçin rahat olsun, her şey yoluna girecek.
Bazen iyi görünme ve rahat olma arasında seçim yapmak zorundasın.
Neden onları rahat bırakmıyorsun?
Sakin ol ve rahat ol.
Ailemi rahat bırak!
O, "Beni rahat bırak" dedi.
İçiniz rahat olsun ben size ihanet etmedim ya ona inanacaksınız ya da bana.
Küçük rahat bir evde yaşıyor.
Beni rahat bırakmalısın.
Tom televizyon izlerken rahat bir koltukta oturuyordu.
Umarım burada rahat edersin.
Odam biraz küçük ama rahat.
Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.
Bunu yaparken rahat değilim.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.
Theo, onu rahat bırak!
Vicdanım rahat etmedi.
Rahat bir sandalyede otururken çalışmak daha kolaydır.
Aslında içim hiç rahat değil.