Learn how to use reçete in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Size bir reçete vereceğim.
Translate from Turkish to English
Bir reçete almak için, doktora gidin.
Translate from Turkish to English
Tom reçete şişesinden bir hap aldı ve onu ağzına koydu.
Translate from Turkish to English
Size reçete edilmiş ilacı başkasına vermeniz yasa dışıdır.
Translate from Turkish to English
Reçete edilmiş ilacınızı içki içerken almanızın herhangi bir yan etkisi olup olmayacağını kontrol etmeniz tavsiye edilir.
Translate from Turkish to English
Bu ilacı reçete olmadan satın alabilirsin.
Translate from Turkish to English
Bu ilacı reçetesiz alabiliyor musunuz, yoksa reçete almanız gerekiyor mu?
Translate from Turkish to English
Kötü bir öksürüğüm vardı, bu yüzden acı reçete aldım.
Translate from Turkish to English
Metadon bir ağrı kesici olarak yaygın bir biçimde reçete edilir.
Translate from Turkish to English
Soğuk algınlığı için reçete yok.
Translate from Turkish to English
Mary reçete kullanmadan bir şey pişirebilir.
Translate from Turkish to English
İşte crème brûlée için klasik bir reçete.
Translate from Turkish to English
Doktor ona ilacı reçete etti.
Translate from Turkish to English
Reçete edilen aralıklarla ilacını iç.
Translate from Turkish to English
Sami'ye Prozac reçete edildi.
Translate from Turkish to English
Tom'un annesi, doktorun reçete ettiği ilacı aldırmakta zorlanıyordu.
Translate from Turkish to English
Ülkemizde psikiyatristler ilaç reçete edebiliyorken psikologlar edemiyor.
Translate from Turkish to English
Reçete edilen ilaçlarınızı bitirdiniz mi?
Translate from Turkish to English
Şu an psikiyatrist tarafından reçete edilmiş bir ilaç kullanıyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Bu kâğıda "reçete" denir.
Translate from Turkish to English