Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "rica"

Learn how to use rica in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.
Translate from Turkish to English

Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Onun yokluğunda bebeğine bakmamı rica etti.
Translate from Turkish to English

Onu hastaneye götürmenizi rica edebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Samuel ona rica eden herkese yardımcı olur.
Translate from Turkish to English

Avukattan vasiyetimi yazmasını rica ettim.
Translate from Turkish to English

O, benim onu 6:00 da uyandırmamı rica etti.
Translate from Turkish to English

O, Almanya'daki arkadaşlarından birine mektup yazmamı rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom ve arkadaşları onlarla gelmemi rica etti.
Translate from Turkish to English

O Bob'un ona kayak yapmayı öğretmesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Anne bebek-bakıcısından çocukları gözlemesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Ken'in bana yardımcı olmasını rica ettim.
Translate from Turkish to English

Ona gitmemesini rica ettim, fakat yine de gitti.
Translate from Turkish to English

Tom'dan kapıyı kapamasını rica ettim.
Translate from Turkish to English

Tom'un gitar çalmasını rica ettim.
Translate from Turkish to English

Tom'un pencereyi açmasını rica ettim.
Translate from Turkish to English

Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.
Translate from Turkish to English

Sigara içmemeniz rica ediliyor.
Translate from Turkish to English

Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.
Translate from Turkish to English

Yarın telefonla Tom'a ulaşmayı ve bize yardım etmesini rica etmeyi planlıyorum.
Translate from Turkish to English

Yarın Tom'u arayacağım ve yardım etmesi için ona rica edeceğim.
Translate from Turkish to English

Yeni kliniğe katkıda bulunmanı rica ediyorum.
Translate from Turkish to English

Mary Tom'dan elbisesinin fermuarını kapamasını rica etti.
Translate from Turkish to English

Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.
Translate from Turkish to English

Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom bir şeyin yapılmasını rica etmek yerine bir şeyin yapılmasını her zaman talep eden türden bir insan.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin ev ödevinde John'a yardım etmesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin John'u arabayla havaalanına götürmesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin John'a bir mesaj iletmesini rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'den konuyu John'la tartışmamasını rica etti.
Translate from Turkish to English

Tom'un televizyona çıkması rica edildi.
Translate from Turkish to English

Yarın Tom'la telefonda temas kuracağım ve bize yardım etmesini rica edeceğim.
Translate from Turkish to English

Tom onun doğum gününü unuttuğu için onu affetmesini rica etti.

Lütfen 2.30'dan önce Tom'un beni aramasını rica et.

Lütfen ona beni aramasını rica edin.

Tom Mary'den kalmasını rica etti.

Tom Mary'ye çocukları izlemesini rica etti.

Tom havaalanında Mary'yi almamı rica etti.

Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.

Tom Mary'nin lobide beklemesini rica etti.

Tom Mary'ye onu kütüphanenin önünde beklemesini rica etti.

Tom Mary'nin çürük elmayı çöpe atmasını rica etti.

Tom Mary'nin ona çocukken yaşadığı evden bahsetmesini rica etti.

Tom Mary'den ona valsin nasıl yapılacağını öğretmesini rica etti.

Tom Mary'den ceketini çıkarmasını rica etti.

Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.

Tom Mary'nin kalmasını rica etti, ama o istemedi.

Tom Mary'nin daha yavaş konuşmasını rica etti.

Tom Mary'nin bir süre oturmasını rica etti.

Tom Mary'den pencereyi açmasını rica etti.

Tom Mary'den pencereyi açmasını rica etti, ama o açmadı.

Tom Mary'den onunla evlenmesini rica etti.

Tom Mary'den ona yiyecek bir şey yapmasını rica etti.

Tom Mary'den Windows'u yeniden yüklemesi için ona yardımcı olmasını rica etti.

Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.

Tom Mary'den biraz ekmek satın alması için dükkâna gitmesini rica etti.

Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.

Tom Mary'nin bir konuşma yapmasını rica etti.

Tom Mary'nin onun okulunda bir konuşma yapmasını rica etti.

Tom Mary'nin mutfaktan birkaç bardak getirmesini rica etti.

Tom Mary'den vize için nasıl başvurulacağını öğrenmesini rica etti.

Tom Mary'nin onu yapmasını rica etti, bu yüzden senin yapmana gerek yok.

Tom Mary'nin partiye bir salata getirmesini rica etti.

Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.

Tom Mary'den sakin olmasını rica etti.

Tom Mary'den altı-otuz'a kadar evde olmasını rica etti.

Tom Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.

Tom Mary'den telefona cevap vermesini rica etti.

Tom Mary'den gece geç saatlerde davul çalmamasını rica etti.

Tom Mary'den gitmemesini rica etti.

Tom Mary'den onu yalnız bırakmamasını rica etti.

Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.

Tom Mary'den ona eve erken gitmesi için izin vermesini rica etti fakat o izin vermedi.

Tom Mary'nin babasından ona bir bilet almasını rica etti.

Tom'un onunla evlenmesi için şu ana kadar Mary'ye rica etmeyi düşündüğünden şüpheliyim.

Tom'un Mary'nin yaptığı aynı şeyi yapmasını rica ettim.

Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.

Bana bir şeyde yardımcı olmanı rica edebilir miyim?

Kitabı bize göndermesi için ona rica edeyim mi?

Tom Mary'nin ne yapmasını rica etti?

Tom Mary'ye onunla dışarı çıkmasını rica etmek istedi, ama cesareti yoktu.

Tom Mary'den büyük bir iyilik rica etmek istedi.

Tom'un parmağında bir kıymık vardı, bu yüzden onu çıkarması için Mary'nin ona yardım etmesini rica etti.

Herkes ona durmasını rica ettikten sonra bile Tom banjosunu çalmaya devam etti.

Tom Mary'yi fırın satışında onun yardım etmesini rica etmek için aradı.

Tom Mary'yi aradı ve ofisinin karşısındaki barda bir içki için onunla buluşmasını rica etti.

Tom pencerenin yanında oturan birine onu açmasını rica etti.

Tom Mary'den tuvaleti fırçalamasını rica etti.

Tom Mary'nin kendi işiyle ilgilenmesini rica etti.

Tom Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.

Tom Mary'nin uzaklaşmasını rica etti.

Tom Mary'den ona bir bilet almasını rica etti.

Tom Mary'den birkaç kez pencereyi açmasını rica etti.

Tom Mary'den telefonunda hiç şehirlerarası konuşma yapmamasını rica etti.

Tom Mary'den konuyu başka biriyle tartışmamasını rica etti.

Tom Mary'den biraz para rica etti.

Tom, Mary'nin adını rica etti.

Anneme senin için biraz almasını rica ettim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English