Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ruhu"

Learn how to use ruhu in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.

Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.
Translate from Turkish to English

Kolay yaşamak savaşçı ruhu bozdu.
Translate from Turkish to English

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.
Translate from Turkish to English

Sizce hayvanların ruhu var mıdır?
Translate from Turkish to English

Öldü ve ruhu cehenneme gitti.
Translate from Turkish to English

Ticaretin ruhu dürüst iş yapmaktır.
Translate from Turkish to English

Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Translate from Turkish to English

Yaşlı olmasına rağmen genç bir ruhu var.
Translate from Turkish to English

Takım ruhu inanılmazdı, hepimiz birlikte bunun içindeydik.
Translate from Turkish to English

İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.
Translate from Turkish to English

İnsanın ruhu gökyüzünden daha büyük ve okyanustan daha derindir.
Translate from Turkish to English

Kuvvetlerin ayrılığı teorisi onun "Kanunların Ruhu" adlı kitabında Montesquieu'ya atfedilmiştir.
Translate from Turkish to English

Rahmetli arkadaşımın kızı "Babamın ruhu için dua edeceğim." dedi.
Translate from Turkish to English

Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.
Translate from Turkish to English

Antlaşmanın ruhu göz ardı edildi.
Translate from Turkish to English

Bir sincap ruhu tarafından yönlendirilen çocuk araştırmasında başarılı olmuştu.
Translate from Turkish to English

Mary bir hayalet ya da ruhu sırtına dokunmuş gibi hissetti.
Translate from Turkish to English

Kitaplarda bütün geçmiş zamanın ruhu yatıyor.
Translate from Turkish to English

Bill'in macera ruhu yoktur.
Translate from Turkish to English

Ruhu cennetteydi.
Translate from Turkish to English

Müzik günlük yaşamın tozundan ruhu arındırır.
Translate from Turkish to English

Ev ruhu gösterir.
Translate from Turkish to English

Bir insanın ruhu ölümsüzdür.
Translate from Turkish to English

Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.
Translate from Turkish to English

Fadıl'ın asi bir ruhu vardı.
Translate from Turkish to English

Şeytanın ruhu yeniden canlanıyor.
Translate from Turkish to English

İblisin ruhu yeniden canlanıyor.
Translate from Turkish to English

Gerçeklik ve gerçek dışılık, kişinin ruhu için önemlidir.
Translate from Turkish to English

Hayvanların ruhu var mıdır ve cennete giderler mi?
Translate from Turkish to English

Hiç kimsenin bir ruhu yok.
Translate from Turkish to English

Kimsenin bir ruhu yok.
Translate from Turkish to English

Sami'nin isyankar bir ruhu vardı.
Translate from Turkish to English

Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
Translate from Turkish to English

Ruhu şad olsun.
Translate from Turkish to English

Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.
Translate from Turkish to English

Tom'da okul ruhu yok.
Translate from Turkish to English

Tom'un ruhu gençtir.
Translate from Turkish to English

Bazen insana eve girerken anahtarla kapıyı açmak bile koyuyor. Ruhu kapıyı açacak birilerini arıyor.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey huzursuz bir ruhu uzun süre oyalayamaz.
Translate from Turkish to English

Bir halkın ruhu, konuştuğu dildedir.
Translate from Turkish to English

Bu ruhu korkudan azat eder.
Translate from Turkish to English

İttirmedikçe gitmeyen ilişkiler ruhu yorar.

Ruhu küçük insanlar başkalarını da daraltmak ister.

Okumak ruhu güçlendirir.

Ruhu bedenini terk etti.

Edebiyatın ruhu dildir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English