Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "söylemesi"

Learn how to use söylemesi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Öyle söylemesi düşüncesizliktir.
Translate from Turkish to English

Onun öyle söylemesi çok sıradandır.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye John'a gerçeği söylemesi için baskı yaptı.
Translate from Turkish to English

Mary'ye gerçeği söylemesi için Tom kışkırtıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.
Translate from Turkish to English

Mary'nin ona ne söylemesi gerektiği hakkında bir ipucu yoktur.
Translate from Turkish to English

Söylemesi zor.
Translate from Turkish to English

Senin için söylemesi kolay.
Translate from Turkish to English

Onun şarkı söylemesi her zamanki gibi çok etkileyiciydi.
Translate from Turkish to English

Böyle bir şey söylemesi garip.
Translate from Turkish to English

Oraya vardığı andan itibaren, eve ne zaman gidebileceğini kendisine söylemesi için doktoru rahatsız etmeye devam etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin söylemesi gereken hiçbir şeyle ilgilenmiyor.
Translate from Turkish to English

Kimsenin bir şey söylemesi gerekmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir şey söylemek istedi ama ne söylemesi gerektiğinden emin değildi.
Translate from Turkish to English

Söylemesi kolay ama yapması kolay değil.
Translate from Turkish to English

Tom söylemesi gerekenden daha fazlasını söyledi.
Translate from Turkish to English

Sevdiğim şarkıyı söylemesi için Tom'a rica ettim.
Translate from Turkish to English

Tom'un hiçbir şey söylemesi gerekmiyor bile.
Translate from Turkish to English

Ve vurmadım. Vuramadım... Son anda, söylemesi utanç verici... Vuracak cesaretim yoktu.
Translate from Turkish to English

Birinin bana böyle bir şey söylemesi bir ilk.
Translate from Turkish to English

Gerçekten ne olduğunu bize söylemesi için Tom'a bir fırsat vermeliyiz.
Translate from Turkish to English

Birinin Tom'a daha kibar olması gerektiğini söylemesi gerek.
Translate from Turkish to English

Tom ne söylemesi ve bunu nasıl söylemesi gerektiğini merak ediyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un şarkı söylemesi gerçekten beni etkiledi.
Translate from Turkish to English

Tom ne söylemesi gerektiğini merak ediyordu.
Translate from Turkish to English

Tom yalan söylemesi kolay bir kişi değil.
Translate from Turkish to English

Tom'un onun hakkında Mary'ye bir şey söylemesi beklenmiyor.
Translate from Turkish to English

Diana'nın şarkı söylemesi onu o kadar çok etkiledi ki o onun radyoda söylemesini istedi.
Translate from Turkish to English

O söylemesi hoş bir şey değil.
Translate from Turkish to English

Tom kasanın şifresini ona söylemesi için Mary'yi kandırdı.
Translate from Turkish to English

Birinin ondan ne beklendiğini Tom'a söylemesi gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Ne olduğunu birinin Tom'a söylemesi gerek.
Translate from Turkish to English

Eğer Tom'un benimle bir sorunu varsa, bana söylemesi gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Birisinin sihirli sözcüğü söylemesi gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un ne söylemesi gerektiğine bakalım.
Translate from Turkish to English

Bu, söylemesi garip bir şey.
Translate from Turkish to English

Bir şey söylemesi gerekiyordu ama dudaklarından tek bir kelime dökülmedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un sana söylemesi gerektiğini düşündüm.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'ye söylemesi gereken bir şeyi vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir şey söylemesi gerekmiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un her zaman son sözü söylemesi gerekiyor.

Birinin doğruyu söylemesi gerekir.

Tom'un boşanmak istediğini Mary'ye söylemesi zordu.

Söylemesi kolay, yapması zor.

Onlar gerçeği söylemesi için onu zorladı.

Söylemesi kolay ama yapması zor.

Bana ne yapacağımı söylemesi için Tom'u bekliyorum.

Tom'un ne söylemesi gerekiyor?

Ben Tom'a artık onun onu görmek istemediğini Mary'ye söylemesi gerektiğini söyledim.

Onun bunu söylemesi şaşırtıcıydı.

Tom'un Mary'nin planı hakkında ne söylemesi gerektiğine bakalım.

Onun öyle söylemesi gerektiği tuhaf.

Tom'un Mary'ye bir şey söylemesi gerekiyor.

Onun öyle söylemesi onun kalpsizliği.

Onun hakkında Tom'un söylemesi gerekenleri göreceğiz.

Tom'a söylemesi gereken kişi ben değilim.

Tomun söylemesi gerekiyor.

Tom'un er ya da geç Mary'ye söylemesi gerekecek.

Şarkı söylemesi için Tom'u nasıl ikna ettin?

Tom'un bize gerçeği söylemesi gerekirdi.

Tom'un şarkı söylemesi gerektiğini düşünmüyorum.

Tom'un sana olanlarla ilgili gerçeği söylemesi pek olası değildir.

Tom'un böyle bir şey söylemesi için hiçbir sebep yok.

Tom Mary'nin ona ne yapacağını söylemesi için bekliyor.

Birinin bana ne yapacağımı söylemesi için bekliyorum.

Tom'un şarkı söylemesi kesinlikle insanları mutlu etti.

Tom'un Mary'ye bunu yapmamasını söylemesi gerekiyor.

Birinin gerçeği söylemesi gerekir ama her gerçek söylenmemelidir.

Tom, Mary'ye onu yapmasını söylemesi gerekirdi.

Tom'un Mary'nin ne söylemesi gerektiği hakkında hiçbir fikri yoktu.

Tom, Mary'ye onu yapması gerekmediğini söylemesi gerekir.

Tom'un bana ne yapacağımı söylemesi için bekliyordum.

Tom'un Mary'ye ne istediğini söylemesi gerekiyor.

Tom'un Mary'ye söylemesi gereken bir sürü şey vardı.

Tom'un Mary'ye ne yapacağını söylemesi gerektiğini bilmiyordum.

Tom'un Mary'ye bunu nasıl yapacağını söylemesi gerektiğini sanmıyorum.

Tom Mary'ye söylemesi gerekip gerekmediğinden emin değildi.

Sanırım bunu yapması gerektiğini Mary'ye söylemesi gereken kişi Tom'du.

Tom, Mary'yi doğruyu söylemesi için ikna etti.

Tom Mary'nin yaz tatilini nerede harcadığı hakkında John'a yalan söylemesi gerektiğini söyledi.

Tom'un yalan söylemesi gerekmiyordu.

Mary ne söylemesi gerektiğini merak ediyordu.

Tom'un Mary'ye bir şey söylemesi gerekmiyordu.

Tom'un Mary'ye ne yapacağını söylemesi gerekmiyordu.

Tom'a bunu yapması gerektiğini söylemesi gereken kişi sen değil miydin?

Sami, Leyla'ya insanlara Ferit'in hala hayatta olduğunu söylemesi için talimat verdi.

Şimdi onun ne planladığını söylemesi zor.

Söylemesi gereken şeyi Tom'a zaten söyledim.

Tom'a zaten Mary'ye ne söylemesi gerektiğini anlattım.

Tom ne söylemesi gerektiğini biliyor.

Tom'un Mary'ye onu sevdiğini söylemesi gerekirdi.

Tom'a Mary'ye ne söylemesi gerektiğini söyleyeceğim.

Tom'a bunu yapması gerektiğini söylemesi gereken kişi sen miydin?

Tom'a bunu yapması gerektiğini söylemesi gereken kişi sen miydi?

Tom bir şey söylemesi gerektiğini düşünmediğini söyledi.

Tom'un Mary'ye bir şeyler söylemesi gerek.

Tom'a bunu yapması gerekmediğini söylemesi gereken kişi sen değil miydin?

Bence Tom, Mary'ye bunu yapmasına gerek olmadığını söylemesi gereken kişidir.

Tom ne söylemesi gerektiğini bilmiyordu.

Benden söylemesi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English