Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "söyleyen"

Learn how to use söyleyen in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.
Translate from Turkish to English

O yalan söyleyen insanları hor görüyor.
Translate from Turkish to English

O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.
Translate from Turkish to English

O, annesinin öldüğünü söyleyen bir telgraf aldı.
Translate from Turkish to English

Tom, yalan söyleyen insanları küçümsüyor.
Translate from Turkish to English

Birlikte daha çok zaman geçirmemiz gerektiğini her zaman söyleyen sen değil misin?
Translate from Turkish to English

Haberi ona söyleyen kişi ben olmak istemem.
Translate from Turkish to English

Onlar şarkı söyleyen bir gruptalar.
Translate from Turkish to English

Öyle söyleyen yalancıdır.
Translate from Turkish to English

Bana söyleyen oydu.
Translate from Turkish to English

Orada şarkı söyleyen kız benim kız kardeşimdir.
Translate from Turkish to English

Bütün hayatı boyunca restoranda hiç yemek yemediğini söyleyen bir adamla tanıştım.
Translate from Turkish to English

Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.
Translate from Turkish to English

Şarkı söyleyen çocuk benim erkek kardeşimdir.
Translate from Turkish to English

Aylık ücreti ödediğimi düşünüyordum fakat okuldan hâlâ ödenmesi gereken fatura olduğunu söyleyen bir telefon çağrısı aldım.
Translate from Turkish to English

Onu söyleyen ben miydim?
Translate from Turkish to English

Bu sözleri söyleyen kişi sen olmamalıydın.
Translate from Turkish to English

Yalan söyleyen sensin.
Translate from Turkish to English

Tom yan dairede şarkı söyleyen Mary'nin sesine uyandı.
Translate from Turkish to English

Tom bir şey söyleyen fakat başka birini yapan insan türü değildir.
Translate from Turkish to English

Gitmek istediğini söyleyen kişi sensin.
Translate from Turkish to English

Sen konuşmak istediğini söyleyen kişisin.
Translate from Turkish to English

Gitmek istediğini söyleyen sensin.
Translate from Turkish to English

Konuşmak istediğini söyleyen sensin.
Translate from Turkish to English

Buraya gelmek istediğini söyleyen sensin.
Translate from Turkish to English

Adamın muhtemelen daha iyi olduğunu söyleyen sendin.
Translate from Turkish to English

Belki Tom yalan söyleyen kişi değildir.
Translate from Turkish to English

Onu sana söyleyen kişi Tom muydu?
Translate from Turkish to English

Tom şarkı söyleyen ve danseden bir videosunu You Tube'a postaladı ve o internette yayıldı.
Translate from Turkish to English

Sana bunu söyleyen kişi Tom mu?
Translate from Turkish to English

Yardım edemeyecek kadar yoğun olduğunu söyleyen kişi Tom'dur, ben değil.
Translate from Turkish to English

Bize ne yapacağımızı söyleyen kişi Tom'dur.
Translate from Turkish to English

Parkta şarkı söyleyen ve dans eden birkaç sarhoş gördüm.
Translate from Turkish to English

Şarkı söyleyen oğlan mükemmel.
Translate from Turkish to English

Orada şarkı söyleyen kız benim kız kardeşim.
Translate from Turkish to English

Bana alışveriş merkezinin akşam 9.00'da kapandığını söyleyen kişi hatalıydı.
Translate from Turkish to English

"Sorun ne?" diye sordu Ruh. "Hiçbir şey," dedi Scrooge. "Hiçbir şey. Dün gece kapımda noel şarkısı söyleyen bir çocuk vardı. Ona bir şey vermek istedim: Hepsi bu."
Translate from Turkish to English

Tom'a söyleyen sendin, değil mi?
Translate from Turkish to English

Akıcı Fransızca konuşabildiğini söyleyen bir sınıf arkadaşım var.

Tom'a kovulduğunu söyleyen kişi neden ben olmak zorundaydım?

Ne olduğunu bana söyleyen Tom'du.

Ne olduğunu bana söyleyen Tom'du?

Tom onu bana söyleyen ilk şahıstı.

Tom onu bana söyleyen ilk kişiydi.

Ben onu Tom'a söyleyen kişi olmak istemiyorum.

Tom yalan söyleyen tip değil.

Tom bana Mary'nin beni sevmediğini söyleyen kişi.

Tom toplantının ne zaman olacağını bana söyleyen kişi.

Bana nerede yaşadığını söyleyen kişi Tom.

Bana telefon numaranı söyleyen kişi Tom.

Bunu bana nasıl yapacağımı söyleyen kişi Tom.

Bana ne yapacağımı söyleyen kişi Tom.

Bana onu kime vereceğimi söyleyen kişi Tom.

Bana neden Boston'a gitmem gerektiğini söyleyen kişi Tom.

Bana Fransızca çalışmam gerektiğini söyleyen kişi Tom.

Tom'a Mary'nin ne yaptığını söyleyen benim.

Onlara söyleyen ben değilim.

Ona söyleyen ben değilim.

Bunu yapmamı söyleyen bir sensin.

Sana hiç güvenilir biri olmadığını söyleyen olmuş muydu?

Seni nerede bulacağını Tom'a söyleyen kişi benim.

Seninle burada buluşmamı söyleyen oydu.

Onu yapmam gerektiğini söyleyen kişi sensin.

Onu bana söyleyen kişi sendin.

Onu bana söyleyen ilk kişi sen değilsin.

Tom'a söyleyen kişi ben değilim.

Buranın güvenli olduğunu bana söyleyen kişi sendin.

Bugünkü toplantıya katılmaması gerektiğini Tom'a söyleyen kişi benim.

Tom'a güvenilmeyeceğini bana söyleyen kişi sendin.

Polisi aramanı söyleyen Tom muydu?

Senin partini Tom'a söyleyen kişi bendim.

Bana ne olduğunu söyleyen kişi Tom'dur.

Tom onun hakkında bana söyleyen kişi.

Tom'a söyleyen sendin, ben değil.

Mary'ye evinin yandığını söyleyen kişi Tom'du.

Onu sana söyleyen kişi ben miydim?

Onu bana söyleyen kişi sensin.

Bana söyleyen kişi Tom idi.

Şarkı söyleyen sesin Pasifik'in suyu gibi temiz.

Ondan evlilik teklifimi kabul edemediğini söyleyen bir mektup aldım.

Kullanıcıların yardım almadan önce uzun süre beklediğini söyleyen şikayetler var.

Ölmekten korkmadığını söyleyen birçok insan yalan söylüyor.

Sana hiç çok makyaj yaptığını söyleyen oldu mu?

Mağazada olduğunu söyleyen Tom'la karşılaştım.

Onu söyleyen insanlardan nefret ediyorum.

Gazeteye evimin satılık olduğunu söyleyen bir reklam koydum.

Mary'ye söyleyen Tom'du.

Bana ne yapacağımı söyleyen insanlardan bıktım.

Tom'a onu söyleyen kişi ben değildim.

Tom'a onu söyleyen ben değildim.

Bana bunu yapmamı söyleyen kişi Tom değildi.

Tom Fransızcada "teşekkür ederim" demeyi bana söyleyen kişiydi.

Tom'a terk etmesini söyleyen kişi ben değilim.

Senin komşun olduğunu söyleyen bir adamdan bir telefon görüşmen var.

Elvis'e benzeyen ve Elvis gibi söyleyen yarışmacılar gösteri için kiralandılar.

Tom'a bir şans daha vermemiz gerektiğini söyleyen kişi bendim.

Sahnede şarkı söyleyen kız kim?

Bunu söyleyen kişi yalancıdır.

Tom'a onu söyleyen bendim.

Tom ona ne yapacağını söyleyen insanları sevmiyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English