Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sözde"

Learn how to use sözde in a Turkish sentence. Over 43 hand-picked examples.

Sözde "30 günlük" dil kurslarından nefret ediyorum.
Translate from Turkish to English

Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.
Translate from Turkish to English

Yaratılışçılık, bir sözde-bilimdir.
Translate from Turkish to English

Sözde "kış döneminin" üniversite reformunu geliştirmesi bekleniyor.
Translate from Turkish to English

Onlar sözde savaş mağdurlarıdır.
Translate from Turkish to English

Pek çok şey sözde kolaydır, fakat gerçekleştirmesi aslında zordur.
Translate from Turkish to English

O, sözde kendini yetiştirmiş bir adam.
Translate from Turkish to English

O, sözde kültürlü bir insan.
Translate from Turkish to English

Jim sözde boş kafalı bir öğrencidir.
Translate from Turkish to English

O sözde bilim.
Translate from Turkish to English

Onlar sözde bir anlaşmaya vardılar.
Translate from Turkish to English

Tom sözde yatak odasını temizliyor.
Translate from Turkish to English

Rusya ve Çin arasında, Rus gazının Çin'e sözde doğu yolundan sevkıyatı üzerine hükumetler arası bir işbirliği anlaşması imzalandı.
Translate from Turkish to English

Peygamberler, sözde mağdurluklarından güç alan zalim despotlardır.
Translate from Turkish to English

Sözde benim arkadaşım olacak birinin, benim hakkımda böyle şeyler söyleyebileceğine inanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Sözde bunu sır olarak saklayacaktık.
Translate from Turkish to English

Sözde bir ayakkabı fabrikasıydı.
Translate from Turkish to English

Sözde birinci dünyadan insanlar biz Latinlere tekerleği henüz icat etmemiş gibi bakıyor.
Translate from Turkish to English

Bazı ülkelerde sözde demokrasi var.
Translate from Turkish to English

Herkes sözde seviyor.
Translate from Turkish to English

Herkes sözde seviyor, peki özde seven var mı?
Translate from Turkish to English

Asalet boyda değil soyda, incelik belde değil dilde, doğruluk sözde değil özde, güzellik yüzde değil yürekte olur.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin sözde suç ortağıydı.
Translate from Turkish to English

Sözde bir durgunluk içinde olmamıza rağmen bu Altın Hafta tatilinde rekor sayıda insan yurt dışında seyahat ediyor.
Translate from Turkish to English

O sözde bir kitap kurdu.
Translate from Turkish to English

Tom sözde "sihirli bir taş" satın aldı.
Translate from Turkish to English

Mary sözde iş için Boston'daydı ama Tom onu dün gece New York'ta gördüğünü iddia etti.
Translate from Turkish to English

Falcıya göre, ben başka bir hayatta sözde bir prenstim.
Translate from Turkish to English

Bilim ve sözde bilim arasındaki fark nedir?
Translate from Turkish to English

Ekonomistler 2060 yılı civarında, Avrupa ve Kuzey Amerika'dan oluşan sözde "Batı dünyası"nın küresel ekonomideki egemen konumunu kaybedeceğini tahmin ediyorlar.
Translate from Turkish to English

Sözde herhangi bir dilin hakimiyetinin anahtarı, kelimeleri ve dilbilgisini bağlama yoluyla hayata geçirmektir.
Translate from Turkish to English

Sözde psişik güçlerine karşın kendi ölümünü tahmin edemedi.
Translate from Turkish to English

CO₂'nin sözde sera etkisi ile ilgisi vardır.
Translate from Turkish to English

Sözde değil, özde.
Translate from Turkish to English

En yüksek profilli dava, sözde Limaj davası.
Translate from Turkish to English

Sözde ders çalışacaktın ama daha kitabın kapağını kaldırmamışsın.
Translate from Turkish to English

Sözde ermeni soykırımı tarihsel bir düzmecedir.
Translate from Turkish to English

Sözde ermeni soykırımı trajik bir olay gibi gösterilmeye çalışılan bir yalandır.

Tuhaf tuhaf şeyler giymiş insanlar sözde Onur Yürüyüşü'nde kırıta kırıta yürüyordu.

Ermeni Soykırımı sözde olan bir şey değildir.

Sözde kalacaksa konuşmamızın bir anlamı yok.

Sözde beni görmek için evime geldi.

Türkiye, sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni şimdiye kadar tanıyan tek ülkedir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English