Learn how to use sözlü in a Turkish sentence. Over 52 hand-picked examples.
Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.
Translate from Turkish to English
Tom'un sözlü tacizle başı belada.
Translate from Turkish to English
Bizim sözlü sınavımız vardı.
Translate from Turkish to English
O açık sözlü bir kişi.
Translate from Turkish to English
O, bir sözlü sınava girdi.
Translate from Turkish to English
O, oldukça açık sözlü bir kişidir.
Translate from Turkish to English
O genellikle doğru sözlü ve içten ve bu sebeple onunla tanışanların güvenini kazanır.
Translate from Turkish to English
Çalıştığım insanlardan beklentim açık sözlü olmaları ve kendi düşüncelerini açıkça söylemeleri.
Translate from Turkish to English
Tom açık sözlü değildi.
Translate from Turkish to English
Tom açık sözlü.
Translate from Turkish to English
Tom doğru sözlü.
Translate from Turkish to English
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.
Translate from Turkish to English
Keşke doğru sözlü olsaydın.
Translate from Turkish to English
Ben de sana karşı açık sözlü olacağım.
Translate from Turkish to English
Onlar sözlü olarak Tom'u taciz ettiler.
Translate from Turkish to English
Sözlü sınavında sana başarılar diliyorum! Sınavı yapan kişi Fransız mı?
Translate from Turkish to English
İletişimin yüzde sekseni sözlü değildir.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça açık sözlü.
Translate from Turkish to English
Tom açık sözlü bir kişidir.
Translate from Turkish to English
Tom son derece açık sözlü.
Translate from Turkish to English
Onlar beni sözlü olarak taciz ettiler.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça açık sözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom çok açık sözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom açık sözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom çok açık sözlü.
Translate from Turkish to English
Şu çocuklar sözlü becerilerini sınırladı.
Translate from Turkish to English
Tom'un çok açık sözlü olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.
Translate from Turkish to English
"Sözlü güç" "hakaret" ile karıştırılmamalıdır.
Translate from Turkish to English
Onun bir sözlü sınavı vardı.
Translate from Turkish to English
Onlar onu sözlü olarak taciz ettiler.
Translate from Turkish to English
Onun İngilizce sözlü sınavı vardı.
Translate from Turkish to English
Ben kendimi sözlü olarak iyi ifade edemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile ilgili ne olduğu hakkında çok açık sözlü değildi.
Translate from Turkish to English
Tom çok açık sözlü bir kişi.
Translate from Turkish to English
Bu sözlü bir dil.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten açık sözlü olmamı istiyor mu?
Translate from Turkish to English
Leyla çok açık sözlü bir kişiydi.
Translate from Turkish to English
Leyla sözlü taciziyle tanınmıştı.
Translate from Turkish to English
Tom doğru sözlü olmalı.
Translate from Turkish to English
Tom çok doğru sözlü değildi.
Translate from Turkish to English
Tom doğru sözlü olmalıydı.
Translate from Turkish to English
Tom muhtemelen doğru sözlü olacak.
Translate from Turkish to English
Tom muhtemelen doğru sözlü olmayacak.
Translate from Turkish to English
Yarın bir sözlü sınavım var.
Translate from Turkish to English
Tom'un doğru sözlü olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Hoca, Ali'yi sözlü yaptı.
Translate from Turkish to English
Utanmaya yüzü olmayan kendini açık sözlü zannediyor.
Translate from Turkish to English
Bu kadar açık sözlü olman gerekmiyor.
Translate from Turkish to English
Tom sözlü dövüş sanatında çok iyidir.
Translate from Turkish to English
Otizmli insanlar sözlü iletişimleri genellikle göründüğü gibi kabul ederler.
Yöneticilerin Papua Yeni Gine'de resmi dil olarak İngilizce kökenli bir kreol olan Tok Pisin'i seçmesi gibi, yöneticiler de Filipinler'de resmi dil olarak Chabacano, yani Filipin Kreyolu İspanyolcasını seçmiş olsaydı ne olurdu, merak ediyorum. Bugün Filipinliler, geçmiş İspanyol Dönemi'nin nostaljik ve şiirselliğini yaşıyor. 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı'ndan sonra Porto Riko İspanyolcayı elinde tuttu, ancak Filipinler'i koruyamadı. Efervesan pembe bir içecek gibi, İngilizce artık Filipinler'deki ana yazı dilidir. Bununla birlikte, takımadalardaki fiili işitsel-sözlü ortak dil, iki resmi dil olan Filipince (esasen Tagalogca) ve İngilizce arasında kod değiştirmenin dili olan Taglish'tir. Chabacano (Chavacano), İspanyolcayı yerel unsurlarla birleştirir. Chabacano'da İspanyolca, Tagalogca ve İngilizce'de mevcut olan hiçbir sözlü çekim yoktur, bu da bu dilleri karmaşık hale getirir. Filipinler'deki yerel dillerin içine gömülü çok sayıda İspanyolca kökenli kelime bulunur. Yerli diller, binlerce yıl önce Tayvan'da ortaya çıktığı söylenen Avustronezya ailesindendir. Filipinler'de yaklaşık 200 dil bulunmaktadır. Bunların çoğu Avustronezya ailesindendir; İspanyol sömürgeciliğinin bir sonucu olan Chabacano ise orada çeşitli yerlerde mantar gibi filizlenmiştir.