Learn how to use sürücü in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Sürücü belgemi geçen ay yenilettim.
Translate from Turkish to English
Sürücü ehliyetimi geçen ay yenilettim.
Translate from Turkish to English
Onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
O kötü bir sürücü.
Translate from Turkish to English
Ben onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
O, bir sürücü olarak demir yolunda çalışır.
Translate from Turkish to English
O, sürücü sınavını geçemedi.
Translate from Turkish to English
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.
Translate from Turkish to English
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.
Translate from Turkish to English
Güzel bir bayanı öperken güvenle araba sürebilen bir sürücü öpücüğe hak ettiği ilgiyi vermiyordur.
Translate from Turkish to English
Onun bir sürücü ehliyeti yok.
Translate from Turkish to English
Sürücü ölümden kurtulacak kadar şanslıydı.
Translate from Turkish to English
Sürücü İlk otobüsün sabah saat 6:00 da hareket ettiğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Ve oğlunuz sürücü mü?
Translate from Turkish to English
Bu sürücü çok küçük ve faydalı değil.
Translate from Turkish to English
Sürücü sınavını geçebileceğimin mümkün olmadığını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un niçin sürücü testini geçemediğini düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin arabasına zorla girdi ve sürücü koltuğunun altında gizli olan şeyi çaldı.
Translate from Turkish to English
Tom üç hafta önce sürücü ehliyetini aldı.
Translate from Turkish to English
Tom ilk girişinde sürücü sınavını geçti.
Translate from Turkish to English
Tom'un önünde uzun bir sürücü kuyruğu var.
Translate from Turkish to English
Tom sürücü belgesini almak için sürücü testinde yeterince iyi yapamadı.
Translate from Turkish to English
Sorun Tom'un iyi bir sürücü olmamasıdır.
Translate from Turkish to English
Ben sonunda bir sürücü belgesi aldım.
Translate from Turkish to English
Tom güvenli bir sürücü.
Translate from Turkish to English
Dün Barbara'nın sürücü testi nasıl geçti?
Translate from Turkish to English
Tom'un sabıka kaydı sadece iki sarhoş sürücü celbinden oluşuyor.
Translate from Turkish to English
Tom kötü bir sürücü.
Translate from Turkish to English
Tom, iyi bir sürücü.
Translate from Turkish to English
Tom hızlı bir sürücü.
Translate from Turkish to English
O bir sürücü ehliyeti almak istiyor.
Translate from Turkish to English
Bir sürücü okuluna gidiyorum.
Translate from Turkish to English
Bir sürücü ön koltukta oturdu.
Translate from Turkish to English
Tom dikkatsiz bir sürücü.
Translate from Turkish to English
O, çok kötü bir sürücü.
Translate from Turkish to English
Bir sürücü belgesine sahip misin?
Translate from Turkish to English
Sürücü arabasını hızlandırdı.
Translate from Turkish to English
On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.
Translate from Turkish to English
Sürücü bize hangi otobüse binmemiz gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Bir sürücü arabada uyuyordu.
Translate from Turkish to English
Sürücü direksiyonu sağa kırdı.
Translate from Turkish to English
Sürücü ehliyetini iptal ettirmişsin diye duydum.
Translate from Turkish to English
Sürücü belgen var mı?
Translate from Turkish to English
Dikkatli sürücü olmakla alakan yok.
Translate from Turkish to English
Sürücü belgenin kullanım süresi doldu.
Translate from Turkish to English
Sürücü yüksek bir hızda devam etti.
Translate from Turkish to English
Sürücü bana hangi yola gideceğimizi sordu.
Translate from Turkish to English
Sürücü belgenizi görebilir miyim, efendim?
Sürücü aşırı hızdan suçlu bulundu.
Her öğrenci sürücü testini geçti.
Sürücü testinde üç kez başarısız oldu.
Bir uzman sürücü bile bir hata yapabilir.
Gelecek hafta sürücü belgemin süresi dolacak.
Bir sürücü belgesi alamayacak kadar çok genç.
Sürücü belgemi almaya gideceğim.
Sürücü kediye çarpmamak için yoldan çıktığında, kıl payı kurtuldu dedi.
Kendimi tanıtmak için sürücü belgemi kullandım.
Sürücü sınavını geçerek herkesi şaşırttı.
Komşumun oğlu sarhoş bir sürücü tarafından öldürüldü.
Sürücü belgesi almak için yeterince yaşlı değil.
Sürücü bize emniyet kemerlerimizi bağlamamızıı tavsiye etti.
Uzman bir sürücü bile hata yapabilir.
Sürücü lisansım bu ayın sonunda sona eriyor.
Sizin testlerinizi geçtim mi ve sürücü lisansını alabildim mi?
Sürücü ehliyetinizi görebilir miyim?
Sürücü ehliyetini görebilir miyim?
Birisi benim sürücü belgemi çaldı.
İkinci kez sürüş testini geçmeyi denediğimde sürücü belgemi aldım.
Yetersiz bir sürücü olmasına rağmen sürücü sınavını geçebildi.
O sarhoş sürücü kazadan sorumlu.
Onlardan hiçbiri sürücü değil.
Bir sürücü tutamam. Bunun için param yok.
Affedersiniz, bana sürücü belgenizi gösterebilir misiniz?
Tom arabanın sürücü koltuğunda oturuyordu.
Tom sürücü sınavını geçtiğinde herkesi şaşırttı.
Tom'un sürücü testinde başarısız olacağını düşünüyorum.
Sanırım Tom iyi bir sürücü.
Sürücü dışında otobüsteki herkes uyuyordu.
Tom gerçekten kötü bir sürücü.
Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.
Tom gerçekten iyi bir sürücü.
Tom'un sürücü belgesinin geçerlilik süresi önümüzdeki ay dolacak.
Sürücü belgen yok mu?
Sürücü belgenizi görebilir miyim?
Sürücü artık yakalanıp hapse atılmayacak, araca el konulacak.
Sürücü trafik kurallarını çiğnedi, sonuç olarak da cezalandırıldı.
Sürücü belgeniz var mı?
Sürücü kırmızı ışığı umursamadı.
Sürücü testini geçebileceğimi umuyorum.
Tom sürücü koltuğuna oturdu ve arabayı çalıştırdı.
Sürücü belgenizi gösterin.
Sürücü öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.
Daha iyi bir sürücü olmak istiyorum.
Onların hiçbiri sürücü değil.
Sürücü Tom için limuzin kapıyı açtı.
Tom çok iyi bir sürücü.
Tom çok iyi bir sürücü değil.
Tom Mary'ye çok iyi bir sürücü olmadığını düşündüğünü söyledi.
Sürücü hızını artırdı.
Kimin daha iyi bir sürücü olduğunu düşünüyorsun, annen mi yoksa baban mı?